Cinsellikte Orgazmın Yeri
6 Ekim 2009 Salı
Birçok erkek kadınların ilişki sırasında birkaç kez orgazma ulaştığını ya da ulaşması gerektiğini düşünür. Oysa sanılanın aksine kadınlar ilişkiden orgazma ulaşmadan da zevk alabilirler. Kadınların orgazma ulaşamamasının sebebi partneri tarafından ilişki öncesinde uyarılmaması ya da yeterli düzeyde ön sevişme olmamasına bağlı olabilir. Bunun bir başka sebebi de çiftler arasındaki diyalog eksikliğidir. Orgazmla ilgili sorunun çözülmesi için çiftlerin birbirlerinin nelerden zevk aldığını keşfetmeleri, değişik pozisyonlar deneyerek rutin cinsel yaşamlarını renklendirmeleri gerekmektedir
Önemli olan orgazmı cinselliğin en önemli amacı olarak görmekten vazgeçip ön sevişme, uyarılma, cinsel tecrübe, zevk ve çiftlerin birbirlerinin bedenlerini daha yakından tanımaları gibi şeyleri gözardı etmemektir. Yani cinselliği bu saydıklarımızın bir bütünü olarak görmek gerekmektedir. Bunun dışında cinsel partnerinizi yakından tanımanız gerekmektedir. Gıdıklanmak kimi kadınları uyarırken kimisi bundan hiç hoşlanmayabilir. Ayrıca iki tarafın da ilişki için hazır olması gerekmektedir, partnerinizi zorlamak sorunlara yol açabilir. Ilişkiden önce ya da ilişki sırasında klitorisin uyarılmasıyla eşiniz orgazma hazır hale gelebilir.
Son bir tavsiye olarak da aynı anda orgazma ulaşmayı beklemektense partnerinizi orgazm sırasında izleyin. Bırakın size yaşadıklarını anlatsın…
Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır
Orgazm Sorunları
Orgazm, özellikle kadının orgazmı, Masters ve Johnson’un St. Louis’de 1960’lı yıllarda yaptıkları cinsel fizyoloji araştırmaları sonuçlarının detaylı biçimde basına ve geniş halk kitlelerine yansımasından sonra, kadının orgazmı önem kazanmıştır. Her kadının her cinsel birleşmede orgazma ulaşabiliyor muyum, ulaşamıyor muyum çabasına girmiş, ulaşamayanlar uzun tedirginlik devresi yaşamışlardır. Istatistliklerden bilindiği gibi her cinsel birleşmede orgazma ulaşabilen kadınların sayısı azınlıktadır.
Kadında orgazm olamama hali veya diğer bir deyimle orgazm sorunu veya orgazm güçlüğünün, cinsel soğukluktan (firijide) farklı durumlar olduğunu hepimiz biliyoruz. Cinsel soğuklukta kadının cinsel güdüsü yok gibidir. Cinsellikle ilgili davranışları itici bulur.
Orgazm güçlüğündeyse, cinsel istek vardır ve bunlar cinsel olarak uyarılırlar. Cinsel uyarılardan heyecan duyarlar, esasen yeterli uyarıldıkları halde, doruk noktaya varmakta güçlük çekerler. Orgazmın, kesin bir tanımını yapmak oldukça güçtür.
Cinsel birleşme öncesinde, eşi ne kadar uyarırsa uyarsın, kadının ne kadar doyumlu bir orgazma ulaşacağı hiçbir zaman önceden kestirilemez.
Orgazm olamayan kadınların genelde cinsel yaşama önem vermediklerini veya cinselliği kirli, pis ve adi olarak değerlendirdiklerini görüyoruz. Ayrıca orgazm olamayan kadınların eşleriyle aralarındaki duygusal bağın yeterli düzeyde olmadığı istatistlik verilerine göre ortaya çıkar.
Daha önce de belirttiğim gibi, orgazm dışkılama, idrar yapma gibi öğrenilebilen bir reflekstir. Herhangi bir nedenle orgazm olamayan kadın, orgazm olabilmek için cinselliğe bakış açısını değiştirmelidir. Cinselliği yaşayabilecek gücü, isteği oluşturmalıdır.
Kadınlar klitoristeki (bızır) sinir uçlarının uyarılma odakları açısından çok yetkindir. Ama eşleri ne kadar bilgili de olsa, onları teorik olarak yeterince uyarsa da, eğer kadın kendini serbest bırakıp, cinselliğini yaşamak için koyvermiyorsa orgazma ulaşamıyacaktır.
Geçmişde istatistlik verileri değerlendirmek için klitoris orgazmı veya vajinal orgazmı diye bir takım sınıflandırmalar yapılmıştır. Bu tür sınıflandırmaların özellikle tedavi yönünden yanlış olduğu artık bütün tıbbi oteriteler tarafından kabul edilir. Klinik deneyimlerime göre, ben de bu tür sınıflandırmaların, kadının aklını daha çok karıştıracağı inancındayım.
Orgazmın öğrenilebilen bir refleks olduğunu belirttim. Bu çok önemli refleksin sınırlarını tam olarak belirleyemiyoruz. Bazı kadınlar, penis dölyoluna girdikten kısa bir süre sonra orgazm olabiliyorlar. Bazı kadınlar ise tedavi görmezlerse, kendi başlarına orgazma ulaşamıyorlar. Birleşik Amerika’ da yapılan bir araştırmaya göre kadınların yüzde 8’i hiç orgazm olamamış. Kinsey’e göre araştırma grubundaki kadınların 20 yaş civarındakilerin yüzde 50’si, 35 yaşındaki kadınların yüzde 10’u hiç orgazm olamamış. Evli kadınlar arasında yapılan bir araştırmaya ve Gebhart’ ın verilerine göre yüzde 16’sı hiç orgazm olamıyormuş.
Kadının orgazm olamama haline anorgazmi adı verilir.
Klinik deneyimlerine göre, kadının orgazm olamamasında en önemli etkenler cinselliği aşağılayan bir çevrede yetişmiş olmak, eşle olan iletişim bozukluğu ve cinsel teknikte bilgi eksikliğidir. Orgazm bozuklukları Bancrof’ ta göre yüzde 18’ dir.
Orgazm olamama veya orgazm güçlüğü bügün artık tıbbi seksolojinin tedavide yardımcı olabileceği bir konudur. Uzun yıllardan beri bu tür hastalıklar başarıyla tedavi edilir.
Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY
Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır
Kadınlarda Cinsel İsteksizlik ve Orgazm Olamama
Orgazm, cinsel ilişkinin en doruk noktasına çıkıldıktan sonra rahim ve vajinanın ritmik olarak kasılması olarak kabaca tarif edilebilir. Bu şekilde cinsel haz en yoğun biçimiyle yaşanır.
Aslında orgazm olabilmek için cinsel ilişkiye de gerek yoktur. Cinsel uyaranların beyni sürekli ve yoğun bir şekilde uyarması sonucu vücudun bu uyaranlara verdiği eş zamanlı bir yanıttır orgazm.
Anorgazmi; kadının hiç orgazm olamaması, çok geç orgazm olması veya yeterli uyarıya rağmen orgazma ulaşmanın çok güç olmasıdır. Bu durum anksiyeteye (içsel sıkıntılara) yol açar ve sonuçta kişinin kendi kendine olan saygısı yitirmesi ve depresyon ile sonuçlanabilir.
Bu problemi yaşayan bir kadın cinsel olarak uyarılır; ancak odaklanma, yoğunluk ve süre yeterli olduğu halde orgazma ulaşamaz. Yaşam boyu orgazm bozukluğundaki bir kadın bir eşle ya da masturbasyon ile hiç orgazma ulaşamamıştır.
Bu durum normal cinsel yaşamı olan kadınların hayatının herhangi bir döneminde de gelişebilir.
Yapılan araştırmalara göre; kadınların yaklaşık % 5’i hayatının hiçbir döneminde orgazma ulaşamamıştır. Çoğu kadın da ancak klitoris uyarısı ile orgazm olabilmektedir.
Kadınların yaklaşık yarısından fazlası da ilişki sırasında "klitoris uyarısı" olmadan orgazma ulaşamamaktadır. Klitoris bir kadının en duyarlı olduğu, sinir yapılarından en zengin olan anatomik bölgedir.
Orgazm Bozuklukları Nasıl Sınıflandırılır?
Rasgele (Random) anorgazmi: Zaman zaman orgazm yaşanamamasıdır.
Koital anorgazmi : Cinsel birleşmede orgazm olmaması ancak mastürbasyon gibi yöntemler ile orgazma ulaşılması. "Klitoral orgazmi" tabiri ise ancak klitorisin uyarılması sonucu orgazm oluşumunu tanımlar.
Erken orgazm: Kadınlarda çok nadir olarak görülür. Bu pek çok kadın için yakınılacak bir durum değildir. Çünkü kadınlar erkeklerden farklı olarak arka arkaya pek çok kez orgazm olabilirler.
Orgazm olamamanın nedenleri nelerdir?
Aslında, anorgazminin nedeninin saptanması tedavinin ilk aşamasıdır.
Orgazm bozukluklarının %5'den daha azında altta yatan organik bir sebep bulunabilir. En sık karşımıza çıkan sebepler; diabet, alkolizm, nörolojik bozukluklar ve nörolojik ilaç kullanımıdır.
Psikolojik etkenler ise travma, problemli bir çocukluk geçirilmiş olması, düzenli ve sağlıklı bir aile yaşantısının olmaması, ergenliğe geçiş döneminde problemli ve travmatik cinsel deneyimlerin yaşanması ile seksüel kimlik çatışmaları sayılabilir.
Orgazm olamamanın psikolojik nedenleri nelerdir?
Ancak, her ilişkide orgazm yaşanacak diye de bir kural yoktur. Zaman zaman orgazm olmaması son derece normal bir durumdur.
Orgazm olmamaya, cinsel isteksizlik ve disparonia (ilişkide ağrı) durumlarının da eşlik etmesi önemlidir.
Genellikle psikolojik faktörler nedeniyle orgazm engellenmektedir. Psikolojik faktörleri özetlemek gerekirse;
Eğer kişi partneri ile orgazm yaşayamıyor ise bu o kişiye karşı olan ilgi kaybından dolayı olabilir. Bu tür kişiler genelde başka bir partner veya mastürbasyon ile orgazma ulaşabilirler.
Bazı anorgazmik kadınlarda cinsel uyarının oluşmasında problem yoktur, ancak orgazma ulaşmanın kötü bir şey olabileceği korkusuyla bu uyarıyı ilişki sırasında kaybederler.
Cinsellikle ilgili aileden ya da dinden öğrenilenler de bazen kadında kaçınmaya ya da açıkça etkin cinsel uyarımın reddedilmesine neden olabilir.
Bazen kadın için orgazm "kendini kaybetmek" anlamına gelebilir. Bu konudaki kültürel beklentiler ve sosyal kısıtlamalar da oldukça önemlidir. Kontrolü kaybetme korkusu orgazma ulaşmanın önündeki en büyük engellerden birisidir.
Kadın orgazm bozukluğunun en önemli nedenlerinden biri "cinsellik eşittir cinsel birleşme" tarzı düşünmedir. Birleşme ve orgazmın başlıca amaç haline gelmesi orgazmı engeller.
Bir başka neden etkin olmayan cinsel tekniklerdir. Bazen kadın ve/veya cinsel eşi etkili bir şekilde uyarmayı beceremez. Sevişmek "bildiğimiz" değil "öğrendiğimiz" bir şeydir. Kaygı da cinsel tekniklerin etkin olmasını etkiler.
Kadının eşine kızgın olması ve yaşanan ailesel problemler de nedenlerden diğeridir.
Bizim ülkemizde insanların kendi duygu ve coşkularını ifade etmesindeki maskelemeler, duyguların ve hazzın en yoğun olarak yaşandığı dönemler olan cinsel ilişkide de kendini göstermekte ve bu nedenle pek çok kadın bu hazdan mahrum kalmaktadır.
Orgazm problemi ile ilgili olarak bilinmesi gereken iki nokta vardır. Birisi "orgazm olma hazzı ve şekli" kişiden kişiye değişir. İkincisi ise kadının cinsel birleşme yoluyla orgazm olamamasının kadında bir sorun olduğu şeklindeki bir düşüncenin yanlış olduğudur.
Orgazm olamama gebelik oluşmasını engeller mi?
Merak edilen konulardan birisi de orgazm olamamanın gebe olasılığını azaltıp azaltmadığıdır. Gebelik atılan spermlerin o dönemde atılan yumurtayı döllemesi sonucunda başlar. Bu nedenle genel olarak kabul edilen görüşe göre orgazmın gebelik ile hiçbir ilişkisi yoktur.
Ancak, bazı yazarlara göre de orgazm sadece cinsel bir zevk değil, gebeliğin oluşmasında etkin rol oynayan bir faktördür. Bu yazarlara göre rahim kasılmaları spermlerin tüplere daha kolay ulaşmasını sağlamaktadır.
Yine, bazı yayınlar da orgazm yaşamadan cinsel ilişkiyi bitiren kadınlarda bel ve sırt ağrılarının daha sık olarak görüldüğü bildirilmektedir.
Orgazm olmak bir kadının mutluluğu için şart mıdır?
Özellikle ülkemizde milyonlarca kadın orgazmın ne olduğunu dahi bilmeden mutlu bir şekilde yaşamaktadır. Ancak eğer orgazmı yaşasalardı hayatları muhtemelen daha keyifli olacaktı.
Orgazm normal bir vücut fonksiyonudur. Eğer kadın orgazm yaşamıyorsa ilişki sonrası kendini huzursuz hissedebilir. Çünkü pelvik organlarda toplanan kan rahatsızlık yaratabilir.
Orgazm olamamada tedavi yöntemleri nelerdir?
Tedavide "erojen (duyarlı)" bölgelere (meme uçları, klitoral bölge, kulak çevresi, boyun, bacaklar gibi) yoğunlaşma tekniği genellikle yararlıdır. Ancak bu teknik, klitoral uyarı ile orgazm olan ancak ilişki sırasında orgazma ulaşamayan kadınlarda genellikle etkisizdir. Böyle durumlarda "çatı kaslarını çalıştırma egzersizleri (Kagel egzersizi)" ile vajen kasları ve duyarlılığını arttırmak mümkündür.
Kullanılan ilaç tedavileri var mıdır?
Orgazm bozukluğunun tedavisinde Sildenafil (viagra) ve Buspiron gibi ilaçların kullanımının yararlı olduğuna ilişkin bilgiler vardır. Ayrıca sildenafil, ilaç kullanımına bağlı olan cinsel işlev bozukluklarında da yararlı olabilmektedir.
Özellikle son zamanlarda görsel ve yazılı basında konu ile ilgili haberlerin yer alması orgazmı bilmeyen kadınların aklını karıştırmaktadır.
Sürekli duyduğu bu olayı yaşayamamanın getirdiği stres nedeni ile pek çok çiftin cinsel hayatları zedelemekte ve sonuçta olumsuz olaylar görülebilmektedir. Bu nedenle pek çok kadın orgazm olmasa bile "orgazm taklidi" yaparak partnerini kandırma yoluna gitmekte bu da olayı bir kısır döngüye sokmaktadır.
Sonuç olarak; orgazm olabilme bir kadının en doğal kadınlık hakkıdır. Bu problemin üstesinden gelebilmek için bunu bir gurur meselesi yapmadan, gerekli tedavi ve bilgileri almak için doktorunuza çekinmeden danışmalısınız. Böylelikle hem siz hem de partneriniz daha memnun olabilecektir.
Erken Boşalmaya Çözüm
5 Ekim 2009 Pazartesi
Bir erkek düşünün ki, daha ilk saniyeler ya da dakikalarda boşalıyorsa, kadına da bu süre yetmiyorsa (ki yetmeyecektir) kadın için bu birleşme angarya ve işkenceye dönüşebilir. Bunun sonucu, çoğu kadın cinsellikten soğumaktadır.
Erkeklerde ise, her cinsel ilişkide, kısa bir süreden sonra boşalmanın getirdiği burukluk; "hay Allah gene böyle oldu" yakınmasıdan da, zamanla peniste eriksiyon sorunu, yani sertleşme yetersizliği görülebilir. Ayrıca erkeklerde erken boşalmadan kaynaklanan bir kompleks oluşabilir. Bu durum da kıskançlık, kendine güvensizlik gibi biçimlerde dışa yansıyacağından, ailenin salt cinselliği değil, öteki ilişkileri de olumsuz etkilenir.
Erken boşalma için belirlenen sürenin alt sınırı 3,5-4 dakika, penisin vagina içinde kalmasıdır. Bu sürenin saptanmasında ölçü: Duyarlı bir kadının, penisin vagina içinde ritmik hareketleriyle 3,5-4 dakikada orgazm olabilme koşulu dikkate alınmıştır.
Türk erkeklerinde erken boşalma oranı neden fazladır? Nedeni; ergenlik ve gençlik yıllarında, kadın ve erkek ilişkilerinin kısıtlı olduğu ülkemizde, erkeklerin ergenliğe erişmesinden sonra, evlendikleri yaşlarına gelene kadar, cinsel doyumlarını masturbasyonla sağlamalarıdır. Tüm erkekler, masturbasyon yaparken, bunu uzun bir zaman dilimine yaymak yerine, banyoda, tuvalette ya da yatak odalarında yalnız kaldıklarında, bu işi bir oldu bittiye getirerek, masturbasyonlarını 1-2 dakikada bitirmeyi yeğlerler.
Bu da, onlarda bir koşullanma yaratır, bedenlerinin biyolojik saati, ona göre ayarlanır.
Erken boşalmanın tedavisi vardır. Bu tedavide ilaç kullanmak zorunlu olduğundan, ilaç adı veremiyorum. Bu sorun için hastanın mutlaka doktorla bire bir konuşması gerekmektedir.
Erken Boşalma Sorunu
Erken Boşalma nasıl oluşur?
Erkekler arasında ‘Erken gelmek’ , ‘Erken orgazm’ veya ‘Hızlı boşalmak’ olarak da ifade edilen erken boşalma, cinsel ilişki sırasında erkeğin vajinaya girmeden, giriş sırasında veya hemen girdikten sonra boşalması olarak tanımlanabilir. Bu durumda erkeğin boşalma süresini istemli olarak denetlemesi ve kontrolü bozulmuştur. Cinsel olarak sağlıklı olan erkekte boşalma refleksi üzerinde kontrollü denetim vardır. Kontrollü cinsel yaşam saatlerce boşalmadan kalmak veya eşinin orgazm olmasını beklemek değil, uyarılma ve haz durumundayken cinsel ilişkiyi sürdürebilme ve istediği zaman boşalabilme demektir. Bir erkek bazen hızlı ve heyecan verici bir boşalmayı tercih edebilirken bazen de beş, on hatta onbeş dakika süren bir ilişki isteyebilir.Bunların hepsi normal süreçlerdir. Erken boşalma sorunu olan erkekler ise istemli boşalma kontrolünü bilmezler. Boşalma zamanını seçme şansları yoktur. İsteseler de istemeseler de uyarılma düzeyine ulaşır ulaşmaz hızla istemsiz ve kontrolsüz olarak boşalırlar. Çalışmalar bu problemin erkeklerin %40’ında endişelenmeyi gerektirecek bir boyutta olduğunu göstermektedir.
Erken Boşalmanın sebebi nedir?
Erken boşalma erkeklerde bazen ilk ilişkiden itibaren ortaya çıkabileceği gibi bazı durumlarda da daha önce problemi olmayan bir kişide daha sonra gelişebilmektedir.
Düzensiz cinsel ilişki en önemli faktörlerden biridir. Ayrıca ilişkiye verilen önem ve gerginlik yani performansın çok önemli olarak algılandığı durumlarda da ortaya çıktığı görülmektedir.
Erkeğin cinsel birleşme ve seks olayına verdiği değer, önemin fazla olması, yani performans anksiyetesinin yoğunluğu, düzensiz cinsel ilişki ya da nörojenik psikolojik hassasiyetin varlığı erken boşalmayı yaratmada önemli faktörler olarak görülmektedir. En sık sebepler;
ü Seyrek cinsel ilişkide bulunmak.Uzun süre kadından ayrı olanlarda, cinsel ilişkiye ara verdikten sonra tekrar cinsel ilişki kurmaya çalışanlarda erken boşalma olabilir.
ü Yaş ilerledikçe ve düzenli bir cinsel hayatı olanlarda cinsel ilişkinin esrarının, cazibesinin ve cinsel organların hassasiyetinin azalması sebebiyle boşalma gecikebilir.
ü Stres, cinsellikle olsun veya olmasın erken boşalma problemine sebep olur.
ü Tecrübesiz, genç erkekler de çabuk ve hızlı boşalabilirler.
ü Korku, üzüntü ve sevinç duygularının çok kuvvetli olduğu zamanlarda bedenin bunlara uyum sağlaması çok sınırlı ve yetersiz kalır.Erken boşalmayı tetikleyebilir.
ü Erken boşalmaya sebep olan faktörlerden biri, erkeğin ergenlik çağında çok sık mastürbasyon yapmış olmasıdır. Bu şekilde boşalmaya şartlanmış olan bünye daha sonra bu alışkanlığı değiştiremez ve sonuç olarak erken boşalma meydana gelebilir.
ü Erken yaşta ve uygunsuz ortamlarda ilk cinsel deneyimini yaşamak.
ü Kadının isteksizliği. Eşinin isteksiz davranışları erkeğin psikolojik yapısını bozarak erken boşalmaya neden olabilir. Ayrıca ilişki sırasında eşini memnun etmeye aşırı odaklanarak kendi denetimini sağlayamamak sonucunu doğurmaktadır.
Hangi hastalıklar erken boşalmaya sebep olurlar?
Erken boşalmanın en sık sebebi psikolojik nedenler olsa da bazen altta yatan sebep fiziksel hastalıklar olabilmektedir. En sık sebep olan hastalıklar;
ü Ameliyat sonrası sinir sistemi hasarı
ü Prostat hastalıkları
ü Üretrit ve genital organ enfeksiyonu
ü Diabetes Mellitus ,Şeker hastalığı
ü Bölgesel genito-üriner hastalık
ü Polisitemi ,Polinörit
Erken boşalma tedavisi var mıdır ve nasıl yapılır?
Erken boşalma şikayeti ile başvuran erkeğin öncelikle erkeğin psikolojik yapısını inceleyip psikosomatik bozukluk var mı araştırılmalıdır. Erken boşalma tedaviside önce hastayı bilgilendirmek gerekmektedir. Erkek cinselliği ve boşalmanın denetlenmesi ile ilgili ayrıntılı bilgiler verilir. Daha sonra boşalma kontrolünü sağlamak için özel teknikler öğretilir ve eşler arası uyumun sağlanması için eşlerin karşılıklı olarak tatmin olabilecekleri yöntemler anlatılır. Son olarak da psikolojik nedenlere yönelik destekleyici psikoterapi uygulanmaktadır. Gerek görüldüğü zaman psikoterapi ve destek tedavisinden bağımsız olarak ilaç tedavisi de tercih edilebilmektedir. Bazı antidepresan ilaçların yan etkisi olarak boşaltmayı geciktirdiği bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda çok düşük dozlarda kullanılan antidepresan ilaçların boşalmayı önemsiz yan etkilerle birlikte en az 5-15 dakika geciktirdiği saptanmıştır. Bu ilaçlar ancak doktor kontrolü ile alınmalıdır.
Erken boşalmada kullanılan egzersiler nedir?
Erken boşalmada tedavide egzersizler ile erkeğin kendi başına yapacağı çalışmalar ve partneriyle , eşiyle yapacağı çalışmalar şeklinde düzenlenmekte ve öğretilmektedir. Erken boşalma sorununda en sık uygulanan teknik ve eksersizler;
Sıkıştırma Tekniği:
Masters ve Johnson tarafından geliştirilen bu teknikte amaçlanan orgazm öncesi hissedilenleri ve geciktirmeyi erkeğe öğretmektir. Kadın erkeğin cinsel organını boşalma yaklaşana kadar uyarır. Boşalma oluşacağı anda da ereksiyonun bir kısmı kayboluncaya dek eliyle sıkar. Elle uyararak hareketsiz bir ilişki ile başlayan bu teknik daha sonra kaydırıcı bir krem kullanarak,kadının üstte olduğu pozisyonda hareketsiz olarak ve kadının üstte olduğu pozisyonda hareketli olarak sürdürülür. Master ve Johnson bu tekniği öğrenerek uygulayanların %98'inde erken boşalma sorununun ortadan kalktığını kaydetmiştir.
Dur-başlat Tekniği:
Bu yöntem ile kadın erkeğin cinsel organını 3 kez ardı ardına, boşalma anına kadar uyarır, ancak boşalma olmadan önce uyarıyı keser. Dördüncü denemede ise boşalmaya izin verilir. Bu yöntem haftada üç kez, erkek kendini kontrol etmeyi öğrenene dek üzenli olarak uygulanır. Boşalmanın kontrol edildiğinden emin olunduğunda bu işlem kayganlaştırıcı bir kremle denenir. Daha sonraki aşamalarda kadının üstte olduğu pozisyonda hareketsiz olarak , kadının üstte olduğu pozisyonda hareketli olarak ve son olarak yanyana pozisyonda dur-başla tekniği uygulanır. Bu tekniği uygulayanların %90-95'inde boşalmanın 10-20 dakikalara uzayabildiği saptanmıştır.
Biofeedback Tekniği - Yöntemi:
Biofeedback tedavisi erkeğin, boşalmayı kontrol eden kaslarını tanımasını ve onları rahatlatmayı öğrenmesini amaçlar. Doktorun önereceği bir sağlık merkezinde bu tedavi uzmanlar kontrolünde yapılmalıdır. Etkisi tartışmalıdır.
Erken boşalma sorununda yanlış inanışlar
Bazı yanlış inanış ve uygulamalar erken boşalmanın tedavisinde hastalar tarafından doktora gitmeden uygulanmaktadır. Erken boşalma hekim tedavisi ile çözülebilen bir sorundur. Tedavi yerine erkeler tarafından en sık uygulanan gereksiz yöntemlerden birkaçı;
Ø Sarhoş olmak
Ø Birden fazla prezervatif kullanmak ,özel geciktiricili prezervatif kullanmak
Ø Cinsel ilişki sırasında cinsel ilişkiden başka bir konuya konsantre olmak
Ø Sürekli masturbasyon
Ø Uyuşturucu kremler ve jeller
Ø Hormon iğneleri ve hapları
Ø Rastgele kullanılan antidepresan ilaçla
Erken Boşalma ve Nedenleri
Genellikle dile getirilmesi güç oldugundan ve göreceli bir kavram oldugundan rastlanma sikligi konusunda yeterli bilgi yoktur.
Ancak 25 yasin altindaki genç erkeklerin üçte birinde ve 40 yasin üzerindekilerin % 10 unda görüldügü sanilmaktadir. Aslinda hemen her erkek hayatinin bir bölümünde bu sorunla karsilasabilir. En azindan ilk cinsel deneyimleri esnasinda olusan gerginlik sebebiyle erken bosalma görülebilir ve zamanla ejakulasyonu kontrol etmeyi ögrenirler.
Sebepler:
Erken Bosalmanin birinci sebebi biyolojiktir. Erkekte normal fizyolojik bosalma ve orgazm penis vajene girdikten 2-3 dakika sonra olmaktadir. Oysa kadinlarda normal fizyolojik orgazm ve doruga ulasma penis vajene girdikten yaklasik 12-14 dakika sonra olmaktadir. Ancak çogu kadin sadece penisin vajene girmesi ile orgazma ulasamaz diger cinsel uyarilara da gereksinim duyarlar.
Kadinlarin yaklasik % 10 u ise cinsel uyarilara ragmen hiçbir sekilde orgazm olamamaktadir.Diger sebepler arasinda ise günah isleme veya suçluluk duygusu, hastalik kapma, gebe birakma, baskasi tarafindan mahrem yerlerinin kesfedilme korkusu ; asiri istegin verdigi gerginlik gibi psikolojik faktörler önemli rol oynamaktadir. Bazen prostat iltihaplari veya sinirsel yollari etkileyen hastaliklarda rol oynamaktadir.
Tedavi:
Sebebin açiga çikarilmasi, endiselerin giderilmesi , sik cinsel iliskide bulunarak cinsel gerilimin azaltilmasi bazen ise yarayabilir.Erken bosalma eslerin biri veya her ikisi içinde cinsel sorun halini alirsa tedavisi gerekir.
Sikistirma Teknigi : Masters ve Johnson tarafindan gelistirilen bu metodda kadin erkegin penisini bosalma yaklasana kadar uyarir. Bosalma olusacagi anda kadin erkegin penisini erksiyonun bir kismi kayboluncaya dek sikar. Bu teknikde amaçlanan orgazm öncesi hissedilenleri ve geciktirmeyi erkege ögretmektir. Elle uyararak hareketsiz bir iliski ile baslayan bu teknik daha sonra kaydirici bir krem kullanarak,kadinin üstte oldugu pozisyonda hareketsiz olarak , kadinin üstte oldugu pozisyonda hareketli olarak sürdürülür. Master ve Jhonsons bu teknigi ögrenerek uygulayanlarin %98 inde erken bosalma sorununun ortadan kalktigini bildirmistir.
Dur-Basla Teknigi: Bu teknikte kadin erkegin penisini 3 kez ardi ardina bosalma olasiya kadar uyarir, ancak bosalma olmadan önce uyariyi keser. Dördüncü denemede ise bosalmaya izin verilir. Haftada 3 kez erkek bosalmasini kontrol edesiye degin tekrar edilir. Bosalmanin kontrol edildiginden emin olundugunda bu islem kayganlastirici bir kremle denenir.
Daha sonraki asamalarda kadinin üstte oldugu pozisyonda hareketsiz olarak , kadinin üstte oldugu pozisyonda hareketli olarak ve son olarak yanyana pozisyonda dur-basla teknigi uygulanir. Bu teknikle erkek uyarilma sona erdirilmedigi takdirde bosalacagi zamani ögrenir. Bu teknigi uygulayanlarin % 90-95 inde bosalmanin 10-15 dakikalara uzayabildigi bildirilmistir.
Psikoterapi ve depresyon tedavisi: Bazi vakalarda erken bosalma derinlerdeki bir ruhsal çatismadan veya depresyondan kaynaklaniyor olabilir. Bunlarin açiga çikarilmasi, psikoterapi uygulanmasi veya depresyonun tedavisi erken bosalmayi da engelleyebilmektedir.
Kadında Orgazm Olamama (Anorgazmi)
Primer Anorgazmi (Preorgazmi)
Orgazm olmayı "öğrenme", batı dünyasında yaygın olan cinsel yasaklayıcı kültürlerin bir komplikasyonu sayılabilir. Kadınların çoğu, orgazm olabilmeyi güvenilir bir eşle, toplumca onaylanan güvenilir, emniyetli ve özel bir çevrede öğrenebilirler.
Bazı kadınlar, ilk cinsel deneyimlerinde orgazm olabildikleri hal-de bazıları da bunu hiçbir zaman gerçekleştiremezler. Kendi kendine veya arkadaşlarından görerek masturbasyon yapan okul öncesi kız çocukları da, preorgazmi terapi gruplarına katılan 70-80 yaşındaki kadınlar da, orgazm olmayı öğrenebilirler. Seks terapistleri, fizyolojik olarak orgazm olabilme yeteneği bulunmayan kadınların olduğuna inanmamaktadırlar. İlk kez orgazm olmayı öğrenmek, her istediğinde orgazm olabilmeyi öğrenebilmekten daha kolaydır.
Primer anorgazmisi olan kadınların bir kısmının, cinsel coşku düzeyleri pek yüksek değildir ve cinsel ilişkinin sadece "hoş" olduğunu düşünürler. Dokunulmak, öpülmek, okşanmak, ilgi çek-mek ve beğenilmek onlar için çoğu kez yeterlidir. Diğer taraftan, yüksek düzeyde cinsel tepki gösteren fakat orgazm olamayan kadınlarda bu durum büyük gerginlik yaratır. Emosyonel irritabilite, huzursuzluk ve vasküler genişlemeye bağlı pelvik ağrılar ortaya çıkabilir.
Orgazm varlığına veya yokluğuna ilişkin öykü alırken, önemli olan, kadının yüksek düzeyde cinsel gerginlik ve coşkudan sonra rahatlama ve gevşeme hissi duyup duymadığının sorulmasıdır. Orgazm tanımı bireylere göre çok değişkendir, bazı kadınlar bu de-neyimi tanımlayacak sözcük bulamazlar. Karakteristik olarak, yük-sek gerginliği izleyen rahatlama ve gevşeme orgazmın evrensel bir göstergesidir.
Orgazma ulaşamayan kadınlarda, aşağıdaki sorunlardan bir ve-ya birkaçı mevcuttur:
l-Sosyo kültürel yasaklamalar, "Sen yapmamalısın... Bu yasak-lamaların en azından bir bölümü, yoğunluğu farklı da olsa, evrenseldir. Bu sosyo kültürel yasaklamalar, öğretici olabilecek masturbasyon veya diğer şekil cinsel deneyimleri de engeller.
2-Bilgisizlik. Seks ve cinselliğe ilişkin bilgi eksikliği, normal cin-sel gelişmeyi önemli ölçüde engeller. Yaşamın hemen hemen tüm diğer konularında çocuklarımıza, bunları kullanabilecek duruma gelmeden çok önce, önemli ölçüde bilgi sağlarız. Buna karşılık geleneksel kültürel yapımızda, cinsel bilgisizlik, özellikle kadınlar için bir erdemdir. Neyse ki bu yapının yavaş da olsa değişmekte olduğunu görüyoruz.
3-Duyarlı, bilgili, sıcak, yaşamı seven bir kadının, nasıl olduğuna ilişkin yeterli rol modelinin bulunmayışı. Çoğu zaman böyle bir rol modeli olarak anne, teyze, abla seçilirse de bazı kızlar başka kadınları da alabilirler. Eğer uygun bir rol modeli yoksa, adolesan çağındaki kızların gelişimi önemli ölçü-de engellenir.
4-Aşırı dinsel inançlar. Din adamlarının önerilerinin ötesinde dinsel inançlar taşıyan kadın veya erkekler, cinsel açıdan da-ha az aktif olabilirler. Ancak, l00.000 kadın üzerinde yapılan Redbook araştırmasına göre, dini inançlarına daha bağlı olduklarını söyleyen kadınların, kendilerini Allah a inanmayan veya dinsiz olarak niteleyenlere göre cinsel açıdan daha aktif oldukları saptanmıştır. Bu nedenle cinsel fonksiyonları, dine bağlılığın değil, aşırı veya nörotik dinsel inançların olumsuz yönde etkilediği söylenebilir.
5-Güvenilir, emin, sosyal açıdan kabul edilebilir ve özel bir atmosferde, ödüllendirici ve destekleyici koşullarda deneyime girişme olanağını bulamama.
6-Eşin erken ejakülasyon sorunu olması (5. faktörle ilgili)
7-Eşin ereksiyon sorununun olması (5. faktörle ilgili)
Bu yedi faktör içinde en önemli olanlar ilk ikisidir.
Orgazm olmayı öğrenmek tek başına, bir eş ile birlikte, terapi grubunun bir üyesi olarak veya danışmanlık hizmetleri sonucunda, gerçekleştirilebilir. Eşin varlığı olmaksızın, kendi kendine stimülasyon, öğrenme sürecini büyük ölçüde kolaylaştırır. Kendi kendine stimülasyonu kabul etmeyenler ise, basınçlı bir su kaynağı veya vibrator kullanarak orgazm olmayı öğrenebilirler.
Sekonder Anorgazmi
Geçmişte orgazmik fonksiyonlar var iken, daha sonra bu yeteneğin kaybedilmesine sekonder anorgazmi denir. Orgazm olabilme yeteneğini yitiren kadınların çoğunda bir nedensel olay vardır. Bu olay alkolizm, depresyon, üzüntü, ilaçlar, hastalık, veya menopoza ilişkin östrojen azlığı olabilir. Neden, kadının cinsel değerler sistemini zedeleyen herhangi bir olay da olabilir.
Dikkatle soruşturulduğunda hemen her kadın, kendisinden, eşinden, ilişkilerinden ve cinsel etkileşimlerinden neler beklediğinin bilincindedir. Bunlar kabaca, biyofiziksel ve psikososyal gereksinimler olarak sınıflandırılabilir. Bu gereksinimler doyurulmadığı sürece kadın cinsel açıdan tepkisiz kalacaktır. Karşılanmamış bir gereksinimin farkına varılıp düzeltildiğinde sorun genellikle çözülür. Bu cinsel değerler sıcak, rahat ve özel bir yer gereksinimi kadar basit olabileceği gibi, güven, aşk, saygı ve içtenlik gereksinimi gibi, çok daha karmaşık olabilir.
Koşula Bağlı Anorgazmi
Bazı kadınlar, bazı özel durumlarda, orgazm oldukları halde, koşullar değiştiğinde orgazma ulaşamazlar. Çok sayıda kadın kendi kendine stimülasyon, eşinin elle veya oral stimulasyonu veya vibratör kullanarak orgazm olabildikleri halde, sadece penis-vajen ilişkisiyle orgazma ulaşamazlar (veya kadın, sadece belli bir eş ile orgazm olabilir). Bu gibi durumlar hastalık olarak ele alınmamalı, normal cinsel davranış sınırları içinde kalan bir varyasyon olarak kabul edilmelidir. Ancak kadın, bu cinsel davranışının değişmesini istiyorsa yardım önerilmelidir.
Bu tür yakınmaları olan kadınlar, tek başlarına veya eşleri ile birlikte, orgazm olmasını önleyen faktörlerin neler olduğunu belirlemeye çalışmalıdırlar. Bu faktörler yorgunluk, başka duygusal bozukluklar, cinsel ilişkide bulunmak istemediği halde zorlanma veya eğinin cinsel fonksiyon bozukluğu olabilir. Kadına, gereksinimlerini eğine daha iyi anlatması, sorunu nedeniyle endişelenmemesi, başarmaktan çok, duygularına önem vermesi ve istemli kas kasılmaalrını artırması öğütlenebilir.
Bu gibi insanlarda, "kadın üstte" olduğu pozisyonlar önerilebilir. Bu pozisyon klitorisin penis tarafından daha çok uyarılmasına ve kadının hareketlerini daha iyi kontrol edebilmesine olanak sağlar. Ayrıca, "köprüleme"de yararlı bir teknik olabilir.
"Köprüleme", başarılı olan cinsel uyarı tekniğinin, istenen teknikle birlikte kullanılarak vücuda, istenen teknikle orgazm gerçekleştirmenin öğretilmesidir. Örneğin, el stimulasyonu ile orgazm olduğu halde penis-vajen ilişkisinde bunu başaramayan kadınlara, düzenli olarak, bu iki tekniğin birlikte uygulanması önerilir. Bu eğitim süreci, çoğu kez bir yıldan uzun süre alır.
Raslantısal Anorgazmi
Bazı kadınlar, orgazm olabildikleri halde, orgazm sıklığını kendileri için yeterli düzeyde bulamayabilirler. Daha sık orgazm olabilmeyi isteyen bu kadınlar, genellikle gergin ve dikkatleri kolayca dağılabilen bir yapıya sahiptirler veya tepkilerini artıracak kas kasılmalarını kullanmazlar. Bu tip kadınlar, kontrollerini kaybetmekten, içgüdüleri ile hareket etmekten hoşlanmazlar. Yaşamlarının diğer alanlarında da kontrollü hareket etme isteği ön plandadır, çoğunlukla konularında uzman, saygın, çeşitli mesleki ve sosyal kurumlarda sorumluluk alabilen kadınlardır. Ev hanımı olarak titizdirler. Diğer taraftan, seksten çok fazla hoşlanmazlar. Terapi, cinsel duyguları her zaman kontrol etme gereksiniminden vazgeçmeye yönelmelidir.
