Cinsel Arzu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cinsel Arzu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cinsel Uyarı Bölgeleri

8 Ekim 2009 Perşembe

İnsan gövdesindeki cinsel uyarı bölgeleri ya da cinsel uyarıya yatkın bölümler yalnızca üreme organları değildirler. Kadınlarda, tüm gövdeyi kaplayan deri, cinsel bakımdan az ya da çok uyarılabilecek niteliktedir, insan gövdesinde bulunan en belli başlı cinsel uyan bölgeleri aşağıda sıralanmıştır.

Penis

Penisin çeşitli bölümleri arasında en duyarlı olanı, glans adı verilen penis ucudur. Bunun da özellikle alt bölümü, yarığın tam gerisinde bulunan kısım, en duyarlı yanıdır. Penisin sapı ve özellikle köküne yakın bölümü en az duyarlı bölgedir. Bununla birlikte, ritmik olarak uygulanan bir uyarıya karşılık verir.

Klitoris

Kadında klitoris penisin karşılığıdır. Dış deri normal olarak klitorisi kaplamakta olup, klitoris başının (erkekteki penis ucunun karşılığı) ilk anda göze çarpmasını önler. Uyarıya çok yatkın olup, dokunmaya, ritmik baskıya ve her şeyden çok devamlı fakat aralıklı bir uyarıya karşılık verir. Klitorisin aralıksız olarak uyarılması genel olarak iyi birşey değildir. Kadında, gıdıklanmayı andıran, karşı koyulması, dayanılması son derece güç bir duygu uyandırabilir. Klitorise karşı özel bir ilgi gösteren bir erkek, bu noktanın çevresini uyararak da aynı sonuca erişebileceğini, kadının coşkusu için klitorisin kendisine dokunmanın kesinlikle gerekli olmadığını öğrenmelidir.

Küçük Dudaklar (Labia Minora)

Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya karşı son derece duyarlıdır. Bir iç dudaktan başlayarak klitorisin üstünden de geçerek öbür iç dudakta son bulan bir tür döner uyarı uygulandığı zaman kadının cinsel coşkusu belirli bir şekilde artar.

Döl Yolu Ağzı

İdrar deliği ile döl yolu ağzını içine alan bölge de son derece duyarlıdır.

Döl Yolu

Döl yolunun ağzındaki sfenkter çemberi her hangi bir baskı altında kaldığı zaman daralır. Döl yolunun ön bölümüne, aşağı doğru parmaklar ile uygulanan ritmik baskı, çok keskin bir cinsel coşkuya yol açar. Döl yolu duvarları dokunmaya karsı fazla duyarlı olmadıkları için, penisin döl yoluna girmesinden duyulan cinsel coşku, daha. çok ruhsal bir coşkudur. Döl yolu içini doğrudan doğruya uyarmaya kalkmak bu bakımdan tüm anlamsız olmasa bile, tırnakların bu bölgeyi zedeleme ihtimalleri vardır. Parmakların döl yolu ağzından daha ileri gitmemeleri öğütlenir. Klitorisin dibi uyarıldığı zaman döl yolu ağzında da cinsel coşku duyulur.

Serviks

Aslında bu bölge dokunmaya karşı duyarlı değildir. Kadın serviksin uyarıldığını sanabilir; ama bu, penisin çok derinlere girmesinden dolayı meydana gelen basıncın peritoneum'u (döl yatağı yüzeyini kaplayan doku] etkilemesi ve derinlere giren penisin genellikle bir seri tepki yaratması yüzündedir. Bu bölgeyi erkeğin parmakları ile uyarmaya çalışması doğru değildir, çünkü eşini yaralayabilir.

Büyük Dudaklar (Lâbia Majora).

Erkeğin teslis torbalarını andırır Kadının cinsel duygularının uyanmasında önemli bir rol oynamaz ama penis üzerinde uyarıcı bir etkisi olabilir.

Testis Torbaları (Scrotum)

Cinsel uyarı ile doğrudan doğruya pek ilişkisi yoktur. Bazı erkekler, testis torbalarının avuç içinde tutulup parmaklar ile uyarılmasından coşku duyarlar. Çoğu erkekler ise testis torbaları biraz fazla sıkıldığı zaman acı duyarlar. Bununla birlikte testis torbalarının bir avantajlı yanı vardır: cinsel birleşme sırasında kadının gövdesine hafifçe değerler ve bu çoğu kez kadına zevk verir.

Apış Arası

Döl yolu ağzı (ya da penis kökü) ile anus (makat) arasında kalan bölge dokunmaya karşı duyarlıdır. Bu bölgenin orta bölümü özellikle basınca karsı duyarlıdır.

Anus (Makat)

Bu bölgedeki cinsel duyular kişiye ve ruhsal etkilerin derecesine göre değişir. Makat ile cinsel organ aynı kaslar ile birbirlerine bağlı olduklarından, gerek erkekte gerekse kadında, cinsel organlar uyarıldığı zaman makat küçülür ve makat uyarıldığı zaman da, cinsel organlar kasılır.

Memeler

Kadınlarda memeler dokunmaya karşı duyarlıdırlar Ritmik bir basınç ve uyarı hareketi cinsel duyguların çoğalmasını sağlayabilir. Özellikle meme uçları, klitoris kadar duyarlıdır. Kadının memeler yolu ile duyduğu uyarı aynı anda döl yatağına ve diğer cinsel organlara aktarılır. Bazı kadınlar, meme uçlarının öpülmesini ya da emilmesini cinsel organların uyarılmasına tercih ederler. Bu arada, analık duygularının kadının ruhsal yapısında tuttukları yeri de göz önünde bulundurmak gerekir. Bir takım kadınlar, sırf analık duygularının ağır basması yüzünden memelerinin uyarılmasından cinsel coşku duymazlar. Cinsel bakımdan, erkek memesi kadın memesine oranla çok daha az duyarlıdır.

Ağız

Dudaklar, dil ve ağızın diğer bölümlerinde, en az cinsel organlarda olduğu kadar cinsel duyu bulunmaktadır. Memeler ya da cinsel organlar uzun uzun öpüldüğünde cinsel coşku geniş ölçüde artar.

Kaba Etler

Kaba ellerdeki kaslar kasıldığı zaman cinselcoşku artar. Bu nedenle, cinsel birleşme sırasında gerek kadın gerekse erkekler, bilinçli ya da bilinçsiz olarak kaba etlerinde bulunan kasları kasarlar. Bu kasılmanın sonucu olarak makat da küçülür ve böylece cinsel organlar uyarılmış olur, döl yolu kasları gerilir, döl yolu ağzı daralır; erkekte ise penis sertleşir.

Bacaklar

Bacakların iç bölümleri cinsel uyarıya karsı keskin bir tepki gösterirler.

Diğer Bölgeler

Bazı kimselerin gövdelerinde, yukarda sayılanların yanı sıra gelişmiş bir takım cinsel uyarı bölgeleri vardır. Bunlar genellikle, gözler, kulaklar, ense, boyun, koltuk altlan, göbek, karın, bel, sırt, kasıklar, göğsün iki yanı ve bunların çevresindeki bölgelerdir. Saçların ve bazı bölgelerdeki kılların hafif hafif okşanması da bazı durumlarda cinsel duyguları uyandırabilir.

Cinsel İlişki Pozisyonları Nasıldır?

6 Ekim 2009 Salı

İnsanların düşgücü derecesine göre 40-50 arasında değişen bilinen pozisyonlar arasında, Batı toplumlarında önceliği, kadının sırtüstü yattığı yüzyüze pozisyona vermek uygun olur. Bu pozisyonun, dölyoluna giriş sırasında bızırı uyarmak üstünlüğü vardır. Elle ya da ağızla yapılan bir uyarıyla sertleşip şişebildiğinden, bızır kamışa benzetilebilir. İki çatı kemiği arasında olduğundan, dölyoluna giriş sırasında uyarılabilir. Kinsey raporuna göre, soru yöneltilen kişilerin yüzde 70′i, bundan başka pozisyon denemediklerini söylemişlerdir.

Bundan sonra en sık uygulanan pozisyon, erkeğin sırtüstü yattığı, kadının yüzü erkeğe dönük olarak onun üstüne oturduğu pozisyondur. Bu pozisyonun çok az dölleyici olma üstünlüğü vardır. Çünkü bu durumda, dikey olan dölyolu, spermayı tutamaz. Buna karşılık, önceki, yani yüzyüze pozisyon, döllenmeyi kolaylaştırır. Çünkü dölyatağı, boynunda bulunan kıvrımı kendi ağırlığıyla düzeltir, spermatozoyitlerin dölyatağı borularına doğru çıkmalarına izin verir. Erkeğin sırtüstü yattığı pozisyonun eski toplumlarda yeğ tutulduğu sanılmakta, bu nedenle «antik biçim» diye adlandırılmaktadır. Gerçekten, taş devrinden kalma bir resimde, bu pozisyonda bir çift görülmektedir. Bu, en eski cinsel ilişki resmidir. Aynı pozisyona Pompei yıkmtılarmdaki genelevlerdeki fresklerde de raslanır. İlkel toplumlarda, kadının sırtüstü yattığı «modern» pozisyon da yaygındır.
cinsel-iliski
Kadının dizleri üstüne eğildiği pozisyon, kırda yaşayan ve hızlı cinsel ilişkide bulunan bazı topluluklara özgüdür. Öteki toplumlarda da oldukça sık raslanan bu pozisyonun, bızırı uyarmama sakıncası vardır. Bu nedenle, elle yardım edilmezse, kadın orgazma varmayabilir. Bununla birlikte, en «doğal» ilişkinin böyle olması gerektiğini savunanlar vardır. Gerekçe olarak kadın hatlarının, kamış ve dölyolu biçiminin daha kolay uyum sağladığını ileri sürerler. Gerekçeleri bir de, maymunların da bu pozisyonu uygulamalarına ve atalarımız olmalarına dayanır. Buna karşıt olarak, maymunların eşcinsle ve karşı cinsle aynı mutlulukla ilişkide bulundukları ve buna dayanarak (eşcinsellik geçmişimizde yadsınmayacak ölçüde varolmasına ve hâlâ raslanmasına karşın), bütün erkeklerin normal denilen ilişkilere ek olarak eşcinsellik yaptıklarının ileri sürülemeyeceği söylenebilir. Taş devrinden bu yana zihinsel işlevleri çok gelişmiş olan ve düşleme, soyutlayabilme gücü bulunan modern erkek için, kadın, taş devri insanınkine oranla çok farklı bir anlam taşır. Bu pozisyon kadına edilgin bir rol verir, temas çok azdır ve eşin görülmesi, öpüşme gibi uyaranlar yoktur. Bu da, kucaklaşmadan alınacak zevki azaltma sakıncası taşır.

Kadının sırtüstü yattığı pozisyon da, aynı biçimde, kadına edilgin bir rol verir. Bununla birlikte, kadın, dizüstü olduğu pozisyona oranla daha etkin olabilir.

Seçimleri eşlere kalan başka pozisyonlar da vardır. Sözcüğün toplumsal ya da ahlaksal anlamında «iyiler» ya da «kötüler» yoktur. Seçilen pozisyon arzulara, zevklere ve herkesin ruhsal yapısına bağlıdır.

Cinsel uyarı bölgeleri

İnsan gövdesindeki cinsel uyarı bölgeleri ya da cinsel uyarıya yatkın bölümler yalnızca üreme organları değildirler. Kadınlarda, tüm gövdeyi kaplayan deri, cinsel bakımdan az ya da çok uyarılabilecek niteliktedir, insan gövdesinde bulunan en belli başlı cinsel uyan bölgeleri şu şekilde sıralanmıştır.

Penis

Penisin çeşitli bölümleri arasında en duyarlı olanı, glans adı verilen penis ucudur. Bunun da özellikle alt bölümü, yarığın tam gerisinde bulunan kısım, en duyarlı yanıdır. Penisin sapı ve özellikle köküne yakın bölümü en az duyarlı bölgedir. Bununla birlikte, ritmik olarak uygulanan bir uyarıya karşılık verir.

Klitoris

Kadında klitoris penisin karşılığıdır. Dış deri normal olarak klitorisi kaplamakta olup, klitoris başının (erkekteki penis ucunun karşılığı) ilk anda göze çarpmasını önler. Uyarıya çok yatkın olup, dokunmaya, ritmik baskıya ve her şeyden çok devamlı fakat aralıklı bir uyarıya karşılık verir. Klitorisin aralıksız olarak uyarılması genel olarak iyi bir şey değildir. Kadında, gıdıklanmayı andıran, karşı koyulması, dayanılması son derece güç bir duygu uyandırabilir. Klitorise karşı özel bir ilgi gösteren bir erkek, bu noktanın çevresini uyararak da aynı sonuca erişebileceğini, kadının coşkusu için klitorisin kendisine dokunmanın kesinlikle gerekli olmadığını öğrenmelidir.

Küçük Dudaklar (Labia Minora)

Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya karşı son derece duyarlıdır. Bir iç dudaktan başlayarak klitorisin üstünden de geçerek öbür iç dudakta son bulan bir tür döner uyarı uygulandığı zaman kadının cinsel coşkusu belirli bir şekilde artar.

Döl Yolu Ağzı

İdrar deliği ile döl yolu ağzını içine alan bölge de son derece duyarlıdır.

Döl Yolu

Döl yolunun ağzındaki sfenkter çemberi her hangi bir baskı altında kaldığı zaman daralır. Döl yolunun ön bölümüne, aşağı doğru parmaklar ile uygulanan ritmik baskı, çok keskin bir cinsel coşkuya yol açar. Döl yolu duvarları dokunmaya karsı fazla duyarlı olmadıkları için, penisin döl yoluna girmesinden duyulan cinsel coşku, daha çok ruhsal bir coşkudur. Döl yolu içini doğrudan doğruya uyarmaya kalkmak bu bakımdan tüm anlamsız olmasa bile, tırnakların bu bölgeyi zedeleme ihtimalleri vardır. Parmakların döl yolu ağzından daha ileri gitmemeleri öğütlenir. Klitorisin dibi uyarıldığı zaman döl yolu ağzında da cinsel coşku duyulur.

Serviks

Aslında bu bölge dokunmaya karşı duyarlı değildir. Kadın serviksin uyarıldığını sanabilir; ama bu, penisin çok derinlere girmesinden dolayı meydana gelen basıncın peritoneum’u (döl yatağı yüzeyini kaplayan doku etkilemesi ve derinlere giren penisin genellikle bir seri tepki yaratması yüzündedir. Bu bölgeyi erkeğin parmakları ile uyarmaya çalışması doğru değildir, çünkü eşini yaralayabilir.

Büyük Dudaklar (Lâbia Majora)

Erkeğin teslis torbalarını andırır Kadının cinsel duygularının uyanmasında önemli bir rol oynamaz ama penis üzerinde uyarıcı bir etkisi olabilir.

Testis Torbaları (Scrotum)

Cinsel uyarı ile doğrudan doğruya pek ilişkisi yoktur. Bazı erkekler, testis torbalarının avuç içinde tutulup parmaklar ile uyarılmasından coşku duyarlar. Çoğu erkekler ise testis torbaları biraz fazla sıkıldığı zaman acı duyarlar. Bununla birlikte testis torbalarının bir avantajlı yanı vardır: cinsel birleşme sırasında kadının gövdesine hafifçe değerler ve bu çoğu kez kadına zevk verir.

Apış Arası

Döl yolu ağzı (ya da penis kökü) ile anus (makat) arasında kalan bölge dokunmaya karşı duyarlıdır. Bu bölgenin orta bölümü özellikle basınca karsı duyarlıdır.

Anus (Makat)

Bu bölgedeki cinsel duyular kişiye ve ruhsal etkilerin derecesine göre değişir. Makat ile cinsel organ aynı kaslar ile birbirlerine bağlı olduklarından, gerek erkekte gerekse kadında, cinsel organlar uyarıldığı zaman makat küçülür ve makat uyarıldığı zaman da, cinsel organlar kasılır.

Memeler

Kadınlarda memeler dokunmaya karşı duyarlıdırlar Ritmik bir basınç ve uyarı hareketi cinsel duyguların çoğalmasını sağlayabilir. Özellikle meme uçları, klitoris kadar duyarlıdır. Kadının memeler yolu ile duyduğu uyarı aynı anda döl yatağına ve diğer cinsel organlara aktarılır. Bazı kadınlar, meme uçlarının öpülmesini ya da emilmesini cinsel organların uyarılmasına tercih ederler. Bu arada, analık duygularının kadının ruhsal yapısında tuttukları yeri de göz önünde bulundurmak gerekir. Bir takım kadınlar, sırf analık duygularının ağır basması yüzünden memelerinin uyarılmasından cinsel coşku duymazlar. Cinsel bakımdan, erkek memesi kadın memesine oranla çok daha az duyarlıdır.

Ağız

Dudaklar, dil ve ağzın diğer bölümlerinde, en az cinsel organlarda olduğu kadar cinsel duyu bulunmaktadır. Memeler ya da cinsel organlar uzun uzun öpüldüğünde cinsel coşku geniş ölçüde artar.

Kaba Etler

Kaba ellerdeki kaslar kasıldığı zaman cinsel coşku artar. Bu nedenle, cinsel birleşme sırasında gerek kadın gerekse erkekler, bilinçli ya da bilinçsiz olarak kaba etlerinde bulunan kasları kasarlar. Bu kasılmanın sonucu olarak makat da küçülür ve böylece cinsel organlar uyarılmış olur, döl yolu kasları gerilir, döl yolu ağzı daralır; erkekte ise penis sertleşir.

Bacaklar

Bacakların iç bölümleri cinsel uyarıya karsı keskin bir tepki gösterirler.

Diğer Bölgeler

Bazı kimselerin gövdelerinde, yukarda sayılanların yanı sıra gelişmiş bir takım cinsel uyarı bölgeleri vardır. Bunlar genellikle, gözler, kulaklar, ense, boyun, koltuk altlan, göbek, karın, bel, sırt, kasıklar, göğsün iki yanı ve bunların çevresindeki bölgelerdir. Saçların ve bazı bölgelerdeki kılların hafif hafif okşanması da bazı durumlarda cinsel duyguları uyandırabilir.

(Türkçebilgi)

Sevişmeyi Eğlenceli Hale Getirin!

İnsan hayatında mutlu ve uyumlu bir cinsel birlikteliğin ne kadar önem taşıdığını artık bilmeyen yok. Ancak ne yazık ki bazen cinsel ilişkiler keyif yerine, sıkıntı veya rahatsızlık boyutuna ulaşabiliyor. Tabii çoğu insan da böyle durumlarda ne yapacağını bilmediği için, bunu bir sorun olarak yaşamaya devam ediyor. Hatta bir süre sonra cinsel soğukluk bile başlayabiliyor. İşte bu tip sorunları hayatınızdan uzaklaştırmak için, cinsel dünyanızda bazı yenilikler yapmanız gerekiyor. Bunun için size şunları önerebiliriz...

Cinsellik için de uygun zamanı bekleyin!
Partnerinizle birbirinizi sevmeniz, her an onu arzulayacağınız anlamına gelmiyor. Bazen birbirinizi arzulama saatleriniz çatışabilir. Fakat endişelenmenize gerek yok, çünkü bunu ayarlamanız mümkün. Nasıl mı?
Eşinizle sevişmek istediğiniz zaman, bunu ona açıkça gösterin veya ifade edin. Yaklaşımınıza olumsuz yanıt verse bile, bu tarzınızdan vazgeçmeyin ve aşk oyununu siz başlatın. Uyarıldığını hissettiğiniz anda kulağına onun sevdiği bir pozisyonu ya da fanteziyi fısıldayın. Bir başka öneri ise; önce banyo yapın ve eşinizin sevdiği kokuları sürünün, ardından onun en sevdiği iç çamaşırları giyinin ve ona yavaş yavaş yaklaşmaya başlayın.

Romantizm kokan bir ortam yaratın
Cinsel birliktelik için ortam son derece önemlidir. Bulunduğunuz odanın loş ve sade olmasına dikkat edin. Unutmayın ki, odada bulunan her parça eşya, insan beyni üzerine uyarıcı bir etki yaratıyor. Önce romantik bir akşam yemeği hazırlayın, yemek esnasında eşinizin kulağına sevişmek istediğinizi söyleyin. Eğer gündüz vakti sevişmek istiyorsanız, ortama romantik bir hava katmak için loşluk verin, ancak asla tamamen karartmayın.

Kafanızdaki önyargılardan kurtulun
Sağlıklı bir cinsel yaşamın temelinde çocukluk döneminin etkileri yatabiliyor. İnsanın başka biriyle mutlu bir beraberlik kurması, onu sevmesi ve sayması için öncelikle kendini çok iyi tanıması, sevmesi ve güvenmesi gerekir. Çocukluğunda sevgi ve şefkat gören biri, bu davranışları ilerideki yaşantısına da yansıtabiliyor. Ancak geçmişinde bazı temel gereksinimlerden yoksun veya sağlıksız yetişmiş kişiler, bunun yarattığı duyguları atması ve kendini yetiştirmesi gerekiyor. Bu nedenle, öncelikle kafanızdan "İyi kızlar cinsellikten zevk almaz veya ilk adımı atmaz" gibi düşünceleri atın ve eşinizle konuşarak beyninizdeki saplantılardan kurtulun. Gerek duyarsanız, bir uzmandan yardım da alabilirsiniz.

Vücudunuzla barışık olun
Günümüzde gerek medya, gerekse toplumun koyduğu bazı güzellik normları nedeniyle, birçok kadının kafası estetik konularda karışabiliyor. Hatta çoğu kadın vücudunu ayna karşısında çıplak izlediğinde, görüntüsünden hoşnut kalmayabiliyor. Böyle bir durumda da şu tip bir çelişki doğuyor; kendi vücudunuza bakmaktan hoşlanmazken, eşinizin bundan zevk almasını nasıl bekleyebilirsiniz? Bunu yenmeniz için size sık sık aynada çıplak vücudunuza bakmanızı öneriyoruz. Kendinizi inceleyerek, her bir kıvrımınızın ne kadar çekici olduğuna gözlerinizle şahit olun ve bu güzelliği de eşinizden gizlemeyin. Kendinizi ve vücudunuzu sevdiğiniz zaman, mutlu dakikalar yaşamanıza hiçbir şey engel olamaz. Unutmayın ki, en seksi kadın kendine güvenen kadındır!

Karşılıklı zevk alın
Ülkemizde çoğu kadın, eşini tatmin etmek adına, tamamen kendi zevkinden uzak bir cinsel birliktelik yaşayabiliyor. Bu belki erkeğe zevk veriyor, ancak burada unutmamak gereken bir nokta var; siz ne kadar eşinizi memnun etmeye çalışsanız da, bu eşiniz için sizin de zevk aldığınız anlardan daha güzel olamaz. Bu nedenle birlikliklerinizi karşılıklı zevk alacağınız dönemlere denk getirmeye bakın. Unutmayın, eğlenebilmek için önce cinsellikten karşılıklı zevk almayı öğrenmelisiniz!

Hassas noktalarınızı keşfedin
Her insanın duyarlı olduğu erojen bölgeleri farklı. Kadınlarda bu noktalar genellikle; yüz, el, ayak, boyun, göğüs ve omuz bölgeleri. Erkeklerde ise yüz, el, ayak, omuz, karın ve kasık bölgeleri. Eğlenceli bir cinsellik için, öncellikle hafif ve yumuşak dokunuşlarla eşinizin ayağına masaj yaparak başlayın. Ayaklarına konduracağınız küçük öpücükler, eşinizi tahmin edemeyeceğiniz kadar tahrik edecek. Omuzlarına ve göğüslerine yağla yapacağınız masaj da aynı etkiyi gösterecek. Sonra yavaş yavaş alt bölgelere inebilirsiniz. Eşinizde ve kendinizde bulunan duyarlı noktaları keşfederek, cinsel hayatınızda unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz.

Takıntılarınızdan kurtulun
Her zaman yatak odasında sevişecek değilsiniz. Neden biraz da başka mekanları tercih etmiyorsunuz? Bu nedenle, eşinizi arzuladığınızda onu yatak odasına sürüklemekten vazgeçin. Eşinizle hemen o anda ve bulunduğunuz yerde sevişin. Salon, mutfak, banyo; nerede olduğunuz hiç önemli değil.
Eşinizle sevişirken değişik pozisyonların gizemini keşfedin. Bunun için hayal gücünüze başvurun. Neler yapabileceğinizi partnerinizle konuşun ve birlikte kararlar alın.

Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır

Kadının Orgazmı

Evlilik yaşamında kadının orgazmı değil, orgazm olamaması büyük bir sorun oluşturur. Kadınların birçoğunda rastladığımız cinsel sorunların arasında, masturbasyon ve orgazmdan, cinsel birleşme sırasında orgazma ulaşmayı öğrenmeye geçişte büyük güçlük çekmeleri geliyor.

Kadının orgazmını ve geçen olayları daha iyi anlayabilmek için orgazmı dört aşamada incelemek uygun olur. Bunlar sırasıyla uyarım, gerilim, doyum ve gevşeme.
Bu olaylar sırasında üç önemli fizyolojik durum görülür. Jenital organlarda kan toplanması, kaygan sıvı salgılanması ve adale kasılmaları.

1. Uyarım: Uyarım beyne gider. Beyinden kalkan ve omurilikten çıkan uyarı sonucu iç ve dış dudaklar ve bızıra kan gelir ve bu kısımların şişip, renk değiştirmesine neden olur. Dış dudaklar yanlara doğru çekilerek, döl yoluna girişi kolaylaştırır. Bu organlar dokunmaya, cinsel uyarıma artık çok duyarlı hale gelmiştir. Memelerin uçları sertleşir ve memeler tümüyle büyürler. Dölyolu duvarlarından, kayganlaştırıcı bir sıvı salgılanır. Solunum hızlanmış, nabız sayısı yükselmiştir. Uyarımın arttığı bir sırada dölyatağı dikilir ve çadır fenomeni dediğimiz dölyolunun üst kısmının genişlemesi görülür. Ayrıca “sex flash” denilen derinin kırmızılaşması göze çarpar.

2. Gerilim: Cinsel doyumdan başka bir şeyle artık kişinin pek ilgilenmediği, cinsel hazza ulaşmak için uğraşılan bir devredir gerilim. Çeşitli aşk oyunlarıyla fiziksel ve duygusal bütünleşmeye yönelinir. Dölyolunun 1/3’lük giriş kısmı gerilim sırasında penisi kavrayıcı bir şekilde daralır. Orgazmik manşet dediğimiz, adaleler orgazm kasılmasına geçişe hazırdırlar. Bu salgılar aygıtlarla yapılan ölçümler sonucu saptanmıştır.

Bu gerilim safhası doyuma ulaşabilmek için çok önemlidir. Eğer gerilim süresi ve niteliği kadının gereksinmesine uygun değilse kadın orgazma ulaşamaz. Daha önce de dediğim gibi; orgazm, öğrenilebilen bir reflekstir. Bu nedenle orgazma ulaşmak için kadının çaba göstermesi, kendini tutup kasmaması gerekir.

3. Doyum (Orgazm): Gerilimim sonunda, kadın denetleyemediği ve denetlemek istemediği gerilimin kendini aştığını hisseder. Orgazmın tarifi çok zordur. Genelde kadının leğen boşluğu ve derinlerinde dölyolunun orgazm manşeti denilen bölümünde birbirini takip eden kasılmalarla kendini belli eder. Sanki bir silkinme nöbeti gibidir. Orta dereceli bir orgazmda kadın 3 - 5, kuvvetli bir orgazmda 8 - 12 kere kasılma hisseder. Başta karın bölgesi kasları olmak üzere, hepsi kasılır. Makat çevresi adalelerinde de şiddetli kasılmalar olur. Bu kasılmalarda beyinden salgılanan oksitosin (oxytocin) ve prolaktin hormonunun etkisi olduğu son yıllarda ortaya konmuştur. Kadında orgazma ulaşmaya, Türkçe’de gelme denir. Bu “gelme” erkekteki boşalmaya uyar. Fakat her kadın ve erkeğin her cinsel birleşmede aynı zamanda orgazma ulaşması mümkün değildir.

Kadının “gelmesi ”si sırasında kadından da bir sıvı (ejakulat) gelir. Bu 0 - 250 ml arasındadır. Fakat pek çok kadın bunun farkında değildir. Ancak bu sıvı çok miktarda salgılandığında dikkat çeker. Kadından gelen sıvı (ejakulatı) idrar yolu deliğinin her iki yanındaki iki ufak skene bezi adı verilen salgı bezinden kaynaklanır.

4. Gevşeme: Cinsel dürtü ve doyuma ulaştıktan sonra yapılmış istatistik elimizde pek çok veri var. Ülkemizde Söz Gazetesi’nin yaptığı bir araştırmanın verilerini sunuyorum. Bu verilerin tümüyle Türkiye’deki yaşamı yansıttığına inanmıyorum. Gelen mektuplardan, hasta ve çevresindeki aynı sorunu olan, orgazm olamayan kadınların yakınmaları değerlendirildiğinde bu cinsel sorunun daha büyük boyutlarda olduğu izlenimi doğuyor. Ankete katılan kadınların profili şöyle: yüzde 33’ü 22 - 25 yaş arası, yüzde 32’si 26 - 30 yaş arası, yüzde 14’ü 31-35 yaş arası, geri kalan grup ise 35 yaşın üstünde. Eğitim durumları da şöyle: yüzde 49’u üniversite mezunu, yüzde 32’si lise mezunu, yüzde 12’si üniversite üstü eğitim görmüş, yüzde 7’si ise ortaokul mezunu. Anketimize katılan kadınların tümü çalışıyor, yüzde 51’i bekar, yüzde 34’ü evli ve yüzde 15’i ise dul.

“Orgazm oluyor musunuz?” sorusunu, kadınların yüzde 48’i “Evet, çoğunlukla”, yüzde 38’ i “Evet, bazen” diye yanıtlıyor. Kadınların yüzde 3’ü hiç orgazm olmadığını söylerken, yüzde 14’ü bu soruyu yanıtsız bırakıyor. “Orgazm taklidi yaptınız mı?” sorusunu “Hayır, yapmadım” diye yanıtlayanlar çoğunlukta. Kadınların, yüzde 29’u ise orgazm taklidi yapıyor. Yüzde 67 oranında kadın vajinal ve klitoral orgazmın ayrı doyum yolları olduğunu savunuyor. Kadınların yüzde 12’si soruyu yanıtlamıyor. Vajinal birleşmeden kadınların yüzde 59’ u fizikler, yüzde 32’ si psikolojik zevk aldığını açıklıyor, geri kalanlar soruya yanıt vermiyor.
Kadınların yüzde 39’u klitorisin uyarılmasıyla, yüzde 20’si ise birleşme sırasında doyuma ulaşıyor. Yüzde 13’ü oral, yüzde 8’i anal seksle orgazm oluyor. Kadınların yüzde 54’ü oral, yüzde 30’u da anal seks yaptığını söylüyor. Oral seksi zevk alarak yapan kadın oranı yüzde 87. Kadınlardan yüzde 56’ sı isteyerek, yüzde 19’ u da istemeyerek anal seks yaptıklarını belirtiyorlar. Kadınlar cinsel ilişki sırasında eşlerinden nasıl davranışlar bekliyorlar? Yüzde 34’ü erkeklerle yumuşak, sevecen ve yavaş sevişmek yanlısı. Erkeğin sert olmasını isteyen kadın sayısı ise oldukça düşük. 100 kadından sadece 9’u sertliği tercih ederken, kadınlar hızlı sevişmelerden hoşlanmadıklarını da söylüyorlar.

Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY

Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır

Erkeğin Orgazmı

Meninin erkeğin cinsel organından fışkırmasına, yani bu fiziksel olaya boşalma denir. Orgazm ise erkeğin bu boşalma sırasında hissettiğine denir. Genelde her ikisi de aynı anda olur. Yani erkek, peniste bir dizi kas kasılmasıyla meni fışkırırken (ejakülasyon), aynı zamanda cinsel uyarımın oluşturduğu, cinsel zevkin doruklaştığı orgazm duygusunu yaşar. Genellikle bu fiziksel ve duygusal olay aynı anda olur. Çok eskiden beri yaygın görüşe göre, erkek boşalırken orgazm olur veya orgazma ulaşınca boşalır. Yeni görüşlere göre, boşalma ve erkeğin orgazmını iki ayrı olgu olarak inceleme daha gerçekçi olur. Çünkü erkeğin masturbasyonda veya cinsel birleşmede bazen meniyi fışkırtıp boşaltığı halde, duygusal olarak orgazmı yaşamadığını, bazen boşalmadan da orgazmlar yaşayabildiği ileri sürülür.

Erkekde cinsel uyarımın belirtisi çok açıktır. Penis sertleşir ve dikilir. Cinsel uyarılma başlar başlamaz penise giden kan miktarı artar. Penisin üç ayrı bölgesinde bulunan süngerimsi doku kanla dolar. Bu bölgeye kan akımının hücumu fiziksel olarak penisin sertleşip, dikilmesine yol açar. Bu sertleşme sırasında bazı damarların kasılması sonucu penise gelip toplanmış kanın tekrar vücuda dönmesine engel olur. Ancak meninin boşalmasından sonra penisin yavaş yavaş sertliği kaybolur ve eski yumuşak haline döner.

Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY

Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır

Orgazm ve Orgazm Sorunları

Cinsel zevkin doruğundaki duyguya orgazm denir. Orgazm, cinselliğin güncelleşmesinden beri belki de en çok konuşulan ve yazılan konulardan biridir. Orgazmın fizyolojisi aşağı yukarı son kırk yılda yapılan araştırmalarla artık bugün oldukça iyi bilinen bir gerçektir. Fakat orgazmın kişiler tarafından duygusal olarak nasıl algılandığının tanımını yapmak çok güçtür. Kadında ve erkekte orgazmın yaşanması, hissedilmesi durumdan duruma değişiklik gösterir. Kadın ve erkek bazen olağanüstü diye niteleyeceği bir orgazm yaşayabilir.

İnsan ne yaparsa yapsın, ne kadar doyumlu bir orgazm yaşayacağını hiçbir zaman önceden kestiremez. İyi bir orgazm için çiftin arasında yakınlık olması ve cinselliklerini yaşamaya önem vermeleri gerekir.

Orgazmla ilgili en önemli bilgi, orgazmın öğrenilebilir olduğudur. Orgazm bir reflekstir ve özellikle kadınlar bu refleksi yaşamayı öğrenebilirler. Daha doğru bir deyimle, bu istemli bir reflekstir. Tıpkı idrar yapma ve dışkılama gibi öğrenilebilen bir reflekstir.

Orgazmın verdiği heyecan ve zevkin tanımını yapmak olanaksızdır. Orgazmı anlayabilmek için bu konudaki son gelişmelere göz atmakta fayda vardır. Psikanalist Freud, asrımızın başında klitoris orgazmının çocukça olduğunu, gerçek bir kadının vajinal orgazma ulaşması gerektiğini ileri sürmüştür. Altmışlı yıllarda orgazm, modern tıbbi seksoloji açısından Masters ve Johnson ikilisinin üreme biyolojisi araştırma laboratuvarında yaptıkları araştırmalar sonucu daha detaylı bir şekilde ortaya konmuştur. Daha sonraları Hite tarafından yapılan anketler bu konuda istatistiksel bilgiler vermiştir. Cinselliği, orgazmı elektrik açılıp, kapanması gibi sadece fiziksel bir olay olarak anlamamak gerekir. Jenital organlar, sinir uçlarıyla uyarılma noktaları açısından çok zengindir. Fakat her kadın her cinsel birleşmede orgazma ulaşamayabilir. Burada çift arasında genelde veya o birleşme sırasındaki dengenin ve iletişimin önemi büyüktür. Yoksa sadece jenital organların bir şeyler yapması, bir yerlere dokunması yetmez. Eşler, bütün bedensel ve cinsel benliklerini sonuna kadar, karşılıklı verip alabilmelidirler.

Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY
sexualth@superonline.com
Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır

Pozisyonlar

POZİSYONLAR



Misyoner pozisyonu
Bu pozisyon çiftler arasında en çok tercih edilendir. Kadın sırt üstü yatar, erkek karın üstü kadının üzerindedir.

Kadın için: Misyoner pozisyonu en çok tercih edilen pozisyon olmasına rağmen kadınların çoğu aslında bu pozisyonu sevmiyor. Çünkü misyoner pozisyonu kadının hareket alanını daraltıyor. Buna rağmen penis, bu pozisyonda vajinanın derinliklerine ulaşabildiği için tatmin edici bir pozisyon olarak biliniyor. Ancak, eğer partneriniz bir sumo güreşçisi ise uzak durun! Orgazm garantisi yüzde 80!

Erkek için: Bu pozisyonda bütün iş erkekte bittiği için biraz daha olgun ya da yaşlı erkekler bu pozisyonu pek sevmiyorlar. Erkek için çok fazla efor sarfedici olan bu pozisyon, ergenliğe yeni adım atmış olanların özel tercihi genelde! Ayrıca kontrolü elden bırakmayan, seksin temposunu elinde tutmak isteyen erkekler de bu pozisyonu tercih ediyorlar. Bu pozisyonun bir başka avantajı da erkeğin kadını rahatça öpebilmesi...



Jokey pozisyonu
Kadının üstte, erkeğin altta olduğu pozisyon.

Kadın için: Aslında bu pozisyon kendi içinde ikiye ayrılıyor. Kadın jokey pozisyonunda erkeğe yüzü dönük ya da sırtı dönük durabilir. Erkeğin yüzüne bakılmayacak gibiyse sırtnızı dönebilirsiniz yani! Tabii canınız nasırlı ayak görmek istiyorsa!..
Her iki durumda da bu pozisyonda kadının avantajı, fiziksel kondisyonuna göre ilişkinin hızını kendisinin ayarlayabilmesidir. Hükmetmeyi seven, otoriter kadınlar için bu pozisyon genel tercih nedeni!

Erkek için: Genelde bu pozisyona bayılırlar. Çünkü kendilerini bir seks kölesi gibi hissederler. Kadın onun üzerindedir ve ona hükmediyordur. Bunu düşünmek hoşuna gidebilir! Özellikle yaşlı ve tembel erkekler için ideal...



İkinci misyoner pozisyonu
İlkinden tek farkı, kadın bacaklarını erkeğin omzuna koyar.

Kadın için: Misyonerde yazılanlar aynen geçerli. Tek farkla. Penis bu pozisyonda vajinaya daha derin temas eder. G noktası uyarılır.

Erkek için: Bu pozisyonda erkek kalçasını daha rahat hareket ettirir. Ancak bu seksten uzun süre keyif almak isteyenler için uygun değil. Çünkü erkek çok çabuk orgazm olabilir.



X pozisyonu
Tarifi biraz zor... Kadın ve erkek yüzyüzeler. Bacakları makas gibi birbirine geçmiş. Yani misyoner pozisyonunun yanyana yatılan biçimi diyebiliriz.

Kadın için: Klasik 'hangi bacak senin' sendromu atlatıldıktan sonra başlanabilir. Eğer bacaklarınız esnekse tabii. Yoksa bu pozisyondan uzak durun. Çünkü bacaklarınız içiçe geçmişken hareket kabiliyetiniz sıfıra da inebiliyor. Penis, vajinayla temasta zorlanabilir.

Erkek için: Erkekler her türlü pozisyonu severler. Demek oluyor ki, bunu da seviyorlar. Ancak çoğu erkek, partnerinin bacağı diye kendi bacağını da okşayabiliyor :)



Köpek pozisyonu
Tarife gerek yok...

Kadın için: Porno yönetmenlerinin en sevdiği bu pozisyonu kadınlar pek tercih etmiyorlar. Çünkü bu şekilde penis doğrudan yumurtalıklara baskı yapıyor. Ve bu birçok kadın için rahatsız edici bir durum.

Erkek için: Erkeklerin daha az güzel kadınlarla bu pozisyonu tercih ettiğine dair bir iddia da var.



Kaşık pozisyonu
Kadın ve erkek yanyana yatıyorlar. Her ikisi de aynı yöne doğru bakıyor. Erkek, kadına arkadan yaklaşıyor.

Kadın için: Kaşık pozisyonunda seks, sarılmayla karışık olduğu için çiftler bu pozisyonu tercih ediyorlar: Duyguların daha derin gösterildiği bu pozisyon yazık ki kadınların orgazmı açısından tatmin edici değil. Ancak sabahları bu pozisyona başvurabilirsiniz. Ağız kokusu çekmektense :)

Erkek için: Biraz daha sert seksten hoşlanan erkekler için uygun bi pozisyon değil. Aama sabah yeni uyanmışsa ve kımıldayacak hali yoksa tercih edebilir.



Ayakta
Kadın ve erkek yüzyüze duruyorlar. Kadın bacakları ile erkeği sarıyor. Tabii bu durumda erkeğin bir duvara yaslanması gerekiyor.

Kadın için: Bu pozisyon kadın için çok keyifli olabilir. Çünkü penis hem vajinaya derin bir şekilde giriyor hem de partnerine sıkı bir şekilde sarılmış oluyor. Ama partner biraz daha ufak tefekse, güçsüzse ayakta sekse kalkışmayın. Zira düşeceğim tehlikesiyle zevk almanız güçleşir.

Erkek için: Erkekler için çok keyşif verici bir pozisyon değil. Ancak kaslı erkekler tercih edebilir. Çünkü bir süre sonra hem heyecandan hem de güç kaybından bacaklar titremeye başlayabilir.

Öpüşmek

Nasıl Öpüşülür?

1-Iyi öpüsebilmenin en önemli unsuru dudaklarinizi kullanabilmenizdir. Dudaklarinizin rahat ve yumusak olabilmesine özen gösterin. Uzun bir süre dudak dudaga temas çok etkili olacaktir.Dudaklarinizi partnerizin yanaklarinda ve boynunda dolastirmayi da ihmal etmeyin.
2-Nefesinizi kullanin.Boynunda ve kulaginda sizin hafifçe nefesinizi hissetmesi çok hosuna gidecektir
3-Dilinizi opüsmenin ilerleyen safhalarinda kullanmalisiniz.Ilk etapta partnerinizin dudaklarini yumusakça yalamaya baslayin. Partnerizi öpmeden dudaklarini nemlendirin. Öpüsmeye basladiginizda kendi dudaklarinizi da nemlendirmeyi unutmayin
4-Dilinizi partneriniz boynundan kulagina, geçtiginiz bölgeleri hafifçe yalayarak götürün. Kulak memesini de emebilirsiniz. Kulagini aginizla kapatip derin nefes alin.
5-Dilinizin ucunu partnerinizin kabul etmesini saglayin siz de onunkini. Bu oynasmadan sonra partnerinizin dilini hafifçe emmeye baslayin.Partnerinizin dudaklarini hafifçe emin ve yalayin.Çenesini hafifçe isirmaniz hosuna gidecektir
6-Partnerizin vücudundaki hassas bölgeleri ona sormadan bulmaya çalisin. Dudaklarinizla onun vücudunu kesfedin Genelde hassas olarak adlandirilan bölgeleri söyle siralayabiliriz;meme baslari,goguslerin arasi, kollarin alti, göbek çukuru.


1.kızın boynunu ıslattıktan sonra hafifce ufleyin (kudururlar
2.boyunave dudaklara abartmadan sert dil darbeleri ve dis gecirme olayına girin
3.her kızla aynı opusulmez kızın opusme stilini ogrenip olayı ona gore yonlendirin
4.eger kız cok guzel opusuosa baglantınızı kopartmayın.
kızları opmek o kadar zor bisi deildir bi kez ben trende yanıma oturmus olan ve tanımadıgım bi kızı yolculuk suresınde tavlayıp yalamıstım bile ve kız benim opustugum kızlar icinde en iyi opusen kızdı ve ben ancak 1 saat yaladım ve trenden indikten sonrada bi daa kızla gorusmedim ben bu salaklıgı yaptım siz yapmayın(bu arada tren olayı yalan veya abartı deil tam 4 yolculukta 3 kız bagladım ustuste 4duncudede baglıyodum kız telefon nomu istedi trenden bi indik bi golyat gelip kızı aldı erkek arkadasıymıs az daa kabagı yardırıyoduk eheehe)

Öpüşme şekilleri

Maceracı

Öpüşme tekniği:İstekleri bitmez ve oldukça sırnaşık bir şekilde öpüşür. Ayrıca öpüşme esnasında vücut temasına çok özen gösteren maceracı, bu davranışıyla öpüşmenin onun için cinsel ilişkiden önce gelen bir basamak olduğunu gösterir.
Vücut yapısı: Kaslı, geniş omuzlu, erkeksi, sportif
Özellikler: Bonkör, ama yine de belli bir amaç doğrultusunda!
Sonuç: İstediği herşeyi elde eder! Zaman o kadar önemli değildir!

Baştan çıkarıcı

Öpüşme tekniği: Severek ve yorulmak bilmeden öpüşür. Ayrıca sırnaşık ya da karşısından çok fazla istekte bulunan birisi değildir.
Vücut yapısı: Güçlüdür, ama yine da az kaslıdır. Her zaman bakımlıdır ve gözlerinde derin bir anlam gizlidir. Dolgun dudaklıdır.
Özellikler: Nazik ve baştan çıkartıcıdır. Kadınları parmağına dolayabilir..
Sonuç: Her zaman ne istediğini ve neyi nasıl elde edeceğini bilir.

İş kolik

Öpüşme tekniği: Onun için hiç şüphesiz en önemli unsur başarıdır! Öpüşmeyi sever, tabii çok uzun ve sık öpüşür. Ama dili gereğinden fazla hareketlidir! Öpüşürken karşı tarafı mıncıklamaktan hoşlanır. Ancak bir anda kalkıp işe gidebilecek bir kişiliği vardır.
Vücut yapısı: Zayıf, solgun, sportif, ince dudaklı ve uzun yüzlüdür.
Özellikler: Her zaman nesneldir. Oldukça başarılıdır. Beklentileri fazladır.
Sonuç: Her zaman kontrolü elinde tutmak isteyen ve zor aşık olan bir insan..

Evcil

Öpüşme tekniği: Dünyada öpüşmekten daha çok sevdiği birşey yoktur. Eğer dudakları dudaklarınızda değilse, o zaman mutlaka göğüslerinzi, boynunuzu ya da başka yerlerinizi öpüyordur.
Vücut yapısı: Güçlü, biraz kilolu, dolgun dudaklı, iri gözlü.
Özellikler: Saatlerce öpüşebilir.
Sonuç: Kesinlikle güvenilebilir bir insandır. Ama onunla birlikteyken süpriz beklememelisiniz.

Entellektüel

Öpüşme tekniği: Konuşmak mı öpüşmek mi? Entellektüel adamımız her ikisine de vakıftır.
Vücut yapısı: Yuvarlak yüzlüdur ve saçları genellikle arkaya doğru taranmıştır. Geniş omuzlu değildir, ama ellerini çok hızlı hareket ettirir. Ayrıca gözleri nemlidir.
Özellikler: Her konuda ve her yerde konuşur. Belki de bu kadar çok konuşmasının nedeni bilmediklerini saklamaktır.
Sonuç: Duygusallık ona göre değildir. O daha çok bilgisayar ve rakamlarla ilgilidir.

Kadınların Cinsel Bölgeleri

Cinsel Bölgeler

Kadınların cinsel coşkuları ağır ağır artar. Başlangıçta hafif temas, okşama ve öpüşme cinsel heyecanın uyandırılması için en uygun yöntemlerdir. Sevişmenin başında erkeğin, kadının temel erojen bölgelerini (cinsel organ ve göğüsler) değil, ikincil olanları (yüzü, boynu, kolları, sırtı, belkemiğini ve tabii kalçaları) uyarması daha doğru olur!

Dudaklar

Sevdiğiniz kişinin dudaklarına kondurduğunuz minik bir öpücük bazı zamanlar dünyalara bedel olabilir. Hele bir Fransız öpücüğü sizi unutulmaz kılacaktır.

Eller

Eller vücudun en hassas yerlerindendir. Sevgilinizin ellerine yapacağınız bir masaj onun bütün stresini alacak ve rahatlamasına yardımcı olacaktır. Sevgilinizin parmaklarını dudaklarınız üzerinde gezdirerek onu tahrik bile edebilirsiniz. Onun parmaklarını kendi vücudunuzda gezdirerek hem kendi duygularınızı hem de onunkileri harakete geçirebilirsiniz.

Boyun

Sevgilinizin boynunu öpmeyi, hatta yumuşakça ısırmayı hiç denediniz mi? Denemediyseniz hemen bir vampir harekatına geçin ve sevgilinizin boynuna doğru yönelin, bakalım neler oluyor!

Saç Dipleri

Sevgilinizin saçlarını yumuşak dokunuşlarla ensesinden yukarıya doğru hafifçe okşamayı sakın ihmal etmeyin!

Karın

Karın ve cinsel organ arasında kalan bölge oldukça hassastır. Bu bölgeye yumuşak el masajları yaparsanız sevgiliniz üzerinize saldırmamak için kendisini zor tutacaktır. Krem kullanırsanız el hareketlerinizi daha da yumuşatabilirsiniz. Masajdan sonra göbek deliğine de küçük bir öpücük kondurmayı unutmayın!

Kulaklar

Kulaklar sadece duymaya yarar sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Kulaklara kondurulan ateşli bir Fransız öpücüğü sevgilinize unutulmaz birkaç saniye yaşatacaktır.

Ayak Bilekleri

Çoğu insanın cinsellikte pas geçtiği bölgelerden biri de ayak bilekleridir. Ayak parmaklarına ve bileklere uygulayacağınız rahatlatıcı bir masajla sevgilinizi kolayca baştan çıkarabilirsiniz.

Sırt

Boyundan başlayan dokunuşları yavaş haraketlerle kürek kemiğine doğru kaydırarak önce sevgilinizi rahatlatın. Bu sırada yanaklarına da öpücükler kondurarak onu iyice uçurabilirsiniz. Daha sonra göğüs kafesine doğru ilerlettiğiniz ellerinizle ona öldürücü darbeyi vurun.

Uzun seks hapı!

insel potansiyelini artırmak isteyen kişilerin ilacı kullanmalarına izin verilmeyeceği açıklandı.

Almanya’da erken boşalma sorunları olan erkeklerin dertlerine derman olabilecekbir ilaç reçeteyle satılmaya başlandı.

Daha uzun cinsel birleşme sağlamak için, erkeğin erken boşalmasını önleyen ilaç, Almanya’da “Priligy” adıyla satışa sunuldu.

Erken boşalma sorunu yaşayan Almanların yüzde 20’sine yararlı olabilecek ilaç, hekimler tarafından reçeteye yazılması şartıyla satın alınabiliyor. Uzmanlar, erkeklerin cinsel birleşme öncesi veya sırasında, azami 1 dakikaya kadar süren boşalmasını, “erken boşalma” olarak tanımlıyor. Janssen-Cilag şirketince üretilen ilacın, beyindeki haz algılama hücrelerini geçici olarak kilitleyerek cinsel ilişkiyi uzattığı açıklandı. Uzmanlar, hapta bulunan dapoxetin adlı etken madde sayesinde serotonin hormonlarının bloke edildiğini ve boşalma süresinin 3 ile 4 kat süreyle uzatıldığını açıkladılar. Ruhsat alan ilacın ancak reçeteyle satılabildiğine dikkat çekildi.

Daha İyi Seks İçin Ne Yemeli?

Yapılan son araştırmalar bazı vitamin ve minerallerin hormon seviyesini yükselttiğini, duyarlılık hissini ve seks yapma arzusunu farkedilir ölçüde arttırdığını gösteriyor. "Bunlar hangileri?" diye soracak olursanız, hemen aşağıdaki listeye göz atın...

ÇİLEK

Dolgun ve sevimli küçük çilekler zaten oldukça seksi bir görünüme sahip.
Ama bundan daha önemlisi çileklerin bol miktarda antioksidan ve kan dolaşımını hızlandıran maddeler içermesi ve bunun da kendinizi çok enerjik hissetmenizi sağlaması.

YUMURTA

Katı, rafadan, sahanda veya omlet şeklinde yediğiniz her çeşit yumurta B6 vitaminleriyle dolu olarak tabağınıza geliyor. Bu ne anlama mı geliyor? Bu vitaminler, vücudumuzun hormon dengesini ayarlıyor ve stresle başa çıkmamıza yardımcı oluyor. Stresten arınmak ve rahatlamak da sağlıklı cinselliğin ilk adımı. Cinsel hayatınız pek de iyi gitmiyorsa kendinize bir omlet pişirin ve işleri düzene koymaya başlayın. Eğer yumurtadan hoşlanmıyorsanız yine B6 vitamininden zengin olan; ıspanak, bezelye, havuç, ayçekirdeği, buğday veya balığı tercih edebilirsiniz.

ET

Etoburları sevindirelim: Dana ve koyu renkli kümes hayvanlarına ait etler, sevişme isteğini baskılayan "prolaktin" gibi hormonların üretimine engel oluyor. Ama sebze sevenlerin de üzülmesine hiç gerek yok. Aynı etkiyi alabileceğiniz esmer prinç, lifli yeşil sebzeler, kolay ufalanan peynir, öğütülmüş ekmek de size yardımcı olacaktır.

SARIMSAK

Sarımsağın en bilindik özelliği nefesinizi saatler sonra bile toplu yıkıma sebep olabilecek bir silaha dönüştürmesi mi? Yanılıyorsunuz. Bu dezavantajı bir tarafa bırakırsak bu keskin lezzet baştan sona vücudunuzdaki bütün kan dolaşımını hızlandırıp seks hayatınıza yeni bir tat getirecek. Tabii, seks zamanından birkaç gün önce yerseniz!

ÇİKOLATA

Kadınların büyük çoğunluğunun kendini iyi hissetmek için kakao ürünü olan çikolataya yönelmesinin bir sebebi var; İçeriğindeki "methylxanthine", zevkden başınızı döndürerek partnerinizin kollarınızda erimesine sebep olabilir. Ayrıca içerdiği "phenylethyamine" maddesiyle tam anlamıyla 'aşk etkisi' yaratıyor.Yani daha kolay aşık oluyorsunuz.

Sağlıklı ve Kaliteli Cinsel Yaşam Önerileri!

Kendinizi zorlayan hedefler belirlemeyin: Pek çok kişi cinselliğin uzun sürmesini iyi performans olarak düşünür. Oysa iyi bir performans sadece süreyle belirlenmez. Önemli olan partnerinizle birlikte sizde mutluluk ve tatmin yaratan bir cinsellik yaşamanızdır. Bu nedenle kendinize fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıcı hedefler koymayın. Ancak eğer erken boşalma sorununuz olduğunu düşünüyorsanız hekiminize danışın.

Tek seferlik başarısızlıkta hemen panik olmayın: Cinsel performansınız fiziksel sorunlar kadar uyku seviyeniz, stres düzeyiniz, duygusal durumunuz, ortam, partneriniz gibi pek çok faktörden etkilenir. Tek sefer başarısızlığı nihai sonuç zannetmeyin. Sorununuz devam ediyor ve cinsel yaşam kalitenizi azaltıyorsa doktorunuza danışın.

Cinsel sorunlar kader değildir: Her türlü cinsel sorununuzun bir tedavisi olduğunu sakın unutmayın. Önemli olan zamanında doktorunuza başvurmanızdır.

Seksi Akışına Bırakın: Cinselliği her zaman zaman, mekan ve koşulların uygun olduğu anda yaşayamazsınız. Çok yorgun olsanız da, kendinizi bakımsız hissetseniz de bazen kendinizi kendiliğinden gelişen karşılıklı istekler oluştuğunda bunun keyfini çıkarın.

Sağlık sorunlarınızı geciktirmeyin: Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, yüksek kolesterol, kanser, hormonsal dengesizlikler ve depresyon gibi sağlık sorunları erkeklerde sertleşme problemi, kadınlarda orgazm ve uyarılma sorunları başta olmak üzere çeşitli cinsel sorunlara yol açabiliyor. Bu açıdan, genç yaşlardan itibaren, düzenli sağlık kontrolleri yaptırmanız sağlıklı bir cinselliğin anahtarı olacaktır.

Bel çevrenizi ölçün: Karın içi yağlar ve kilo fazlalığı hem hormonal dengesizlik yaratır, hem de tansiyon, şeker hastalığı, kalp-damar problemleri gibi sağlık sorunlarını sıklaştırarak cinsel performansı azaltır. Son yıllarda yapılan çalışmalar özellikle bel çevresi kalınlığının seks hormonlarının seviyelerini önemli ölçüde azaltarak, cinsel istek ve performansı olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Bu nedenle bu yıl bel çevrenizi kadınsanız 80 cm, erkekseniz 94 cm altında tutmaya gayret edin. Vücut kitle endeksinizi (boy/ kilo ²) de 25’in altına indirin.

Yatak odanıza stresi sokmayın: Yüksek stres düzeyi, gerginlik, endişe hali, öfke sertleşme sorunu, erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi pek çok cinsel soruna zemin hazırlıyor. Cinsellikte hayatınızın streslerini bir kenara bırakmayı deneyin. Gerekirse bir stres yönetim uzmanından, yoga ve meditasyon gibi gevşeme tekniklerinden yardım alın.

Önce ilişkinize odaklanın: Kaliteli bir cinsel yaşam için öncelikle sevgi, saygı ve anlayışa dayalı, kaliteli bir beraberlik gerekir. Bu yıl önce ilişkinize, sevgiye, aşka odaklanın. Eşinize, sevgilinize, partnerinize duygu ve düşüncelerinizi açıklıkla ifade edin. Cinsellik esnasında sevdiğiniz ve tercih ettiğiniz davranışları partnerinize doğru bir şekilde aktarın. Eşinizin de ihtiyaç ve tercihlerini öğrenin. Ona sürprizler hazırlayın.

Ondan kaçmayın, konuşun: Cinsel bir sorununuz olduğunda bunu partnerinizle paylaşmaktan kesinlikle kaçınmayın. Cinsel sorunların çiftleri birbirinden uzaklaştırdığı biliniyor. Cinsel problemler bazen ilişki sorunlarının ana nedeni bazen de sonucu oluyor. Sebep ne olursa olsun onunla konuşun, paylaşın, anlatın. Cinsel sorununuzun sizi soğutmasına izin vermeyin. Gerektiğinde profesyonel yardım alın.

Dış görünüşe sadece gereği kadar önem verin: Yılların vücudunuza getirdiği değişimler ve ideal imaj takıntısı özgüveninizi zedeleyip sizi cinsellikten uzaklaştırabilir. Ancak zihinsel ve ruhsal çekimin en az fiziksel çekim kadar önemli olduğunu unutmayın. Dış görünüşünüze özen gösterin ancak aşırılıktan kaçının.

Sebep ilaçlarınız olabilir: Bazı tansiyon ilaçları, depresyon ve endişe ilaçları, uyku hali yaratan sedatifler ve bazı hormon ilaçları cinselliğinizi etkileyebilir. Yeni başladığınız bir ilaç sonrası cinsel performans ve istek sorunları yaşıyorsanız vakit kaybetmeden doktorunuzla görüşüp, ilacınızın böyle bir etkisi olup olmadığını öğrenin. Doktorunuz gerektiğinde ilaç değişikliğine gidecektir. Özellikle antidepresan ilaçlar alıyorsanız cinsel sorunlarınızı etkilediğini düşünerek ilaçlarınızı bırakmayın. Bu ilaçları kullanırken de cinsel performansınız arttıracak yöntemler vardır. Doktorunuza danışın.

Sigara bırakın, alkolü sınırlayın: Alkol ve sigara damar yapısına zarar verip cinsel organlara giden kan akımını azaltır. Bu sene kaliteli bir cinsellik yaşamak istiyorsanız sigarayı mutlaka bırakın. Kadınsanız günde 1, erkekseniz günde 2 kadehten fazla alkol almayın.

Sağlıklı yaşam hormonlarınızı düzenler: Sağlıklı yaşam alışkanlıkları sizi sadece cinsel sorunlara yol açan yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve damar sertliğinden korumaz, hormonlarınızı da düzenleyerek cinsel performansınızı arttırır. Her gün 30-35 dakikalık hafif-orta tempolu yürüyüşler yapın. Bu yürüyüşleri eşinizle beraber yapıp ilişkinize keyif de katabilirsiniz. Tükettiğiniz besinlerdeki kolesterol, trans ve doymuş yağ miktarını azaltın. Omega-3, meyve, sebze tüketiminizi arttırın. Akdeniz mutfağına ağırlık verin. Daha az kalori tüketmeye gayret edin.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklara dikkat: Cinsel yolla bulaşan hastalıkları aklınızdan hiç çıkarmayın. Cinsel ilişkilerde korunmaya özen gösterin. Buna rağmen sorununuz olduğunda vakit kaybetmeden tedavi olun.

Uyarılma bölgeleri

5 Ekim 2009 Pazartesi

Cinsel birleşmenin ön şartı olan cinsel uyarım veya cinsel coşkulanma kavramını tanımlamak pek kolay değildir. Genellikle birlikte görüldükleri halde ve ilk bakışta birbirlerini çağrıştırmalarına rağmen uyarılma, erkekteki sertleşmeyle kadındaki ıslanma olgularından ayrı birşeydir. Uyarılma, duygularla bağlantılı olarak erkek ve kadın vücutlarının cinsel temas için birleşebilir duruma gelmesi sürecidir. Bu süreç içinde vücutta önemli değişiklikler ortaya çıkar. İşte penisin sertleşmesi ve dölyolunun ıslanması bunlardan en belirgin olanlarıdır. Ama aslında bu değişiklikler, söz konusu sürecin ancak sonucudur. Dolayısıyla cinsel uyarılmada ya da çoşkulanmada temel olan, söz konusu değişikliklerden çok bir sevgiliye beslenen çekilme duygusudur. Bu duygu, daha soyut bir şekilde belirli birini düşünmeden yalnızca o cazibeye ve arzuya kapılarak da yaşanabilir.

Erkek de kadın da doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın coşkulanabilirler. Karşı cinsten birinin dahil olduğu erotik bir durum da uyarıcı olabilir. Keza bazı insanların belirli bir melodiyi duyduklarında ya da kokuyu aldıklarında coşkulandıkları bir gerçektir. Fiziksel temas bulunmadan coşkulanma, yani psikolojik uyarılma, erkeklerde daha yaygındır. Kinsey, bu amaçla incelediği bir grupta erkeklerin % 62'sine karşılık kadınların ancak % 14'ünün striptease seyrederken coşkulandığını belirlemiştir. Cinsel ilişkiyi çizgi veya resim olarak görmekle erkeklerin % 77'si cinsel uyarım duydukları halde 'kadınların yalnızca % 32'si coşkulanmış, hatta çoğu bundan rahatsız olduklarını söylemişlerdir. Başka insanları cinsel eylem içinde seyretmiş olan erkeklerin çoğu coşkulandıklarını bildirirken, kadınlardan rahatsız olmayanlar bile ancak kayıtsız kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu oranlar, erkeklerin psikolojik uyarımlara olan bağımlılıklarını göstermekten öte, hiç tanımadıkları bir kadına, hatta genel anlamda kadınlara bakarak veya onları düşünerek ya da kişilerin belirsiz olduğu bir cinsel ilişki anını izleyerek ya da kafasında kurarak coşkulandığını göstermektedir. Bu erkek ve kadın cinsellikleri arasındaki farklılığı yansıtmaktan öteye bir anlam taşımaz. Gerçekten, başka alanlarda da ortaya çıktığı üzere iki cins arasında bir yaklaşım farkı bulunduğu kuşku götürmez. Ancak bu farkı açıklamak için yapılan önermelerin çoğu tatmin edici değildir. Örneğin bazılarına göre erkeğin cinsel dürtüleri kadınınkilerden daha güçlüdür. Bazıları cinsler arasındaki farklılığı, kadının doğuştan daha ahlaklı olmasına bağlarlar.

Bazıları ise farklılığın, her iki cinsin üremedeki rollerinden kaynaklandığını savunurlar ya da fizyolojik yapılarından dolayı olduğunu ileri sürerler. Sonuç olarak, cinsel bilimcilerin hepsi, genellikle erkeklerin cinsel fantaziye yani cinsel düşlere ve düşünceye kadından daha yatkın olduğunu söylemekle birlikte, bunun nedenleri konusunda ortak bir görüşe sahip değildirler. Zaten eşler açısından önemli olan bu gerçeğin bilinmesi ve böylece gereksiz kuşku ve huzursuzlukların önlenmesidir. Kinsey, kocalarının pornografik resimler biriktirdiğini keşfedince boşanmak için mahkemeye başvuran kadınlardan bahsetmekte ve bu durumları insan cinselliğine ait temel gerçeklerin bilinmemesinin üzücü sonuçlarına örnek olarak vermektedir. Fiziksel temasa dayanan coşkulanma açısından da kadın ve erkek arasında belirli farklar bulunur. Cinsel uyarım sırasında vücudun bazı noktaları diğerlerine oranla çok daha fazla duyarlılaşırlar. Bunlara uyarım bölgeleri denir. Bunların dokunulması veya öpülmesi, belli koşullarda eşleri orgazma götürebilir. Bu kadar olmasa bile, uyarım bölgeleriyle temasın cinsel tepkilerde bir yükselişe yol açtığı kesindir.

Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruksokumudur. Bunlar, ikincil uyarım bölgeleri olarak bilinirler. Göğüsler, kalçalar, bacak ve ayaklar bu gruba girerler. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis, erbezleri ve perine (apışarası), kadında ise toplu olarak "vulva" diye adlandırılan dış cinsel organlar bölgesidir. Özellikle leğen kemiğinin üzerindeki tüylerle kaplı deri ile dış dudaklar, "vulva"nın çok duyarlı alanlarıdır. Keza makat ve perine için de bu söylenebilir. Ancak kadının cinsel organlarının en duyarlı olanı ve orgazm tepkisinin temel kaynağı, "vulva"nın ön tarafında ve iç dudaklar arasında korunmuş bir şekilde bulunan "klitoris"dir. Klitoris de penis gibi sertleşme yeteneğine sahiptir.

Uyumlu bir cinsel beraberlik açısından eşlerin yalnızca uyarım sağlayan bölgeleri keşfetmeleri yeterli değildir; ne tür uyarılmadan hoşlandıklarını da araştırmalıdırlar. Pratik içinde taraflar, çeşitli bölgelerin yumuşak mı, yoksa sert mi okşanmasının, öpülmesi mi yoksa incitilmesinin mi daha fazla hoşa gittiğini anlamaya çalışmalıdırlar.

Cinsel birleşmenin ön oyunlarında her iki eş için de ilk hedef, ikincil uyarım bölgelerinin uyarılması olur. "Necking", "Petting" gibi aşk oyunları, doğrudan birleşmeye geçmeksizin ikincil uyarım bölgeleri üzerine yoğunlaşarak gerçekleştirilen cinsel temas türleridir.

Güçlü Cinsel Yaşamın Sırları

Her erkek yaşamı boyunca güçlü bir cinsel yaşam sürdürmek ister. Bu genel sağlık içinde geçerlidir. Fakat bazı nedenlerden bir çok erkek yaşamının beklenmedik çağlarında cinsel güçlerini kaybederler, bu durum onları ve ailesini üzüntüye sokar.

Bu bölümde cinsel yaşamda güçlü olmak ve ömür boyu güçlü kalabilmek için cinsel yaşama olumlu ve olumsuz etki eden faktörlerden bahsedeceğiz.

Cinsel Yaşamı Etkileyen Şeyler:

1- Mastürbasyon: Mastürbasyon bölümünde çok genişçe izah edilmiştir.

2- Sigara: Tüm sağlığı ve cinsel gücü kemiren bir etkendir. Sigara içen pek çok genç vakitsiz iktidarsız olurlar. Bunlar sigarayı bıraktığında, bir süre sonra normal güçlerini kazanırlar.

3- Alkol: Sağlık ve cinsel güç için en tehlikeli etmenlerden biridir. Alkol tüm sinir sistemini tahrip ederek o şahsın süratle iktidarsızlığa sürüklenmesine neden olur.

4- Beslenme: Cinsel organlar için gerekli maddeler muntazaman alınırsa bu organlarda muntazaman çalışır, dolayısı ile vakitsiz iktidarsızlık diye bir şey olmaz.

Çinko: Meni ile önemli miktarda çinko kaybı olur. Gıdalarla vücudun normal çinko ihtiyacını karşılamak zor iken, aşırı cinsel ilişki sonucu kaybedilen çinko yerine getirilemezse sinir sistemi bozulur.

Gıdaların 100 gramındaki Arginin (protein) miktarı (miligram):
(Günlük ihtiyaç 2200 miligramdır.)
Hububat: Buğday:600, Mısır:400, Yulaf:880, Buğday çimi:2000. Bakliyat; Nohut: 1890, Kuru fasulye: 1260, Soya fasulye:3000, Mercimek:2100. Kuru yemişler: Fındık:3500, Badem:1890, Antep fıstığı: 1860, Susam: 2590, Fıstık:3270. Hayvansal gıdalar: Etler: 1100, Balıklar: 1100, Yumurta:750, Kabuklu deniz ürünleri: 1325, Peynirler: 650.

CİNSEL İSTEK ARTTIRICILAR (AFRODİZYAKLAR)

Afrodizyak, cinsel içgüdüleri uyararak aşırı istek duyulmasını sağlayan yiyecek, içecek ve ilaçlara verilen genel addır.

Cinsel artırıcılar, genellikle çeşitli baharatların, tohumların bal ile karıştırılması sonucu elde edilir. Adına "Padişah macunu-Kuvvet macunu" da denilen bu karışım, yiyenlere cinsel güç sağlar.

Ayrıca yurdumuzda da satılan cinselliği uyarıcı, cinsel arzuyu kamçılayıcı, istek uyandırıcı ilaçlar vardır. Ancak bunların bilinçsiz bir şekilde kullanımı yan etkilere neden olabilir.

Bu zararlı yan etkilerden korunmanın tek yolu ise istek arttırıcı ilaçları hekim tavsiyesine göre almaktır.

İstek Artıran Besinler:
İstek artırıcı besinler vardır. Balık, yumurta, havyar, süt, süt ürünleri, fındık içi, ceviz içi, bal, bunlardan bazılarıdır. Bunlar cinsel güçten ziyade enerji verirler.
Dengeli beslenme ile yeterli proteinler elde edilebilir.

CİNSEL YAŞAMDA ÖLÇÜ VE DÜZEN

Cinsel ilişki 13 yaşında başlar duruma göre 60-70, hatta daha ileri yaşlara kadar sürer. Tahmimen 40-50 yıl süren cinsel yaşam ölçülü ve düzenli şekilde götürülmelidir, böylece bedeni ve ruhi sağlığa zarar vermez bilakis faydalı olur.

Yaşına göre normalden daha sık yapılacak bir cinsel temas o erkeğin sağlığını sarsar ve vakitsiz ihtiyarlamasına sebep olur.

Her yaşta normalden az cinsel ilişkide zararlıdır. Zira her türlü gelişme için gerekli hormonlar dengeli salgılanırlar, bunlardan bazılarının azlığı diğerlerini de etkiler. Ölçülü cinsel ilişki, ruhsal dengenin ve ruh sağlığının sonucu elde edilir.

Cinsel yönden uyumlu ailelerden doğan çocuklarda sağlıklı doğar. Cinsel yönden dengesiz ailelerin çocukları da proplemli olurlar.

50-60 yaşına gelmiş erkek ve kadın için de cinsel ilişki gereklidir. Bilhassa sinir sistemi için önerilir.
Erkeklerde Kritik Yaş: Erkeklerde cinsel güç 30-35 yaşından sonra yavaş yavaş azalmaya başlar. Ülkemizde ve Batı ülkelerinde genellikle 60-70 yaş civarında cinsel güç iyice azalır. İstisnalar da vardır tabiiki. Bu yaşlara kritik yaş denir. Bu döneme girmiş yani cinsel temas gücü azalmış erkeklerde: Dikkatini toplıyamama, Prostat şişmesi gibi bozukluklar kendini göstermeye başlar.

Eşlerin eşit yaşta olmaları halinde, kadınların 45-50, erkeklerin ise 60-70 yaşına doğru cinsel güçten kesilme dönemine girmeleri nedeni ile, 45.ci yaştan itibaren kadınla erkek arasında geçimsizlikler başlar, bunun temelinde kadının cinsel istekte bulunmaması, erkeğin ise bu istekte bulunmasıdır.

İşin garip tarafı kesilmeye yakın erkeklerde cinsel arzu artar, azarlar ve tatmin imkanları ararlar. Eşinde bulamadığını dışarda arama yollarına saparlar ve etrafa cinsel sapıklıklar yapmaya başlarlar.

Erkekler İçin 40-50'li Yaşlar Kadın İçin 35'li Yaşlar Aşırı Cinsel İstek Dönemidir

Erkeklerde aşırı istek olgularında daha çok 50 yaş civarında rastlanır. Bu yaşlarda artık cinsel isteğinin giderek tükeneceği paniğine kapılan erkek aşırı cinsel ilişkide bulunma eğilimi gösterir.

Kadınlarda ise cinsel istek bireyin arzularına ve gücüne bağlıdır. Her yaş döneminde özellikle de 35 yaş civarında en yoğun biçimde ortaya çıkar.

İlk Hedef Tek Kez Bile Olsa Başarılı Bir İlişki:

Cinsel ilişkinin gelişmesi, rahat bir ortamda ve kendiliğinden olmalıdır.

Beklentilerden, zorlanmalardan kaynaklanan olumsuz duygular, duyarlı bir insanın cinsel tepkilerini ciddi olarak tepkiye uğratır.

İktidarsızlığın tedavisinde psikiyatristler, ereksiyon ve boşalmanın kişinin kontrolü dışında refleksle olmasından yola çıkarlar. Önce hasta üzerinde endişeye yol açan baskılar belirlenir ve bu baskıları azaltma yoluna gidilir.

Bundan sonra hiç bir zorlama olmaksızın aşk oyunları sonunda tek kez cinsel başarı göstermesi hedeflenir. Bu hedef, tedavinin ileri aşamaları için temel teşkil eder.

Cinsel Yaşam ve Mahremiyetleri - Asım UYSAL

Ailede Geçimsizlik ve Cinsellik

Aile geçimsizliğinin bir nedeni de cinsel mutsuzluktan kaynaklanmaktadır. Toplumumuzda
kadınlar ve erkekler cinsel yaşam konusunda birbirlerinden sürekli yakınıyorlar. Dünyanın en
zevkli işi bir kabusa dönüşüyor, soğuk kadın, iktidarsız erkek suçlamaları her iki tarafta da ne
zevk ne istek bırakıyor. Bir çözüm yolu bulunamıyor, cinselliğin keyfini iki cins bir arada
yaşayamıyor, karı kocanın ikisi de yaptıklarından tam anlamıyla zevk alamıyor.

Bir çift arasında kavgaya, anlaşmazlığa neden olan cinsel uyumsuzluğa giden olaylar, bir
zincirin halkalarını oluşturuyor. Eskiden bu sorunlar üzerine pek inilmiyordu. Bugün şiddetli
geçimsizlik nedeniyle ayrılanların sayısının artmış olması ve gerçek nedenin cinsel sorunlar
olması, toplumumuzda bu konulara yapıcı bir şekilde değinmek gerektiğini göstermektedir. Bu
sorunlar, çiftlerin birbirlerini tanımamasından, cinsellikle ilgili sorunlarını, korkularını ve
beklentilerini konuşamamasından kaynaklanıyor.

Bunun altında toplumsal nedenler ve bazı gelenekler yatmaktadır. Bu arada tabii cinsel
uyumsuzluğa neden olabilecek organik nedenleri unutmamalıyız. Örneğin erkekte prostat veya
idrar yolları iltihabı, omurilik zedelenmeleri, şeker ve kalp hastalığı gibi. Kadınlarda zarın yapısı,
makat ve cinsel organ arasındaki kazalar sonucu oluşan nedbe dokusu, iltihaplar, vajinanın
iltihapları da normal bir cinsel ilişkiye imkan vermez.

Genelde kadınlar ve erkekler evli olsalar dahi boş zamanlarını kendi hemcinsleri arasında
geçiriyorlar. Hele kırsal kesimde erkekler kahvede, kadınlar komşu kadınlar arasında boş
vakitlerini geçiriyorlar. Beraberlikleri uyumadan önceki cinsel birleşmeyi içeriyor. Cinsel
bilgisizlik, çiftlerde, erkek ve kadın arasında iletişim kopukluğu, cinsel doyumsuzluklara ve
sorunlara neden olmaktadır.

Ailede Mutluluğun Yolu, Cinsel Uyumdadır:

Eşlerin cinsel yaşamında birbirlerini olumsuz yönde etkileyebilecek bir çok faktörler vardır.
Erkekte ve kadında orgazma (cinsel doyuma) ulaşma süresi farklı olabilir... Eşler duygusallık
bakımından aynı yapıya sahip olmayabilirler... Erkek ve kadın arasında büyük yaş farkı
bulunabilir... Bütün bunların ötesinde incir çekirdeğini doldurmayan ancak zaman zaman eşler
arasında sürtüşmeye sebep olabilecek değişik özelliklere sahip olabilirler... Şunu söylemek
gerekir ki cinsel uyum sağlandığı takdirde sorunlar çoğu kolayca çözülebilir.

Evlilikte cinsel doyum, yalnız ilahi kudretin bize lütfettiği tabii bir olgudan ibaret değildir. Zira aynı
zamanda eğitime ve alıştırmaya bağlı olan, iyi anlaşılması ve uygulanması gereken bir sanattır
bu. Diğer sanatlar gibi sonradan kazanılan bir sanat. İşte bu nedenle eşler zaman içerisinde
daha uyumlu bir cinsel hayat için çaba sarfetmelidir.

Birbirini çok seven karı koca, eğer aile mutluluğunu oluşturan öğeleri ve kendilerine düşen
görevleri bilmez, bu görevlerin gereklerini yerine getirmezse, bu sevgileri mutlu olmalarına kafi
gelmez. Aile mutluluğu ve cinsel eğitim alanında bireyler üzerlerine düşen görevleri öğrenmeli
ve yerine getirmelidir. Evlenecek veya evli çiftler, cinsel bilgilerini arttırarak birbirlerini bilimsel
yönden tanımaları ve ona göre davranmaları bir çok aile geçimsizliklerini önler.

Evlilikle, dişi ve erkek tamamlanır. Yani evlilik, iki vücudun, iki kalbin, iki ruhun ve daha doğrusu
iki kişiliğin birleşmesidir.Evlilikte mutluluğu oluşturan öğeler bellidir. Biz de bu çalışmamızda,
mutlu bir yuva kurabilmek için bireylere düşen görevleri göstermeye çalıştık. Ailede mutluluk ve
cinsel eğitim, hemen her bireyi ve her aileyi ilgilendiren temel konulardan biridir. Dünya üzerinde
her canlı en azından neslini devam ettirebilmek için kendi türlerine has bir cinsel yaşam
içerisindedirler. Öyle ise cinsel yaşam hayatın ta kendisidir diyebiliriz.

Cinsel Uyumsuzluk ve Aile Kavgaları :

Karı koca, birbirlerini oldukları gibi kabul edeceklerine, kendi hayallerinde canlandırdıkları kalıba
uydurmaya çalışmaktadırlar. Onlara göre, kadın dediğin şöyle olur veya koca dediğin böyle olur
gibi düşünceler, aile mutluluğunu engelleyen sebeplerden birisidir. Çocuklukta alınan yanlış
eğitim veya gerekli doğru eğitimin alınamaması. Meşru cinsel ilişkinin ayıp sayılması gibi.
Meşru, yani yasal normal ve de görev olan cinsel ilişkiyi eş, ayıp duygusuyla karşılayabilir. Belki
de çoğu zaman bu konuda mutlu olabilmek için gerekli olan rahatlığı kendisinde bulamaz.

Çocukluğundan beri (özellikle kadınlarda) hafızalarda cinsel ilişkinin kötü, adî, aşağı bir iş olarak
yer etmesi, kadını cinsel ilişkiden soğutur. Böylelikle hem kadın cinsel ilişkiden soğuktur,
mutsuzdur. Hem de eşini tatmin edemez. Gerek kendisi ve gerekse eşi, cinsel tatminsizliğin
sonunda görülen sinir gerginliği, kavgacılık, tembellik gibi durumlarla karşılaşır.

Dünya tarihi incelenirse görülür ki cinsel tatminsizlik, pekçok psiko-sosyal problemlerin
temelinde genellikle bulunagelmiştir. Cinsel tatminsizlik, türlü problemlerin odağındaki rolünü
çağlar boyu sürdürmüştür.

KAYNAK: Asım UYSAL, "Evlilik ve Cinsel Hayat", Uysal Yayınevi, İstanbul

Cinsel Oyunlar (Seks oyunları)

Cinsel istegin uyanmasi, ya da cinsel cosku, erkek ve kadin vücutlarinin cinsel birlesmeye elverisli hale gelmesini saglar. Bu, bütün vücutta oldukça karmasik degisimlerin olmasi demektir.

Erkekte cinsel istegin uyandigini gösteren en belirgin dönüsüm, penisin sertlesmesi ve diklesmesi, kadindaysa dölyolu agzinin ve çeperinin nemlenmesidir. Ayni zamanda kadinin dis üreme organlari (dis ve iç dudaklar) siser ve klitorisi de iç dudaklarin arasindan görünür hale gelir.

Bu fizyolojik dönüsümlerin kaynagi beyindir. Açlik, susuzluk ve uyku istegi gibi cinsel istek de beyinden kaynaklanir. Cinsel arzu, beynin duygulari kontrol eden bölgesindeki bir merkezin uyarilmasiyla ortaya çikar. Beyindeki cinsellik merkezleri çocuklukta görece hareketsizdir, ama ergenlikte hormonlarin ve özellikle androjen düzeyinin yükselmesi beynin bu merkezlerini harekete geçirir ve böylece bir yetiskinin cinsel istek duymasi mümkün olur.

Beyindeki seks merkezlerini harekete geçiren uyaricilar fiziksel de olabilir psikolojik de. Insan hastaysa, sikintili ya da kaygiliysa, asiri alkol veya uyusturucu madde tüketiminden ötürü bir çöküntü içindeyse ya da reddedilmis ve incitilmisse, cinsel istek duymasi da beklenemez. Buna karsilik, insanin sagligi yerindeyse, keyifli ve huzurluysa, cinsel konularda herhangi bir olumsuz ön yargisi yoksa ve özellikle birine asiksa, kendini "seksi" hissetme olasiligi da o kadar yüksek olacaktir. Cinsel istegi uyandiran etkenlerin basinda, cinsel organlarin ve erojen bölgelerin uyarilmasi gelir. Ama her iki cins de dogrudan bir fiziksel temas olmaksizin da uyarilabilirler. Cinsel istek ve heyecan çok zaman erotik hayal ve düsüncelerin ürünüdür. Karsi cinsin yer aldigi bir erotik görüntü, bir resim, bir film de cinsel istegi uyandirir.

Erkekler kadar kadinlar da cinsel istek duyarlar. Ama toplumsal kosutlanmalardan ötürü, istek duyma ve heyecanlanma biçimleri farklidir. Genç erkeklerin cinsel dürtüleri, genç kizlarinkinden daha güçlü gibi görünür. Ama yaslanmayla birlikte bu durum degisir. Orta yasa dogru, gençliklerinden itibaren doyurucu bir cinsel deney yasamis kadinlarin cinsel istekleri erkeklerinkine esitlenir, hatta kimi zaman erkekleri asar. Bununla birlikte kadinlarla erkekler arasinda daha kalici bazi cinsel duyarlilik farklari da vardir. Erkeklerde cinsel hayalgücü daha islektir: günün degisik zamanlarinda, yürürken, çalisirken, okurken de erotik hayallere dalabilirler.

Bu, olgun yaslarda kadinlarda da görülmekle birlikte erkeklerde oldugu kadar sik degildir. Kadinin heyecanlanmasi için çogu zaman esinin orada bulunmasi, hatta oksama, sarilma gibi ön oyunlarin baslamis olmasi gerekir.

Kisinin esiyle olan iliskisinin cinsel istege yansimasi açisindan da erkeklerle kadinlar arasinda fark vardir. Kadin da erkek de genellikle bir yabanci yerine,asik olduklari ya da sevdikleri biriyle sevismeyi tercih ederler. Ama ortalama erkegin, tanimadigi bir esten de zevk alma olasiligi kadinlara göre daha yüksektir: kadinlar için asil uyarici çogu zaman sevginin kendisidir. Çogu kadin, sevisme ve cinsel birlesmeye, sevilen ve güvenilen bir esle yasanmis güzel bir günün sonucu olarak, tamamlanmasi olarak bakar.

HAZ ILKESI

Seks kilavuzlarinda ve cinsel teknik kitaplarinda cinsel birlesme üç kisma ya da üç asamaya ayrilir. Birinci asama, cinsel istegin ve gerilimin artmasini saglayan öpüsme, oksama gibi "ask oyunlaridir"; buna, "Ön Oyunlar" da denir. Ikinci asama, cinsel birlesmenin kendisidir ("çiftlesme"), Üçüncü ise, eslerin orgazmdan sonraki cinsel davranislaridir; buna da "Son Oyunlar" denmektedir. Ilk bakista, böyle bir ayrim biraz mekanik görünebilir. Çogu kez bu asamalar arasinda kesin bir ayrim çizgisi yoktur. Birinden öbürüne geçis çok yumusak ve "tedricidir". Hatta bazen hiç bir ön oyuna gerek duyulmadan dogrudan dogruya birlesmeye geçildigi de olur: isyerlerinde, parklarda ve genel olarak uzun süreli bir sevismenin olanaksiz oldugu yerlerde yapilan birlesmeler zorunlu olarak bu türdendir.
Yine de üç kisimli sevisme semasinin bilimsel bir temeli oldugu kabul edilmelidir. Freud'a ve klasik psikanaliz teorisine göre, cinsel eylemin verdigi haz ikiye ayrilabilir:

(1) temas ve sevismenin baslangicinda gerilimin sürekli olarak artmasiyla saglanan "ön haz" ve (2) doyumun yani bosalma sonucu gerilimin azalmasinin getirdigi "son haz". Freud, öpüsme, sarilma, kucaklama gibi ön haz ögelerinin, çocuk cinselliginin yetiskin yasaminda da sürüp giden uzantilari oldugunu söyler. Bebeklerde ve çocuklarda cinsel haz, esas olarak cinsel organin disinda kalan erojen bölgelerden (agiz, makat, cilt yüzeyi) elde edilir. Daha sonra asil haz kaynagi olarak cinsel organ
öne çikar ve diger erojen bölgeleri kendine bagimli kilar ama, bunlar da ikincil haz kaynaklari olarak varliklarini sürdürürler. Freud'a göre, erojen bölgelerin uyarilmasindan alinan ön hazin yetiskinlerin cinsel yasamindaki islevi, gerilimi yeterli ölçüde arttirarak sonunda doyuma (orgazma) ulasilmasini saglamaktir. Ancak Freud'un bu açiklamasi, yine de kendi gelistirdigi haz ilkesi düsüncesiyle çelismektedir. Buna göre insan davranislarina yön veren temel ilke haz ve aci ikilemidir bu, özellikle yasaminin ilk yillarinda kisinin içgüdüsel gerilimlerden kaynaklanan aci ve sikintilardan kaçinmasina yol açar. Ama Freud'a göre cinsel gerilim, diger gerilim türlerinden farkli olarak aci degil, haz vermektedir.
Daha sonra, Freud'un ögrencilerinden Wilhelm Reich, bu görünürdeki çeliskiyi söyle çözmüstür; birlesmeden önceki ask oyunlarinda bir gerilim olusur; bu ask oyunlarinin ardindan su ya da bu biçimde bir doyum gelmedigi takdirde, her gerilim gibi bu da sikinti ve aci verecektir. Ama doyumun saglayacagi hazzin beklentisi yalnizca gerilim yaratmakla kalmaz, ayni zamanda az miktarda bir cinsel enerjinin olusmasina yolaçar. Iste bu cinsel enerjinin verdigi kismi doyum ve büyük son haz beklentisi, baslangiçtaki gerilimin sikintisina agir basar ve cinsel coskuyu arttirir.

Reich, orgazmla saglanan hazzin yogunlugunun da, ön oyunlar sirasinda cinsel organlarda ve bütün vücutta biriken cinsel gerilim miktarinin büyüklügüne bagli oldugunu söylemektedir. Uyarilma ve gerilim ne kadar fazla, çikilan doruk ne kadar yüksek ve düsüs de ne kadar keskin ve siddetli olursa, alinan haz da o kadar büyük olacaktir. Öyleyse ön oyunlar cinsel yasamda vazgeçilebilecek bir lüks, çiftlesme edimine insanlarin sonradan kattigi bir eklenti degil, doyurucu ve bütünsel bir cinselligin zorunlu bir parçasidir.

ÖN OYUNLAR

Son yillarin cinsel özgürlük ortami, insanlari cinsellik konusunda daha çok bilgilenmeye yöneltti. 1960'larin sonuna dogru, çesitli cinsel teknik kitaplari ayin en çok satan kitaplari arasina girdi. Gerek Kama Sutra gibi çok eski klasikler (bu yapitin Milattan sonra 100 ile 400 yillari arasinda Hindistan'da yazildigi sanilmaktadir.) gerekse daha yeni ve daha ticari seks kilavuzlari, cinselligin de ögrenilmesi gereken bir sanat, bir teknik oldugu düsüncesini yansitiyordu.

Bir anlamda, sevismenin bir teknik oldugu dogrudur: bütün sanatlar gibi o da duyarlilik, incelik, beceri, hayalgücü ve yaraticilik gerektirir. Isini seven ve dikkat eden bir sanatkarin ürünleri nasil kaliteliyse, sevistigi kisiyi ve sevisme eylemini seven birinin aldigi ve verdigi haz da o ölçüde büyüktür. Üstelik bütün teknikler gibi ask teknikleri de zamanla gelisir. Ancak burada unutulmamasi gereken bir nokta vardir: cinsel uzmanlik her zaman iyi sevismek anlamina gelmeyebilir. Nasil sanat, kullanilan tekniklerin toplamindan daha fazla bir seyse, kisisel bir üslup ve insani bir boyut içermek zorundaysa, doyurucu bir cinsel iliski de kullanilan ask tekniklerinin ötesinde bir seyi gerektirir. Insan en yeni seks kilavuzlarinda, Legman'in Oragenitalism adli kitabinda gösterilen 3780 çesit cinsel oyunu, ezberlemis olabilir ama bu cinsel yasaminin tekdüzelikten kurtulmasina yetmeyebilir. Bunun için esler arasinda uyum ve her iki esin de sevismeye ayni ölçüde katilmasi gereklidir. Kisinin kendine güvenmesi ve karsisindakinde de güven yaratmasi gereklidir. Ve herseyden çok esinin ruhsal durumuna, tepkilerine ve isteklerine karsi duyarli olmasi gereklidir.

Ünlü asik Kazanova kadinlari gerçekten sevdigini, onlara birer insan birer arkadas olarak baktigini söylemistir. Bu önemli bir noktadir, çünkü erkek egemenligine dayali toplumlarda ve özellikle çagimizin rekabetçi toplumlarinda her iki cinsten insanlar sevismeyi karsi cinse karsi bir savas alani olarak kullanabilmektedir. Bencilligin ve "fethetme" arzusunun saglikli bir cinsel yasamda yeri yoktur; cinsel teknik ne kadar gelismis olursa olsun, bencil ve saldirgan bir sevisme tarzinin esinizde yarattigi düs kirikligini silemez.

Cinsel tekniklerin sevismedeki rolü ; herseyden önce, degisiklik ve çesitlilik saglayarak cinsel birlesmenin tekdüzelesmesini önleyebilir. Eslerin deney yapmasini ve böylece kendilerindeki bir takim iç yasaklama ve tutukluklari asmalarini saglar. Daha önce hiç tanimadiklari yeni doyum ve hazlari tatmalarina, kendi içlerindeki kesfedilmemis egilimleri bulmalarina yardimci olur. Çok abartmamak ve yukardaki uyarilari unutmamak kosuluyla, cinsel tekniklere bir yemek listesi gibi bakilabilir. Nitekim Bati'da en çok begenilen seks kilavuzu da Dr. Alex Comfort'un Ask Sevinci: Sevismenin Yemek Kitabi adli yapitidir. Kuskusuz, nasil herkesin erojen bölgeleri ayni degilse, bazi teknikler ve oyunlar da bazi çiftlere digerlerinden daha çok zevk verecektir. Ayrica, kisilerin yas, kilo, boy uzunlugu ve genel saglik durumlarina göre, zevkle deneyebilecekleri oyunlar da degisik olacaktir.

Birçok çift, erotizmin bütün olanaklarini denemeden iliskilerini tamamlar. Oysa kisisel ve karsilikli arastirma yoluyla zaman içinde ask repertuvarini yenilemek hiç de yabana atilacak bir sey degildir. Elli yaslarinda oral seksin kesfedilmesi, insanin onyedisinde öpüsmede dilin kullanilabilecegini kesfetmesi kadar heyecan verici olabilir. Kuskusuz, hiç bir ask ölümsüz degildir; zamanla tutkular tükenir, aliskanliklar kemiklesir ve askin tersi demek olan tekdüzelik yerlesir. Iste o zaman cinsel teknik bilgisi, sönmüs bir aski yeniden alevlendirmez ama, iliskinin büsbütün çekilmez hale gelmesini önleyebilir, geciktirebilir.

Cinsel ön oyunlarin en önemli ögesi, esinizin cinsel bakimdan duyarli bölgelerini
- erojen bölgelerini - tanimak ve bunlari uyarmasini bilmektir. Cinsel birlesmenin "uyanma" evresinde esler birbirlerini sirayla ya da eszamanli olarak uyanrlar. Eger birbirlerinin gereksinimlerine karsi duyarliysalar ve birbirlerinin tepkilerini dogru yorumlayabiliyorlarsa, uyanma ve coskulanma tempolari hemen hemen birbirlerine esit olacak ve orgazma ayni anda ulasabileceklerdir.

ERKEKTEN KADINA

Çogu erkegin cinsel duyarligi üreme organlarinda toplanmis oldugu için, sevisme ilerledikçe kadinin bütün vücudunun tek bir erojen bölge haline geldigini genellikle farketmezler. Eger kadin zaten heyecanlanmamis ve arzulu degilse, ilk bastan dogrudan dogruya cinsel organlarin ve gögüslerin uyarilmasi ona fazla haz vermeyecek, hele hele erkegin sandigi gibi onun doruk noktasina çikmasina hiç yardim etmeyecektir. Kadinlarin cinsel coskulari agir agir artar. Baslangiçta hafif temas, oksama ve öpüsme cinsel heyecanin uyandirilmasi için en uygun yöntemlerdir; sevismenin basinda, erkegin temel erojen bölgeleri (cinsel organlar ve gögüsler) degil, ikincil olanlari (yüzü, boynu, kollari, sirti, belkemigini, kalçalari, ayaklari) uyarmasi dogru olur. Agiz son derece duyarli bir organdir ve temposu agir agir ama sürekli hizlanan bir öpüsme, özellikle tutuk kadinlarin rahatlamasi ve heyecanlanmasi açisindan yararli bir yöntemdir. Kuskusuz burada kati ve genel bir kural yoktur; Çogu kadin yüzden baslayan ve boyundan gögüslere, oradan da daha asagilara agir agir inen bir uyarmadan hoslanir: buna karsilik ünlü Penthouse dergisinin cinsel danismani, Süperseks adli bir cinsel teknik kilavuzunun yazari, deneyimli fahise Bayan Xaviera de Hollander de ayaklardan baslayip yukari dogru çikan bir yaklasimi yüzde yüz daha heyecan verici buldugunu söylemektedir. Erkegin bunu kendisinin kesfetmesi ama ayni zamanda esine degisik yaklasimlari tatma firsatini da vermesi gerekir. Gögüsler de son derece duyarli organlardir; bu yüzden uyarilmalari kadar inciltilmeleri de kolaydir. Erkegin bu bölgede biraz dikkatli olmasi ve kadin vücudunun diger bölgeleri için de geçerli olan su kurali özellikle gözönünde tutmasi gerekir: uyarma önce yumusak dokunma, oksayis ve öpüsler biçiminde baslamali ve basinç agir agir artmalidir. Erkek, esinin gögüslerinin ve diger bölgelerinin daha kuvvetli ve basinçli uyarmaya hazir hale geldigini, bu organlarin dirilesmesinden ve sertlesmesinden anlayabilir. Eger gögüsler ve gögüs uçlari yeterince dirilesmis ve sismisse, zaten uyarim ancak daha kuvvetli bir temasla devam edebilir . Ama kuvvetli temasin sertlik ve kabalik olmadigi da bilinmelidir. Isirmanin da ask oyunlarinda bir yeri vardir: biraz aci, duyulan heyecani arttirabilir ve coskulanma sürecinde, belli bir siddetin ( kabaligin degil ) olumlu bir etki yapacagi bir an gelir. Ama eslerin bu türden isirma, vurma, tirmalama ve çimdikleme gibi temas biçimlerini vücutlarinin daha dayanikli bölgeleriyle, sirt, bacaklar, kalçalar ve omuzlarla sinirli tutmalari yerinde olur. Kadin yeterince uyarilmis ve heyecanlanmissa, dölyolu dudaklari da sisecek ve salgilamadan ötürü islanmis olacaktir. Erkek kadinin bu bölgesine yöneldiginde ilkin bütün bu alani yumusakça oksamasi ve ovmasi ve ancak bundan sonra dudaklari aralamasi gerekir. Özellikle hemen klitorisi uyarmaya geçmemelidir; bunun için dölyolu agzinin mutlaka islanmasini beklemek gerekir , çünkü kuru bir klitorisin ovulmasi kadina aci verebilmektedir. Eger kadinin cinsel organ bölgesi yeteri kadar islanmis degilse ya da kurumussa, uyarma sirasinda erkek, bir sivi da ( tükrük gibi) kullanabilir.

Cinsel birlesmeye geçmeden önce erkegin, dölyolu agzini ve klitorisi parmaklariyla uzunca bir süre uyarmasi dogru olur. Bunun en iyi yolu önce tüm avuçla ovmak, sonra da avuç yukariya gelecek sekilde orta parmakla veya iki parmakla dölyolunu uyarmaktir. Bazi çiftler, ellerin yapabildigi herseyi agzin ve dilin daha iyi yapabilecegi görüsündedir.

Cinsel organlarla agiz temasi, bir yasagin asilmasi duygusunu içerdiginden, en heyecan verici ön oyun tekniklerinden biridir. Ayni zamanda, bu iki organin temasi, hayvani bir cinsellikle sefkatin kaynasmasini temsil ettigi için, erkeklere de kadinlara da daha bütünsel bir haz vermektedir. Vücudun çesitli bölgelerinin öpülmesiyle baslamak, sonra da cinsel organa, dis ve iç dudaklara yönelmek ve klitorisin dille uyarilmasinin ardindan da dölyoluna hizli dil darbeleriyle girmek, kadinin orgazmdan önce en yüksek cinsel haz noktasina çikmasini saglayan yöntemlerden biridir.

KADINDAN ERKEGE

Görsel uyaricilar genellikle erkegi kadindan daha çok etkiler; bu, ön oyunlar sirasinda kadinin unutmamasi gereken bir noktadir. "Tahrik edici" giysiler ve tavirlar,
çiplaklik ya da yari giyiniklik, cinsel bölgelerin apansiz açilmasi ve bu türden bütün "bastan çikarici" davranislar, yorgun bir erkegi bile heyecanlandiracak cinsel tekniklerdir. Cinsel duygularin sözle belirtilmesi de kadinlar için oldugu kadar erkekler için de önemlidir. Bazi erkekler, penislerinin büyüklügü konusunda özelikle duyarlidir; bunu erkekliklerinin göstergesi olarak görürler. Bununla ilgili olarak kadinin söyleyecegi sözler, erkegin ön oyunlar sirasinda daha rahat, daha güvenli olmasini saglayacagi için aldigi hazzi da arttirir. Erkeklerin cinsel duyarliligi daha çok cinsel organlar bölgesinde odaklanmistir. Vücutlarinin diger taraflari, kadinlarda oldugu gibi oksama ve uyarma karsisinda fazla duyarli degildir. Bu yüzden sevismenin baslangicinda kadinin dikkatinin erkegin bu bölgesinde toplanmasi yerinde olur. Baslangiçta kadin esinin penisiyle hafifçe oynayabilir ve yumusakça oksayabilir; ama fazla gecikmeden daha güçlü bir uyarima geçmesi gereklidir. Kadina, bir erkegi nasil uyaracagini tanisiklik ve deney ögretecektir. Eger bu yoksa, erkegin ona açikça yol göstermesinde bir sakinca yoktur. Çogu zaman deneysiz bir kadin esinin penisini bütün avucuyla ve sikica kavrayarak ve siddetle çekecektir. Bu, çogu erkegin tatsiz buldugu bir yöntemdir. Çok zevkli bir yöntem, penisin parmaklarla önce hafifçe sonra da kuvvetlice bastirilmasidir. Ama bunu yaparken erbezlerinin incitilmemesi gerekir.

Kadinin ayagiyla esinin penisini uyarmasiysa her iki taraf için de heyecan verici bir cinsel tekniktir. Bu baslangiçtan sonra kadin , yüzü erkege gelecek sekilde oturarak iki elini birden kullanabilir. Bu sekilde erkek de kadini görebilecek ve onu uyarabilecektir. Burada kadin bir eliyle penisin kökünü kavrayarak erkegin kasigina dogru hafif bir basinç uygulayabilir ve öbür eliyle de penisin basini sikarak, uyarabilir. Ya da tüm organi iki avucu arasinda ovabilir. Bazi erkekler de penislerini kadinin iki gögsü arasina sürtmekten haz duyarlar. Ancak bu arada kadin, sevismenin sürmesini istiyorsa, erkegin bosalma durumuna gelmemesine dikkat etmelidir.

Orgazm durumuna yaklasmis bir erkegin bosalmasini geciktirmenin en iyi yolu, penisin kökünde idrar kanalinin bulundugu yerin kuvvetlice sikilmasidir.

Kadin ayni seyleri agziyla da yapabilir. Bir çok evli erkegin fahiselerle iliski kurma nedeninin fellasyo arzusu oldugu söylenir: erkek, evli, oldugu kadina söylemekten çekindigi ya da söyledigi halde reddedilmis olan fellasyo istegini para karsiliginda elde etmektedir. Agzin verecegi haz, bu organin son derece esnek bir yapida olmasindan kaynaklanmaktadir. Kadin bu arada dilini de kullanabilir.

Kadında Orgazm

Orgazm nedir?

Orgazm olgusunu tarif etmek zordur. Orgazm, çeşitli cinsel uyaranlarla beynin uyarılması ile başlayan ve uyaranların etkisiyle kişide hem bedensel hem de ruhsal olarak algılanan bir “histir”.

Orgazm oluşumu için en önemli uyaran dokunsal olanlar olmasına karşın (cinsel ilişki ve kendi kendini tatmin dokunsal uyaran türleridir) sadece görsel veya işitsel uyaranlarla orgazm olunması da özellikle kadınlarda imkan dahilindedir.

Orgazmın işlevi nedir?

Orgazm oluşumu için cinsel uyaranlarla cinsel birleşmeye hazırlanan beden ve ruh ikilisi, kendi kendini tatminle veya cinsel ilişkiyle kişinin haz almasını sağlamaktadır.

Erkekte orgazm sperm kanallarının açılarak spermin dışarı boşalmasını sağlar ve bu nedenle orgazm erkeğin üreme işlevlerinin çok önemli bir parçasını oluşturur.

Bilimsel olarak gebelik oluşması için kadının orgazm olmasının şart olduğu şeklinde bir bilgi yer almamakla beraber son veriler orgazm esnasında oluşan rahim kasılmalarının spermlerin Fallop tüplerine daha kolay geçtiğini göstermektedir.

Orgazma giden yolda kadın cinselliğinin evreleri

Masters ve Johnson yaptıkları çalışmalarda kadında cinsel uyarılmayla başlayan ve orgazm ile sonuçlanan sürecin dört ayrı evreye bölünebileceğini saptamışlardır. Gerek normal cinsel işlevlerin anlaşılması, gerekse cinsel işlev bozukluklarının sınırlarının çizilebilmesi açısından bu evreleme kendini tanımak isteyen bir kadının olduğu kadar, konuyla ilgilenen diğer kişilerin de faydalanabileceği net bilgiler içermektedir.

Bu evrelemeye göre kadın cinsel ilişki esnasında aşağıdaki evrelerden geçer

- Uyarılma Evresi
- Plato Evresi
- Orgazm Evresi
- Çözülme Evresi

Bu evreler kadında ve erkekte oldukça benzerdir. Her bir evrenin devam etme süresi kadından kadına bariz değişiklikler gösterebilir ve birbirini ardı ardına takip eden bu evrelerden biri yaşanmadan diğerine geçiş olamayacağı kabul edilir.

Bu evre cinsellik dürtüsünün kişide cinselliği yaşama ihtiyacı ortaya çıkarmasıyla başlar. Kişide hayali veya gerçek uyaranlar cinsellik arzusunu ortaya çıkarmıştır. Kadın fiziksel (partneri veya kendisi tarafından direkt uyarılma) veya psikolojik (görsel, düşsel ve benzeri uyaranlarla uyarılma) olarak uyarıldığında ortaya çıkan cinsellik yaşama arzusuyla başlayan evredir.

Cinsellik arzusu ortaya çıktığında eğer bu arzu engellenmezse tüm bedende cinselliğe hazırlık için değişiklikler başlar. Kadının vajinal salgıları cinsel uyaranın başlamasıyla saniyeler içinde belirgin olarak artar, vajina girişindeki Bartholin salgı bezleri faaliyete geçer. Klitoris ve dudaklarda büyüme ve şişme, göğüs bölgesinde ve memelerde kızarma meydana gelir. Vajina uzar ve genişler, dış dudaklar birbirinden uzaklaşır, rahim yükselir.

Genital sistemdeki bu değişikliklerin genel amacı kadının bedensel olarak cinsel ilişkiye hazırlanmasını sağlamaktır.

Kadında bu evrede kalp atışları hızlanır ve solunum sayısı artar, kan basıncı yükselir. Vücuttaki kas grupları kasılmaya başlar. Memeler ve meme uçları da büyüyerek daha belirgin hale gelir. Bazı kadınlarda yüzde, boyunda ve göğüste kızarmalar meydana gelir.

Erkekte uyarılma evresi penisin ereksiyonu (sertleşmesi) şeklinde gerçekleşir.

Uyarılma evresinin temel amacı kadının bedensel olarak cinsel ilişkiye hazırlanmasını sağlamaktır. Genital bölgedeki bu değişikliklerin tümü bölgede kan akımının belirgin bir şekilde artması sonucunda ortaya çıkar.

Bu evrede cinsel gerginlik ve erotik duygular yoğunlaşır. Cilt değişiklikleri daha belirgin hale gelir, memeler ve meme uçları daha fazla dikleşir. Dudaklar da daha çok şişerek koyu kırmızı bir renk alırlar. Vajinanın alt 1/3′lük kısmı şişip kalınlaşarak “orgazmik platform” adlı yapıyı meydana getirir. Rahim tümüyle yukarı çıkmıştır. Vajinanın üst kısmında genişleme ve uzama meydana gelir.

Yeterli uyaran olduğunda bu dönem orgazmla son bulur.

Erkekte plato evresinde penisten berrak ve kaygan bir sıvı gelir. Bu sıvının içinde az sayıda canlı sperm bulunabileceğinden kadının erkek boşalmadan bile (”geri çekme” yönteminde olduğun gibi) gebe kalması imkan dahilindedir.

Plato evresi cinsel ilişkinin en aktif dönemlerinden biridir ve uyarılmayla başlayan cinsellik dürtüsü ve takip eden cinsellik dışavurumu (kendi kendini tatmin veya cinsel ilişki) bu evrenin sonunda orgazmla sonuçlanır.

Plato evresinin dıştan gözlenebilen en önemli özelliği orgazm evresine yaklaşıldıkça bir önceki evrede büyümüş olan klitorisin küçülme eğilimi göstermesidir. Plato evresinin sonlarına gelindiğinde klitoris orijinal boyutunun yarısına kadar küçülebilir. Bu küçülme, orgazmın yaklaştığını gösteren önemli bulgulardan biridir. Bu evrenin süresi kadından kadına, hatta bazen aynı kadında bir cinsel eylemden diğerine belirgin değişiklikler gösterebilir.

Orgazm evresi, önceki evrelerde “artmış olan gerginliğin boşaltılması” şeklinde tarif edilebilir. Orgazm esnasında vajina, perine, anüs ve orgazmik platformda yer alan kaslardan kaslarda istemsiz ve şiddetli kasılmalar ortaya çıkar. Bu kasılmalar ortalama 0.8′er saniyelik aralıklarla ortaya çıkarlar ve toplam dört saniye kadar kısa sürebilecekleri gibi, 15 saniye kadar uzun da sürebilirler. Kasılmalara vajinanın daha da genişleyerek boyunun uzaması eşlik eder ve nihayet rahimde de kasılmalar ortaya çıkar. Rahim kasılmaları bazı kadınlar tarafından belirgin şekilde hissedilirler.

Yukarıda bahsedilen kasılmalar kadının orgazm hissi yaşamasını sağlar.

Orgazm oluştuğunda cilt kızarıklığı en üst seviyeye ulaşır. Kadının yüz kasları da kasılır ve acı çekiyormuş gibi bir görünüm arz edebilir.

Orgazm esnasında kadın vücudu adeta “kaskatı kesilir”. Kalp hızı, solunum hızı ve kan basıncı yüksek seyretmeye devam ederler. Kadınların çoğu bu aşamada bel bölgesinde, “beyinlerinde” ve genital bölgelerinde değişik bir karıncalanma hissinden bahsetmişlerdir.

Refrakter peryod

Orgazm sonrası erkeklerde oluşan refrakter periyod (cinsel uyaranlara kayıtsız kalınan, yani yeni bir cinsel ilişkiye başlamanın mümkün olmadığı dönem) genç erkeklerde bir kaç dakika sürerken, daha ileri yaşlarda birkaç saate kadar çıkabilir. Bu süre bireyler arası belirgin farklılıklar gösterebilir.

Kadınlarda genellikle refrakter peryod yoktur veya çok kısadır ve kadınlar ardı ardına defalarca orgazm olabilirler.

Kadınların yalızca az kısmı vajinal yolla orgazm olabilir. Birçok kadında, orgazma ulaşmak için direkt klitoris uyarısı gereklidir.

Orgazmla birlikte uyarılma evresinde biriken tüm gerginlik kaybolur. Kişi beyinden orgazm esnasında salgılanan endorfinlerin (”mutluluk hormonları”) etkisiyle gevşer ve kendini iyi hisseder. Takiben uyarılma evresinde ortaya çıkan değişikliklerin tümü “çözülerek” geri döner. Tüm bu geri dönüş süreci 5-10 dakika sürer. Çözülme evresinde tüm değişiklikler geri döner. Kadınların çoğunda orgazm sonrası klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı hale gelir.
 
cinsel bilgiler sağlık bilgileri seks dersleri. Citrus Pink Blogger Theme Design By LawnyDesignz Powered by Blogger