Seks Hormonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seks Hormonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kadının Orgazmı

6 Ekim 2009 Salı

Evlilik yaşamında kadının orgazmı değil, orgazm olamaması büyük bir sorun oluşturur. Kadınların birçoğunda rastladığımız cinsel sorunların arasında, masturbasyon ve orgazmdan, cinsel birleşme sırasında orgazma ulaşmayı öğrenmeye geçişte büyük güçlük çekmeleri geliyor.

Kadının orgazmını ve geçen olayları daha iyi anlayabilmek için orgazmı dört aşamada incelemek uygun olur. Bunlar sırasıyla uyarım, gerilim, doyum ve gevşeme.
Bu olaylar sırasında üç önemli fizyolojik durum görülür. Jenital organlarda kan toplanması, kaygan sıvı salgılanması ve adale kasılmaları.

1. Uyarım: Uyarım beyne gider. Beyinden kalkan ve omurilikten çıkan uyarı sonucu iç ve dış dudaklar ve bızıra kan gelir ve bu kısımların şişip, renk değiştirmesine neden olur. Dış dudaklar yanlara doğru çekilerek, döl yoluna girişi kolaylaştırır. Bu organlar dokunmaya, cinsel uyarıma artık çok duyarlı hale gelmiştir. Memelerin uçları sertleşir ve memeler tümüyle büyürler. Dölyolu duvarlarından, kayganlaştırıcı bir sıvı salgılanır. Solunum hızlanmış, nabız sayısı yükselmiştir. Uyarımın arttığı bir sırada dölyatağı dikilir ve çadır fenomeni dediğimiz dölyolunun üst kısmının genişlemesi görülür. Ayrıca “sex flash” denilen derinin kırmızılaşması göze çarpar.

2. Gerilim: Cinsel doyumdan başka bir şeyle artık kişinin pek ilgilenmediği, cinsel hazza ulaşmak için uğraşılan bir devredir gerilim. Çeşitli aşk oyunlarıyla fiziksel ve duygusal bütünleşmeye yönelinir. Dölyolunun 1/3’lük giriş kısmı gerilim sırasında penisi kavrayıcı bir şekilde daralır. Orgazmik manşet dediğimiz, adaleler orgazm kasılmasına geçişe hazırdırlar. Bu salgılar aygıtlarla yapılan ölçümler sonucu saptanmıştır.

Bu gerilim safhası doyuma ulaşabilmek için çok önemlidir. Eğer gerilim süresi ve niteliği kadının gereksinmesine uygun değilse kadın orgazma ulaşamaz. Daha önce de dediğim gibi; orgazm, öğrenilebilen bir reflekstir. Bu nedenle orgazma ulaşmak için kadının çaba göstermesi, kendini tutup kasmaması gerekir.

3. Doyum (Orgazm): Gerilimim sonunda, kadın denetleyemediği ve denetlemek istemediği gerilimin kendini aştığını hisseder. Orgazmın tarifi çok zordur. Genelde kadının leğen boşluğu ve derinlerinde dölyolunun orgazm manşeti denilen bölümünde birbirini takip eden kasılmalarla kendini belli eder. Sanki bir silkinme nöbeti gibidir. Orta dereceli bir orgazmda kadın 3 - 5, kuvvetli bir orgazmda 8 - 12 kere kasılma hisseder. Başta karın bölgesi kasları olmak üzere, hepsi kasılır. Makat çevresi adalelerinde de şiddetli kasılmalar olur. Bu kasılmalarda beyinden salgılanan oksitosin (oxytocin) ve prolaktin hormonunun etkisi olduğu son yıllarda ortaya konmuştur. Kadında orgazma ulaşmaya, Türkçe’de gelme denir. Bu “gelme” erkekteki boşalmaya uyar. Fakat her kadın ve erkeğin her cinsel birleşmede aynı zamanda orgazma ulaşması mümkün değildir.

Kadının “gelmesi ”si sırasında kadından da bir sıvı (ejakulat) gelir. Bu 0 - 250 ml arasındadır. Fakat pek çok kadın bunun farkında değildir. Ancak bu sıvı çok miktarda salgılandığında dikkat çeker. Kadından gelen sıvı (ejakulatı) idrar yolu deliğinin her iki yanındaki iki ufak skene bezi adı verilen salgı bezinden kaynaklanır.

4. Gevşeme: Cinsel dürtü ve doyuma ulaştıktan sonra yapılmış istatistik elimizde pek çok veri var. Ülkemizde Söz Gazetesi’nin yaptığı bir araştırmanın verilerini sunuyorum. Bu verilerin tümüyle Türkiye’deki yaşamı yansıttığına inanmıyorum. Gelen mektuplardan, hasta ve çevresindeki aynı sorunu olan, orgazm olamayan kadınların yakınmaları değerlendirildiğinde bu cinsel sorunun daha büyük boyutlarda olduğu izlenimi doğuyor. Ankete katılan kadınların profili şöyle: yüzde 33’ü 22 - 25 yaş arası, yüzde 32’si 26 - 30 yaş arası, yüzde 14’ü 31-35 yaş arası, geri kalan grup ise 35 yaşın üstünde. Eğitim durumları da şöyle: yüzde 49’u üniversite mezunu, yüzde 32’si lise mezunu, yüzde 12’si üniversite üstü eğitim görmüş, yüzde 7’si ise ortaokul mezunu. Anketimize katılan kadınların tümü çalışıyor, yüzde 51’i bekar, yüzde 34’ü evli ve yüzde 15’i ise dul.

“Orgazm oluyor musunuz?” sorusunu, kadınların yüzde 48’i “Evet, çoğunlukla”, yüzde 38’ i “Evet, bazen” diye yanıtlıyor. Kadınların yüzde 3’ü hiç orgazm olmadığını söylerken, yüzde 14’ü bu soruyu yanıtsız bırakıyor. “Orgazm taklidi yaptınız mı?” sorusunu “Hayır, yapmadım” diye yanıtlayanlar çoğunlukta. Kadınların, yüzde 29’u ise orgazm taklidi yapıyor. Yüzde 67 oranında kadın vajinal ve klitoral orgazmın ayrı doyum yolları olduğunu savunuyor. Kadınların yüzde 12’si soruyu yanıtlamıyor. Vajinal birleşmeden kadınların yüzde 59’ u fizikler, yüzde 32’ si psikolojik zevk aldığını açıklıyor, geri kalanlar soruya yanıt vermiyor.
Kadınların yüzde 39’u klitorisin uyarılmasıyla, yüzde 20’si ise birleşme sırasında doyuma ulaşıyor. Yüzde 13’ü oral, yüzde 8’i anal seksle orgazm oluyor. Kadınların yüzde 54’ü oral, yüzde 30’u da anal seks yaptığını söylüyor. Oral seksi zevk alarak yapan kadın oranı yüzde 87. Kadınlardan yüzde 56’ sı isteyerek, yüzde 19’ u da istemeyerek anal seks yaptıklarını belirtiyorlar. Kadınlar cinsel ilişki sırasında eşlerinden nasıl davranışlar bekliyorlar? Yüzde 34’ü erkeklerle yumuşak, sevecen ve yavaş sevişmek yanlısı. Erkeğin sert olmasını isteyen kadın sayısı ise oldukça düşük. 100 kadından sadece 9’u sertliği tercih ederken, kadınlar hızlı sevişmelerden hoşlanmadıklarını da söylüyorlar.

Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY

Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır

Erkeğin Orgazmı

Meninin erkeğin cinsel organından fışkırmasına, yani bu fiziksel olaya boşalma denir. Orgazm ise erkeğin bu boşalma sırasında hissettiğine denir. Genelde her ikisi de aynı anda olur. Yani erkek, peniste bir dizi kas kasılmasıyla meni fışkırırken (ejakülasyon), aynı zamanda cinsel uyarımın oluşturduğu, cinsel zevkin doruklaştığı orgazm duygusunu yaşar. Genellikle bu fiziksel ve duygusal olay aynı anda olur. Çok eskiden beri yaygın görüşe göre, erkek boşalırken orgazm olur veya orgazma ulaşınca boşalır. Yeni görüşlere göre, boşalma ve erkeğin orgazmını iki ayrı olgu olarak inceleme daha gerçekçi olur. Çünkü erkeğin masturbasyonda veya cinsel birleşmede bazen meniyi fışkırtıp boşaltığı halde, duygusal olarak orgazmı yaşamadığını, bazen boşalmadan da orgazmlar yaşayabildiği ileri sürülür.

Erkekde cinsel uyarımın belirtisi çok açıktır. Penis sertleşir ve dikilir. Cinsel uyarılma başlar başlamaz penise giden kan miktarı artar. Penisin üç ayrı bölgesinde bulunan süngerimsi doku kanla dolar. Bu bölgeye kan akımının hücumu fiziksel olarak penisin sertleşip, dikilmesine yol açar. Bu sertleşme sırasında bazı damarların kasılması sonucu penise gelip toplanmış kanın tekrar vücuda dönmesine engel olur. Ancak meninin boşalmasından sonra penisin yavaş yavaş sertliği kaybolur ve eski yumuşak haline döner.

Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY

Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır

Orgazmın Sınıflandırılması

Vajinal veya klitorial orgazm vardır demek ya da şu doğru bu değil şeklinde görüşlerde bulunmak yanlıştır.

1. Orgazm türleri arasında, uyarılan organ, orgazmın oluşumu ve vücudun tümü arasında nörolojik sinir sisteminin cevap veriş şekli çok önemlidir. Örneğin; memelerin uyarılması, fakat orgazmı kadının alt jenital bölgede hissetmesi gibi.
2. Hem erkeğin hem kadının orgazmı, vücudun değişik bölgelerinde daha belirgin bir şekilde duyabileceğini görmezlikten gelemeyiz. Örneğin, erkeğin penis veya prostatta orgazmı duyması gibi. Veya kadının klitoris veya vajina derinliğinde ya da anüste hissetmesi gibi.
3. İnsanın orgazmı oldukça karmaşık bir olaydır. Sinir yollarıyla uyarımın ulaşması dışında, beynin ve o günkü ve o andaki psikolojik faktörlerin önemi tartışılmaz.

Poroy Sınıflandırılması

Cinsellikte, cinsel kimlik ve kişinin cinselliğe bakışı önemlidir. Yoksa sadece araştırmacıların bir takım araştırmalara, istatistiklere, anketlere göre vardıkları yargılar değil. Modern tıbbi seksoloji açısından vajinal - klitoris orgazmı var veya yok demek ya da vücudun bölgelerine göre orgazmı sınıflandırmak kanımca yanlış olur. Önemli olan insanın orgazmı yaşayışıdır. Bu duyguyu algılayış şekline göre sınıflandırma yapmak daha doğru ve gerçekçi olur. Buna göre;

Tek Tip Orgazm

Hep aynı organın veya bölgenin uyarılması sonucu orgazma ulaşanlar. Örneğin sadece penis, klitoris uyarılmasıyla orgazma ulaşabilenler,

Değişken Tip Orgazm

Burada kişi değişik organların uyarılmasıyla orgazma ulaşır. Örneğin, bir seferinde klitoris, bir seferinde döl yolu uyarımıyla orgazma ulaşma söz konusudur. Fakat değişik organların uyarılması sonucu oluşan orgazmı kişi hep aynı düzeyde yaşar.

Çok Değişken Tip Orgazm

Burada değişik organların uyarılması kişi hem değişik bölgelerinde hem de değişik düzeyde yaşayabilir. Değişik bölgelerin uyarılmasını değişik şiddette algılayabilir. Örneğin; göğüs uyarılması veya G- noktası uyarılması sonucu orgazmlarını değişik tipte ve değişik düzeyde algılayabilir.

Orgazmın daha kolay anlaşılabilmesi için kadın ve erkek arasında bazı farklılıklar olduğundan, kadının ve erkeğin orgazmını ayrı ayrı incelemek daha uygun olacaktır.

Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY
sexualth@superonline.com

Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır

Orgazm ve Orgazm Sorunları

Cinsel zevkin doruğundaki duyguya orgazm denir. Orgazm, cinselliğin güncelleşmesinden beri belki de en çok konuşulan ve yazılan konulardan biridir. Orgazmın fizyolojisi aşağı yukarı son kırk yılda yapılan araştırmalarla artık bugün oldukça iyi bilinen bir gerçektir. Fakat orgazmın kişiler tarafından duygusal olarak nasıl algılandığının tanımını yapmak çok güçtür. Kadında ve erkekte orgazmın yaşanması, hissedilmesi durumdan duruma değişiklik gösterir. Kadın ve erkek bazen olağanüstü diye niteleyeceği bir orgazm yaşayabilir.

İnsan ne yaparsa yapsın, ne kadar doyumlu bir orgazm yaşayacağını hiçbir zaman önceden kestiremez. İyi bir orgazm için çiftin arasında yakınlık olması ve cinselliklerini yaşamaya önem vermeleri gerekir.

Orgazmla ilgili en önemli bilgi, orgazmın öğrenilebilir olduğudur. Orgazm bir reflekstir ve özellikle kadınlar bu refleksi yaşamayı öğrenebilirler. Daha doğru bir deyimle, bu istemli bir reflekstir. Tıpkı idrar yapma ve dışkılama gibi öğrenilebilen bir reflekstir.

Orgazmın verdiği heyecan ve zevkin tanımını yapmak olanaksızdır. Orgazmı anlayabilmek için bu konudaki son gelişmelere göz atmakta fayda vardır. Psikanalist Freud, asrımızın başında klitoris orgazmının çocukça olduğunu, gerçek bir kadının vajinal orgazma ulaşması gerektiğini ileri sürmüştür. Altmışlı yıllarda orgazm, modern tıbbi seksoloji açısından Masters ve Johnson ikilisinin üreme biyolojisi araştırma laboratuvarında yaptıkları araştırmalar sonucu daha detaylı bir şekilde ortaya konmuştur. Daha sonraları Hite tarafından yapılan anketler bu konuda istatistiksel bilgiler vermiştir. Cinselliği, orgazmı elektrik açılıp, kapanması gibi sadece fiziksel bir olay olarak anlamamak gerekir. Jenital organlar, sinir uçlarıyla uyarılma noktaları açısından çok zengindir. Fakat her kadın her cinsel birleşmede orgazma ulaşamayabilir. Burada çift arasında genelde veya o birleşme sırasındaki dengenin ve iletişimin önemi büyüktür. Yoksa sadece jenital organların bir şeyler yapması, bir yerlere dokunması yetmez. Eşler, bütün bedensel ve cinsel benliklerini sonuna kadar, karşılıklı verip alabilmelidirler.

Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY
sexualth@superonline.com
Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır

Daha İyi Seks İçin Ne Yemeli?

Yapılan son araştırmalar bazı vitamin ve minerallerin hormon seviyesini yükselttiğini, duyarlılık hissini ve seks yapma arzusunu farkedilir ölçüde arttırdığını gösteriyor. "Bunlar hangileri?" diye soracak olursanız, hemen aşağıdaki listeye göz atın...

ÇİLEK

Dolgun ve sevimli küçük çilekler zaten oldukça seksi bir görünüme sahip.
Ama bundan daha önemlisi çileklerin bol miktarda antioksidan ve kan dolaşımını hızlandıran maddeler içermesi ve bunun da kendinizi çok enerjik hissetmenizi sağlaması.

YUMURTA

Katı, rafadan, sahanda veya omlet şeklinde yediğiniz her çeşit yumurta B6 vitaminleriyle dolu olarak tabağınıza geliyor. Bu ne anlama mı geliyor? Bu vitaminler, vücudumuzun hormon dengesini ayarlıyor ve stresle başa çıkmamıza yardımcı oluyor. Stresten arınmak ve rahatlamak da sağlıklı cinselliğin ilk adımı. Cinsel hayatınız pek de iyi gitmiyorsa kendinize bir omlet pişirin ve işleri düzene koymaya başlayın. Eğer yumurtadan hoşlanmıyorsanız yine B6 vitamininden zengin olan; ıspanak, bezelye, havuç, ayçekirdeği, buğday veya balığı tercih edebilirsiniz.

ET

Etoburları sevindirelim: Dana ve koyu renkli kümes hayvanlarına ait etler, sevişme isteğini baskılayan "prolaktin" gibi hormonların üretimine engel oluyor. Ama sebze sevenlerin de üzülmesine hiç gerek yok. Aynı etkiyi alabileceğiniz esmer prinç, lifli yeşil sebzeler, kolay ufalanan peynir, öğütülmüş ekmek de size yardımcı olacaktır.

SARIMSAK

Sarımsağın en bilindik özelliği nefesinizi saatler sonra bile toplu yıkıma sebep olabilecek bir silaha dönüştürmesi mi? Yanılıyorsunuz. Bu dezavantajı bir tarafa bırakırsak bu keskin lezzet baştan sona vücudunuzdaki bütün kan dolaşımını hızlandırıp seks hayatınıza yeni bir tat getirecek. Tabii, seks zamanından birkaç gün önce yerseniz!

ÇİKOLATA

Kadınların büyük çoğunluğunun kendini iyi hissetmek için kakao ürünü olan çikolataya yönelmesinin bir sebebi var; İçeriğindeki "methylxanthine", zevkden başınızı döndürerek partnerinizin kollarınızda erimesine sebep olabilir. Ayrıca içerdiği "phenylethyamine" maddesiyle tam anlamıyla 'aşk etkisi' yaratıyor.Yani daha kolay aşık oluyorsunuz.

Testisler ve Sperm (Meni)

5 Ekim 2009 Pazartesi

Erkeğin bir cinsel organı olup, meni (sperm-ersuyu) ve seks hormonu üremesini sağlarlar. Penisin altında skrotum denilen bir torba içindedirler. Testisler daha bebek anne karnında iken bebeğin karnında oluşur ve doğumdan öncede normal olarak torbaya inerler. Testisler çift olarak bulunurlar. Çift olmasının amacı eğer bir tanesine bir şey olur ve çalışamaz hale gelirse diğeri ile kişinin üreme ve hormonal faaliyetinin devam etmesi içindir. Yumurta şeklinde ve hafifçe basıktırlar. Büyüklükleri kişiden kişiye değişmekle beraber, her biri ortalama 20-30 gr ağırlığında, 4-5 cm uzunluğunda ve 2-2,5 cm kalınlıktadırlar. İkisi de yaklaşık aynı büyüklüğe sahiptir ama sol taraftaki biraz daha aşağıdadır.

-- Üreme kanallarından boşaltılan meniyi üretirler
-- Direk olarak kan damarlarına gönderilen hormonları üretirler.

Testisler neden torba içinde ve vücut dışındadır?: Torbanın amacı hem testisleri darbelerden korumak ve de esas olarak vücut ısısından daha düşük ısıda tutmaktır. Bildiğimiz gibi vücut ısımız ortalama 36.6 C° olup, testislerin sağlıklı sperm üretebilmesi için bu ısıdan yaklaşık 2-2.2 C°daha düşük ısıda çalışmaları gerekir.

Testisin tek olması kısırlık veya hormonal eksiklik yapar mı? Hayır bir tane olması bile yeterlidir.

SPERM ve ÜRETİMİ: Her testis içinde kılcal borular vardır, kabaca içi boş incecik bir tüpü yün yumağı gibi sardığımızı farz edelim, işte testis böyle bir yapıya sahiptir ve meni (sperm ) oluşumu bu boruların içinde olur. Erginlik çağına yaklaşıldığında başlar ve yaşam boyu kesilmeden devam eder. Bir spermin üretimi yaklaşık 74 gün kadar sürer. Spermler iki farklı karakterde olup X ve Y diye taşıdıkları dişilik veya erkeklik kromozomuna göre ikiye ayrılırlar, yani oluşacak bebeğin cinsiyetini erkekten giden sperm belirler. Eğer X spermi giderse ve annenin yumurtası (annedeki yumurta daima X tir) ile birleşirse XX olur ki bu bayandır. Eğer Y spermi giderse ve annenin yumurtası (annedeki yumurta daima X idi) ile birleşirse XY olur ki buda erkek bebek oluşumuna sebep olur. Yani bebeğin cinsiyetini daima baba belirler.

Sperm üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır, bu kesenin bir hacmi,bir kapasitesi vardır bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar, bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir (4 ila 10 gün),erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Bayanlara göre erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu ve toplumsal öğretilerin (tabuların) kuralsız cinsellik yaşamayı sadece erkeğe hak ve övünç kaynağı olarak hissettirmesi olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.

Tek bir sperm hücresi üç kısımdan oluşur, bunlar baş, gövde ve kuyruktur. Baş resimde siyah olan kısım, gövde onun altındaki kahverengi kısımdır.

Baş kısmı spermin yumurta içine girmesini sağlayacak yumurtanın dış kısmını eritici maddeler içerir. Gövde kısmında ise bebeğin oluşumu için gerekli kromozom şifreleri bulunmaktadır. Kuyruk kısmı ise kırbaç hareketi dediğimiz sağa sola hareketi yaparak spermin ilerleyerek dişideki yumurtaya gitmesini sağlar. Spermin kendi içinde belirli bir süre yaşamasını ve hareket etmesini sağlayacak enerjisi vardır,buda gövde kısmında depolanmıştır. Sperm çok küçük olup yalnız başına çıplak gözle görülmez, yaklaşık uzunluğu 1 cm'nin 250 de biri kadardır.

Sermin kuyruğu hem kırbaç hareketi hem de sarmal hareket yaparak spermin ilerlemesini sağlar.

Normal sperm nasıl olmalıdır;

Volumü yani miktarı 2 ila 5 cc (bir tatlı kaşığı) arasındadır.

Rengi opak ve grimsidir.

Kokusu kendine özgü olup kestane çiçeği kokusuna benzer.

Yapışkan kıvamda olup bu yapışkanlığın azalması veya artması boşalma sıklığı ile ilgilidir.

Sıvılaşması: sperm vücuttan atıldıktan 5 ila 20 dakika arasında o yapışkan halini kaybederek sıvılaşır, 30 dakikada da tamamen su halini alır.

Bir boşalmada erkek ortalama 150 milyon sperm hücresi boşaltır. Normalinde en azı 20 milyon, en fazlası ise 250 milyondur.

Döllemede sperm miktarı önemli olduğu kadar daha da önemlisi spermlerin kalitesidir. (hareketliliği,kuyruk yapıları, baştaki eritici maddeler,gövde şekli gibi).

Sperm sayımı mikroskop altında yapılır. İdeal bir sayım için 4 günlük cinsel rejim yani boşalmamak gerekir ve spermin sayımının yapılacağı yerde verilmesi en doğru olanıdır. İsteyen herkes veya gerekli görüldüğünde bir laboratuara gidip sayım yaptırabilir.
 
cinsel bilgiler sağlık bilgileri seks dersleri. Citrus Pink Blogger Theme Design By LawnyDesignz Powered by Blogger