Orgazm ve Orgazm Sorunları
6 Ekim 2009 Salı
İnsan ne yaparsa yapsın, ne kadar doyumlu bir orgazm yaşayacağını hiçbir zaman önceden kestiremez. İyi bir orgazm için çiftin arasında yakınlık olması ve cinselliklerini yaşamaya önem vermeleri gerekir.
Orgazmla ilgili en önemli bilgi, orgazmın öğrenilebilir olduğudur. Orgazm bir reflekstir ve özellikle kadınlar bu refleksi yaşamayı öğrenebilirler. Daha doğru bir deyimle, bu istemli bir reflekstir. Tıpkı idrar yapma ve dışkılama gibi öğrenilebilen bir reflekstir.
Orgazmın verdiği heyecan ve zevkin tanımını yapmak olanaksızdır. Orgazmı anlayabilmek için bu konudaki son gelişmelere göz atmakta fayda vardır. Psikanalist Freud, asrımızın başında klitoris orgazmının çocukça olduğunu, gerçek bir kadının vajinal orgazma ulaşması gerektiğini ileri sürmüştür. Altmışlı yıllarda orgazm, modern tıbbi seksoloji açısından Masters ve Johnson ikilisinin üreme biyolojisi araştırma laboratuvarında yaptıkları araştırmalar sonucu daha detaylı bir şekilde ortaya konmuştur. Daha sonraları Hite tarafından yapılan anketler bu konuda istatistiksel bilgiler vermiştir. Cinselliği, orgazmı elektrik açılıp, kapanması gibi sadece fiziksel bir olay olarak anlamamak gerekir. Jenital organlar, sinir uçlarıyla uyarılma noktaları açısından çok zengindir. Fakat her kadın her cinsel birleşmede orgazma ulaşamayabilir. Burada çift arasında genelde veya o birleşme sırasındaki dengenin ve iletişimin önemi büyüktür. Yoksa sadece jenital organların bir şeyler yapması, bir yerlere dokunması yetmez. Eşler, bütün bedensel ve cinsel benliklerini sonuna kadar, karşılıklı verip alabilmelidirler.
Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY
sexualth@superonline.com
Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır
Pozisyonlar
Misyoner pozisyonu
Bu pozisyon çiftler arasında en çok tercih edilendir. Kadın sırt üstü yatar, erkek karın üstü kadının üzerindedir.
Kadın için: Misyoner pozisyonu en çok tercih edilen pozisyon olmasına rağmen kadınların çoğu aslında bu pozisyonu sevmiyor. Çünkü misyoner pozisyonu kadının hareket alanını daraltıyor. Buna rağmen penis, bu pozisyonda vajinanın derinliklerine ulaşabildiği için tatmin edici bir pozisyon olarak biliniyor. Ancak, eğer partneriniz bir sumo güreşçisi ise uzak durun! Orgazm garantisi yüzde 80!
Erkek için: Bu pozisyonda bütün iş erkekte bittiği için biraz daha olgun ya da yaşlı erkekler bu pozisyonu pek sevmiyorlar. Erkek için çok fazla efor sarfedici olan bu pozisyon, ergenliğe yeni adım atmış olanların özel tercihi genelde! Ayrıca kontrolü elden bırakmayan, seksin temposunu elinde tutmak isteyen erkekler de bu pozisyonu tercih ediyorlar. Bu pozisyonun bir başka avantajı da erkeğin kadını rahatça öpebilmesi...
Jokey pozisyonu
Kadının üstte, erkeğin altta olduğu pozisyon.
Kadın için: Aslında bu pozisyon kendi içinde ikiye ayrılıyor. Kadın jokey pozisyonunda erkeğe yüzü dönük ya da sırtı dönük durabilir. Erkeğin yüzüne bakılmayacak gibiyse sırtnızı dönebilirsiniz yani! Tabii canınız nasırlı ayak görmek istiyorsa!..
Her iki durumda da bu pozisyonda kadının avantajı, fiziksel kondisyonuna göre ilişkinin hızını kendisinin ayarlayabilmesidir. Hükmetmeyi seven, otoriter kadınlar için bu pozisyon genel tercih nedeni!
Erkek için: Genelde bu pozisyona bayılırlar. Çünkü kendilerini bir seks kölesi gibi hissederler. Kadın onun üzerindedir ve ona hükmediyordur. Bunu düşünmek hoşuna gidebilir! Özellikle yaşlı ve tembel erkekler için ideal...
İkinci misyoner pozisyonu
İlkinden tek farkı, kadın bacaklarını erkeğin omzuna koyar.
Kadın için: Misyonerde yazılanlar aynen geçerli. Tek farkla. Penis bu pozisyonda vajinaya daha derin temas eder. G noktası uyarılır.
Erkek için: Bu pozisyonda erkek kalçasını daha rahat hareket ettirir. Ancak bu seksten uzun süre keyif almak isteyenler için uygun değil. Çünkü erkek çok çabuk orgazm olabilir.
X pozisyonu
Tarifi biraz zor... Kadın ve erkek yüzyüzeler. Bacakları makas gibi birbirine geçmiş. Yani misyoner pozisyonunun yanyana yatılan biçimi diyebiliriz.
Kadın için: Klasik 'hangi bacak senin' sendromu atlatıldıktan sonra başlanabilir. Eğer bacaklarınız esnekse tabii. Yoksa bu pozisyondan uzak durun. Çünkü bacaklarınız içiçe geçmişken hareket kabiliyetiniz sıfıra da inebiliyor. Penis, vajinayla temasta zorlanabilir.
Erkek için: Erkekler her türlü pozisyonu severler. Demek oluyor ki, bunu da seviyorlar. Ancak çoğu erkek, partnerinin bacağı diye kendi bacağını da okşayabiliyor :)
Köpek pozisyonu
Tarife gerek yok...
Kadın için: Porno yönetmenlerinin en sevdiği bu pozisyonu kadınlar pek tercih etmiyorlar. Çünkü bu şekilde penis doğrudan yumurtalıklara baskı yapıyor. Ve bu birçok kadın için rahatsız edici bir durum.
Erkek için: Erkeklerin daha az güzel kadınlarla bu pozisyonu tercih ettiğine dair bir iddia da var.
Kaşık pozisyonu
Kadın ve erkek yanyana yatıyorlar. Her ikisi de aynı yöne doğru bakıyor. Erkek, kadına arkadan yaklaşıyor.
Kadın için: Kaşık pozisyonunda seks, sarılmayla karışık olduğu için çiftler bu pozisyonu tercih ediyorlar: Duyguların daha derin gösterildiği bu pozisyon yazık ki kadınların orgazmı açısından tatmin edici değil. Ancak sabahları bu pozisyona başvurabilirsiniz. Ağız kokusu çekmektense :)
Erkek için: Biraz daha sert seksten hoşlanan erkekler için uygun bi pozisyon değil. Aama sabah yeni uyanmışsa ve kımıldayacak hali yoksa tercih edebilir.
Ayakta
Kadın ve erkek yüzyüze duruyorlar. Kadın bacakları ile erkeği sarıyor. Tabii bu durumda erkeğin bir duvara yaslanması gerekiyor.
Kadın için: Bu pozisyon kadın için çok keyifli olabilir. Çünkü penis hem vajinaya derin bir şekilde giriyor hem de partnerine sıkı bir şekilde sarılmış oluyor. Ama partner biraz daha ufak tefekse, güçsüzse ayakta sekse kalkışmayın. Zira düşeceğim tehlikesiyle zevk almanız güçleşir.
Erkek için: Erkekler için çok keyşif verici bir pozisyon değil. Ancak kaslı erkekler tercih edebilir. Çünkü bir süre sonra hem heyecandan hem de güç kaybından bacaklar titremeye başlayabilir.
Uyarılma bölgeleri
5 Ekim 2009 Pazartesi
Cinsel birleşmenin ön şartı olan cinsel uyarım veya cinsel coşkulanma kavramını tanımlamak pek kolay değildir. Genellikle birlikte görüldükleri halde ve ilk bakışta birbirlerini çağrıştırmalarına rağmen uyarılma, erkekteki sertleşmeyle kadındaki ıslanma olgularından ayrı birşeydir. Uyarılma, duygularla bağlantılı olarak erkek ve kadın vücutlarının cinsel temas için birleşebilir duruma gelmesi sürecidir. Bu süreç içinde vücutta önemli değişiklikler ortaya çıkar. İşte penisin sertleşmesi ve dölyolunun ıslanması bunlardan en belirgin olanlarıdır. Ama aslında bu değişiklikler, söz konusu sürecin ancak sonucudur. Dolayısıyla cinsel uyarılmada ya da çoşkulanmada temel olan, söz konusu değişikliklerden çok bir sevgiliye beslenen çekilme duygusudur. Bu duygu, daha soyut bir şekilde belirli birini düşünmeden yalnızca o cazibeye ve arzuya kapılarak da yaşanabilir.
Erkek de kadın da doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın coşkulanabilirler. Karşı cinsten birinin dahil olduğu erotik bir durum da uyarıcı olabilir. Keza bazı insanların belirli bir melodiyi duyduklarında ya da kokuyu aldıklarında coşkulandıkları bir gerçektir. Fiziksel temas bulunmadan coşkulanma, yani psikolojik uyarılma, erkeklerde daha yaygındır. Kinsey, bu amaçla incelediği bir grupta erkeklerin % 62'sine karşılık kadınların ancak % 14'ünün striptease seyrederken coşkulandığını belirlemiştir. Cinsel ilişkiyi çizgi veya resim olarak görmekle erkeklerin % 77'si cinsel uyarım duydukları halde 'kadınların yalnızca % 32'si coşkulanmış, hatta çoğu bundan rahatsız olduklarını söylemişlerdir. Başka insanları cinsel eylem içinde seyretmiş olan erkeklerin çoğu coşkulandıklarını bildirirken, kadınlardan rahatsız olmayanlar bile ancak kayıtsız kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu oranlar, erkeklerin psikolojik uyarımlara olan bağımlılıklarını göstermekten öte, hiç tanımadıkları bir kadına, hatta genel anlamda kadınlara bakarak veya onları düşünerek ya da kişilerin belirsiz olduğu bir cinsel ilişki anını izleyerek ya da kafasında kurarak coşkulandığını göstermektedir. Bu erkek ve kadın cinsellikleri arasındaki farklılığı yansıtmaktan öteye bir anlam taşımaz. Gerçekten, başka alanlarda da ortaya çıktığı üzere iki cins arasında bir yaklaşım farkı bulunduğu kuşku götürmez. Ancak bu farkı açıklamak için yapılan önermelerin çoğu tatmin edici değildir. Örneğin bazılarına göre erkeğin cinsel dürtüleri kadınınkilerden daha güçlüdür. Bazıları cinsler arasındaki farklılığı, kadının doğuştan daha ahlaklı olmasına bağlarlar.
Bazıları ise farklılığın, her iki cinsin üremedeki rollerinden kaynaklandığını savunurlar ya da fizyolojik yapılarından dolayı olduğunu ileri sürerler. Sonuç olarak, cinsel bilimcilerin hepsi, genellikle erkeklerin cinsel fantaziye yani cinsel düşlere ve düşünceye kadından daha yatkın olduğunu söylemekle birlikte, bunun nedenleri konusunda ortak bir görüşe sahip değildirler. Zaten eşler açısından önemli olan bu gerçeğin bilinmesi ve böylece gereksiz kuşku ve huzursuzlukların önlenmesidir. Kinsey, kocalarının pornografik resimler biriktirdiğini keşfedince boşanmak için mahkemeye başvuran kadınlardan bahsetmekte ve bu durumları insan cinselliğine ait temel gerçeklerin bilinmemesinin üzücü sonuçlarına örnek olarak vermektedir. Fiziksel temasa dayanan coşkulanma açısından da kadın ve erkek arasında belirli farklar bulunur. Cinsel uyarım sırasında vücudun bazı noktaları diğerlerine oranla çok daha fazla duyarlılaşırlar. Bunlara uyarım bölgeleri denir. Bunların dokunulması veya öpülmesi, belli koşullarda eşleri orgazma götürebilir. Bu kadar olmasa bile, uyarım bölgeleriyle temasın cinsel tepkilerde bir yükselişe yol açtığı kesindir.
Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruksokumudur. Bunlar, ikincil uyarım bölgeleri olarak bilinirler. Göğüsler, kalçalar, bacak ve ayaklar bu gruba girerler. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis, erbezleri ve perine (apışarası), kadında ise toplu olarak "vulva" diye adlandırılan dış cinsel organlar bölgesidir. Özellikle leğen kemiğinin üzerindeki tüylerle kaplı deri ile dış dudaklar, "vulva"nın çok duyarlı alanlarıdır. Keza makat ve perine için de bu söylenebilir. Ancak kadının cinsel organlarının en duyarlı olanı ve orgazm tepkisinin temel kaynağı, "vulva"nın ön tarafında ve iç dudaklar arasında korunmuş bir şekilde bulunan "klitoris"dir. Klitoris de penis gibi sertleşme yeteneğine sahiptir.
Uyumlu bir cinsel beraberlik açısından eşlerin yalnızca uyarım sağlayan bölgeleri keşfetmeleri yeterli değildir; ne tür uyarılmadan hoşlandıklarını da araştırmalıdırlar. Pratik içinde taraflar, çeşitli bölgelerin yumuşak mı, yoksa sert mi okşanmasının, öpülmesi mi yoksa incitilmesinin mi daha fazla hoşa gittiğini anlamaya çalışmalıdırlar.
Cinsel birleşmenin ön oyunlarında her iki eş için de ilk hedef, ikincil uyarım bölgelerinin uyarılması olur. "Necking", "Petting" gibi aşk oyunları, doğrudan birleşmeye geçmeksizin ikincil uyarım bölgeleri üzerine yoğunlaşarak gerçekleştirilen cinsel temas türleridir.
Cinsel Birleşme Pozisyonları (Seks pozisyonları)
Buna ragmen büyük olasilikla dünyada en yaygin kullanilan, misyoner pozisyonu da denilen, kadinin altta, bacaklari açik yattigi, erkegin üstte ve hareketli oldugu, klasik birlesme pozisyonudur. Bu klasik pozisyona verilen 'misyoner pozisyonu' adi bile aslinda kapali bir cinsellik anlayisina gönderme yapmaktadir. Kadinin cinsellikle ilgilenmedigi, cinsel hazzinin önemsenmedigi, hatta pek de istenmedigi, cinsel birlesmeye etkin olarak katilmasinin gerekmedigi bir cinsellik anlayisi. Ayrica bu pozisyon erkegin cinsel birlesmeyi yönetmesi ve etkin hareketleri için kolaylik saglar. Üstelik döllenme için uygundur, yani cinselligi yalnizca üreme amaciyla hos gören bir bakis açisi için de biçilmis kaftandir.
Aradan geçen yüzyillar boyunca, cinsel fizyoloji bilgileri artmis, toplumlarin cinsellige bakis açilarinda yavas da olsa genisleme olmus, farkli cinsel yasam biçimleri görece yaygilasmistir. Ama tüm bu gelismeler klasik cinsel birlesme pozisyonunda büyük bir degisim yaratmamistir.
Erkegin üstte oldugu cinsel birlesme pozisyonu, elbette cinsel birlesme biçimlerinden biridir ama tek seçenek degildir. Kadin cinsel fizyolojisi konusunda son 30 yilda artan bilgilerimiz, bize erkegin üstte oldugu cinsel birlesmenin kadinin orgazmi açisindan en uygunsuz biçim oldugunu söylemektedir.
Kadin cinsel organlarinin yapisina ve cinsel islevlerine baktigimiz zaman, kadinin en duyarli bölgesinin klitoris oldugunu ve kadin orgazminin tetigini her zaman klitorisin çektigini görürüz. Tüm cinsel birlesme biçimlerinde, klitoris disarida, dogrudan uyaridan uzakta kalmaktadir.
Ancak kadinin cinsel deneyimi arttikça, cinsel birlesme sirasinda, klitorisinin cinsel esinin bedenine sürtünmesini saglamayi ögrenmesi mümkündür, bu birçok kadinin orgazmini çok kolaylastirmaktadir.
Cinsel birlesme pozisyonlari içinde, es zamanli klitoris sürtünmesini saglamaya en uygunsuz olani, erkegin üstte ve kadinin bedensel hareketlerinin en kisitli oldugu klasik pozisyondur. Ayni nedenle, kadin orgazmi açisindan en uygun pozisyon kadinin üstte ve hareketli oldugu durumdur.
Tabii ki bazi kadinlarin daha az dogrudan klitoris uyarisiyla ve daha kisa sürede orgazm olma yetisi gibi bir sanslari olabilir. Ama kadinlarin çogu için, cinsel birlesmenin yarattigi dolayli uyariyla orgazm olmak pek de mümkün degildir. Elbette üst pozisyonda olmak daha fazla bedensel hareket, yani sevismeye daha etkin bir katilim da gerektirir.
Yaygin cinsellik anlayisina uygun olarak, kadin, kendi cinsel hazzini ve orgazmini da erkekten beklediginde, ya da sevisme sirasinda pek bir fiziksel etkinlik göstermediginde, klitoris sürtünmesini de saglayamayacaktir. Bu durumda, orgazm sorununun ya da doyumsuz cinsel yasaminin sorumlusu da aslinda kendi cinsellik anlayisi olacaktir.
Her cinsel birlesme pozisyonunun kendisine özgü cinsel hazlari vardir. Birinde çok kolay saglanan bir haz, digerinde olmayabilir.
En sevdigimiz yemegi bile her gün yemedigimizi animsayarak, cinsel iliskilerimizi de çesitlendirmek, cinsel yasamimiza çok sey katabilir.
Dr. Nesrin Yetkin
Cinsel Oyunlar (Seks oyunları)
Erkekte cinsel istegin uyandigini gösteren en belirgin dönüsüm, penisin sertlesmesi ve diklesmesi, kadindaysa dölyolu agzinin ve çeperinin nemlenmesidir. Ayni zamanda kadinin dis üreme organlari (dis ve iç dudaklar) siser ve klitorisi de iç dudaklarin arasindan görünür hale gelir.
Bu fizyolojik dönüsümlerin kaynagi beyindir. Açlik, susuzluk ve uyku istegi gibi cinsel istek de beyinden kaynaklanir. Cinsel arzu, beynin duygulari kontrol eden bölgesindeki bir merkezin uyarilmasiyla ortaya çikar. Beyindeki cinsellik merkezleri çocuklukta görece hareketsizdir, ama ergenlikte hormonlarin ve özellikle androjen düzeyinin yükselmesi beynin bu merkezlerini harekete geçirir ve böylece bir yetiskinin cinsel istek duymasi mümkün olur.
Beyindeki seks merkezlerini harekete geçiren uyaricilar fiziksel de olabilir psikolojik de. Insan hastaysa, sikintili ya da kaygiliysa, asiri alkol veya uyusturucu madde tüketiminden ötürü bir çöküntü içindeyse ya da reddedilmis ve incitilmisse, cinsel istek duymasi da beklenemez. Buna karsilik, insanin sagligi yerindeyse, keyifli ve huzurluysa, cinsel konularda herhangi bir olumsuz ön yargisi yoksa ve özellikle birine asiksa, kendini "seksi" hissetme olasiligi da o kadar yüksek olacaktir. Cinsel istegi uyandiran etkenlerin basinda, cinsel organlarin ve erojen bölgelerin uyarilmasi gelir. Ama her iki cins de dogrudan bir fiziksel temas olmaksizin da uyarilabilirler. Cinsel istek ve heyecan çok zaman erotik hayal ve düsüncelerin ürünüdür. Karsi cinsin yer aldigi bir erotik görüntü, bir resim, bir film de cinsel istegi uyandirir.
Erkekler kadar kadinlar da cinsel istek duyarlar. Ama toplumsal kosutlanmalardan ötürü, istek duyma ve heyecanlanma biçimleri farklidir. Genç erkeklerin cinsel dürtüleri, genç kizlarinkinden daha güçlü gibi görünür. Ama yaslanmayla birlikte bu durum degisir. Orta yasa dogru, gençliklerinden itibaren doyurucu bir cinsel deney yasamis kadinlarin cinsel istekleri erkeklerinkine esitlenir, hatta kimi zaman erkekleri asar. Bununla birlikte kadinlarla erkekler arasinda daha kalici bazi cinsel duyarlilik farklari da vardir. Erkeklerde cinsel hayalgücü daha islektir: günün degisik zamanlarinda, yürürken, çalisirken, okurken de erotik hayallere dalabilirler.
Bu, olgun yaslarda kadinlarda da görülmekle birlikte erkeklerde oldugu kadar sik degildir. Kadinin heyecanlanmasi için çogu zaman esinin orada bulunmasi, hatta oksama, sarilma gibi ön oyunlarin baslamis olmasi gerekir.
Kisinin esiyle olan iliskisinin cinsel istege yansimasi açisindan da erkeklerle kadinlar arasinda fark vardir. Kadin da erkek de genellikle bir yabanci yerine,asik olduklari ya da sevdikleri biriyle sevismeyi tercih ederler. Ama ortalama erkegin, tanimadigi bir esten de zevk alma olasiligi kadinlara göre daha yüksektir: kadinlar için asil uyarici çogu zaman sevginin kendisidir. Çogu kadin, sevisme ve cinsel birlesmeye, sevilen ve güvenilen bir esle yasanmis güzel bir günün sonucu olarak, tamamlanmasi olarak bakar.
HAZ ILKESI
Seks kilavuzlarinda ve cinsel teknik kitaplarinda cinsel birlesme üç kisma ya da üç asamaya ayrilir. Birinci asama, cinsel istegin ve gerilimin artmasini saglayan öpüsme, oksama gibi "ask oyunlaridir"; buna, "Ön Oyunlar" da denir. Ikinci asama, cinsel birlesmenin kendisidir ("çiftlesme"), Üçüncü ise, eslerin orgazmdan sonraki cinsel davranislaridir; buna da "Son Oyunlar" denmektedir. Ilk bakista, böyle bir ayrim biraz mekanik görünebilir. Çogu kez bu asamalar arasinda kesin bir ayrim çizgisi yoktur. Birinden öbürüne geçis çok yumusak ve "tedricidir". Hatta bazen hiç bir ön oyuna gerek duyulmadan dogrudan dogruya birlesmeye geçildigi de olur: isyerlerinde, parklarda ve genel olarak uzun süreli bir sevismenin olanaksiz oldugu yerlerde yapilan birlesmeler zorunlu olarak bu türdendir.
Yine de üç kisimli sevisme semasinin bilimsel bir temeli oldugu kabul edilmelidir. Freud'a ve klasik psikanaliz teorisine göre, cinsel eylemin verdigi haz ikiye ayrilabilir:
(1) temas ve sevismenin baslangicinda gerilimin sürekli olarak artmasiyla saglanan "ön haz" ve (2) doyumun yani bosalma sonucu gerilimin azalmasinin getirdigi "son haz". Freud, öpüsme, sarilma, kucaklama gibi ön haz ögelerinin, çocuk cinselliginin yetiskin yasaminda da sürüp giden uzantilari oldugunu söyler. Bebeklerde ve çocuklarda cinsel haz, esas olarak cinsel organin disinda kalan erojen bölgelerden (agiz, makat, cilt yüzeyi) elde edilir. Daha sonra asil haz kaynagi olarak cinsel organ
öne çikar ve diger erojen bölgeleri kendine bagimli kilar ama, bunlar da ikincil haz kaynaklari olarak varliklarini sürdürürler. Freud'a göre, erojen bölgelerin uyarilmasindan alinan ön hazin yetiskinlerin cinsel yasamindaki islevi, gerilimi yeterli ölçüde arttirarak sonunda doyuma (orgazma) ulasilmasini saglamaktir. Ancak Freud'un bu açiklamasi, yine de kendi gelistirdigi haz ilkesi düsüncesiyle çelismektedir. Buna göre insan davranislarina yön veren temel ilke haz ve aci ikilemidir bu, özellikle yasaminin ilk yillarinda kisinin içgüdüsel gerilimlerden kaynaklanan aci ve sikintilardan kaçinmasina yol açar. Ama Freud'a göre cinsel gerilim, diger gerilim türlerinden farkli olarak aci degil, haz vermektedir.
Daha sonra, Freud'un ögrencilerinden Wilhelm Reich, bu görünürdeki çeliskiyi söyle çözmüstür; birlesmeden önceki ask oyunlarinda bir gerilim olusur; bu ask oyunlarinin ardindan su ya da bu biçimde bir doyum gelmedigi takdirde, her gerilim gibi bu da sikinti ve aci verecektir. Ama doyumun saglayacagi hazzin beklentisi yalnizca gerilim yaratmakla kalmaz, ayni zamanda az miktarda bir cinsel enerjinin olusmasina yolaçar. Iste bu cinsel enerjinin verdigi kismi doyum ve büyük son haz beklentisi, baslangiçtaki gerilimin sikintisina agir basar ve cinsel coskuyu arttirir.
Reich, orgazmla saglanan hazzin yogunlugunun da, ön oyunlar sirasinda cinsel organlarda ve bütün vücutta biriken cinsel gerilim miktarinin büyüklügüne bagli oldugunu söylemektedir. Uyarilma ve gerilim ne kadar fazla, çikilan doruk ne kadar yüksek ve düsüs de ne kadar keskin ve siddetli olursa, alinan haz da o kadar büyük olacaktir. Öyleyse ön oyunlar cinsel yasamda vazgeçilebilecek bir lüks, çiftlesme edimine insanlarin sonradan kattigi bir eklenti degil, doyurucu ve bütünsel bir cinselligin zorunlu bir parçasidir.
ÖN OYUNLAR
Son yillarin cinsel özgürlük ortami, insanlari cinsellik konusunda daha çok bilgilenmeye yöneltti. 1960'larin sonuna dogru, çesitli cinsel teknik kitaplari ayin en çok satan kitaplari arasina girdi. Gerek Kama Sutra gibi çok eski klasikler (bu yapitin Milattan sonra 100 ile 400 yillari arasinda Hindistan'da yazildigi sanilmaktadir.) gerekse daha yeni ve daha ticari seks kilavuzlari, cinselligin de ögrenilmesi gereken bir sanat, bir teknik oldugu düsüncesini yansitiyordu.
Bir anlamda, sevismenin bir teknik oldugu dogrudur: bütün sanatlar gibi o da duyarlilik, incelik, beceri, hayalgücü ve yaraticilik gerektirir. Isini seven ve dikkat eden bir sanatkarin ürünleri nasil kaliteliyse, sevistigi kisiyi ve sevisme eylemini seven birinin aldigi ve verdigi haz da o ölçüde büyüktür. Üstelik bütün teknikler gibi ask teknikleri de zamanla gelisir. Ancak burada unutulmamasi gereken bir nokta vardir: cinsel uzmanlik her zaman iyi sevismek anlamina gelmeyebilir. Nasil sanat, kullanilan tekniklerin toplamindan daha fazla bir seyse, kisisel bir üslup ve insani bir boyut içermek zorundaysa, doyurucu bir cinsel iliski de kullanilan ask tekniklerinin ötesinde bir seyi gerektirir. Insan en yeni seks kilavuzlarinda, Legman'in Oragenitalism adli kitabinda gösterilen 3780 çesit cinsel oyunu, ezberlemis olabilir ama bu cinsel yasaminin tekdüzelikten kurtulmasina yetmeyebilir. Bunun için esler arasinda uyum ve her iki esin de sevismeye ayni ölçüde katilmasi gereklidir. Kisinin kendine güvenmesi ve karsisindakinde de güven yaratmasi gereklidir. Ve herseyden çok esinin ruhsal durumuna, tepkilerine ve isteklerine karsi duyarli olmasi gereklidir.
Ünlü asik Kazanova kadinlari gerçekten sevdigini, onlara birer insan birer arkadas olarak baktigini söylemistir. Bu önemli bir noktadir, çünkü erkek egemenligine dayali toplumlarda ve özellikle çagimizin rekabetçi toplumlarinda her iki cinsten insanlar sevismeyi karsi cinse karsi bir savas alani olarak kullanabilmektedir. Bencilligin ve "fethetme" arzusunun saglikli bir cinsel yasamda yeri yoktur; cinsel teknik ne kadar gelismis olursa olsun, bencil ve saldirgan bir sevisme tarzinin esinizde yarattigi düs kirikligini silemez.
Cinsel tekniklerin sevismedeki rolü ; herseyden önce, degisiklik ve çesitlilik saglayarak cinsel birlesmenin tekdüzelesmesini önleyebilir. Eslerin deney yapmasini ve böylece kendilerindeki bir takim iç yasaklama ve tutukluklari asmalarini saglar. Daha önce hiç tanimadiklari yeni doyum ve hazlari tatmalarina, kendi içlerindeki kesfedilmemis egilimleri bulmalarina yardimci olur. Çok abartmamak ve yukardaki uyarilari unutmamak kosuluyla, cinsel tekniklere bir yemek listesi gibi bakilabilir. Nitekim Bati'da en çok begenilen seks kilavuzu da Dr. Alex Comfort'un Ask Sevinci: Sevismenin Yemek Kitabi adli yapitidir. Kuskusuz, nasil herkesin erojen bölgeleri ayni degilse, bazi teknikler ve oyunlar da bazi çiftlere digerlerinden daha çok zevk verecektir. Ayrica, kisilerin yas, kilo, boy uzunlugu ve genel saglik durumlarina göre, zevkle deneyebilecekleri oyunlar da degisik olacaktir.
Birçok çift, erotizmin bütün olanaklarini denemeden iliskilerini tamamlar. Oysa kisisel ve karsilikli arastirma yoluyla zaman içinde ask repertuvarini yenilemek hiç de yabana atilacak bir sey degildir. Elli yaslarinda oral seksin kesfedilmesi, insanin onyedisinde öpüsmede dilin kullanilabilecegini kesfetmesi kadar heyecan verici olabilir. Kuskusuz, hiç bir ask ölümsüz degildir; zamanla tutkular tükenir, aliskanliklar kemiklesir ve askin tersi demek olan tekdüzelik yerlesir. Iste o zaman cinsel teknik bilgisi, sönmüs bir aski yeniden alevlendirmez ama, iliskinin büsbütün çekilmez hale gelmesini önleyebilir, geciktirebilir.
Cinsel ön oyunlarin en önemli ögesi, esinizin cinsel bakimdan duyarli bölgelerini
- erojen bölgelerini - tanimak ve bunlari uyarmasini bilmektir. Cinsel birlesmenin "uyanma" evresinde esler birbirlerini sirayla ya da eszamanli olarak uyanrlar. Eger birbirlerinin gereksinimlerine karsi duyarliysalar ve birbirlerinin tepkilerini dogru yorumlayabiliyorlarsa, uyanma ve coskulanma tempolari hemen hemen birbirlerine esit olacak ve orgazma ayni anda ulasabileceklerdir.
ERKEKTEN KADINA
Çogu erkegin cinsel duyarligi üreme organlarinda toplanmis oldugu için, sevisme ilerledikçe kadinin bütün vücudunun tek bir erojen bölge haline geldigini genellikle farketmezler. Eger kadin zaten heyecanlanmamis ve arzulu degilse, ilk bastan dogrudan dogruya cinsel organlarin ve gögüslerin uyarilmasi ona fazla haz vermeyecek, hele hele erkegin sandigi gibi onun doruk noktasina çikmasina hiç yardim etmeyecektir. Kadinlarin cinsel coskulari agir agir artar. Baslangiçta hafif temas, oksama ve öpüsme cinsel heyecanin uyandirilmasi için en uygun yöntemlerdir; sevismenin basinda, erkegin temel erojen bölgeleri (cinsel organlar ve gögüsler) degil, ikincil olanlari (yüzü, boynu, kollari, sirti, belkemigini, kalçalari, ayaklari) uyarmasi dogru olur. Agiz son derece duyarli bir organdir ve temposu agir agir ama sürekli hizlanan bir öpüsme, özellikle tutuk kadinlarin rahatlamasi ve heyecanlanmasi açisindan yararli bir yöntemdir. Kuskusuz burada kati ve genel bir kural yoktur; Çogu kadin yüzden baslayan ve boyundan gögüslere, oradan da daha asagilara agir agir inen bir uyarmadan hoslanir: buna karsilik ünlü Penthouse dergisinin cinsel danismani, Süperseks adli bir cinsel teknik kilavuzunun yazari, deneyimli fahise Bayan Xaviera de Hollander de ayaklardan baslayip yukari dogru çikan bir yaklasimi yüzde yüz daha heyecan verici buldugunu söylemektedir. Erkegin bunu kendisinin kesfetmesi ama ayni zamanda esine degisik yaklasimlari tatma firsatini da vermesi gerekir. Gögüsler de son derece duyarli organlardir; bu yüzden uyarilmalari kadar inciltilmeleri de kolaydir. Erkegin bu bölgede biraz dikkatli olmasi ve kadin vücudunun diger bölgeleri için de geçerli olan su kurali özellikle gözönünde tutmasi gerekir: uyarma önce yumusak dokunma, oksayis ve öpüsler biçiminde baslamali ve basinç agir agir artmalidir. Erkek, esinin gögüslerinin ve diger bölgelerinin daha kuvvetli ve basinçli uyarmaya hazir hale geldigini, bu organlarin dirilesmesinden ve sertlesmesinden anlayabilir. Eger gögüsler ve gögüs uçlari yeterince dirilesmis ve sismisse, zaten uyarim ancak daha kuvvetli bir temasla devam edebilir . Ama kuvvetli temasin sertlik ve kabalik olmadigi da bilinmelidir. Isirmanin da ask oyunlarinda bir yeri vardir: biraz aci, duyulan heyecani arttirabilir ve coskulanma sürecinde, belli bir siddetin ( kabaligin degil ) olumlu bir etki yapacagi bir an gelir. Ama eslerin bu türden isirma, vurma, tirmalama ve çimdikleme gibi temas biçimlerini vücutlarinin daha dayanikli bölgeleriyle, sirt, bacaklar, kalçalar ve omuzlarla sinirli tutmalari yerinde olur. Kadin yeterince uyarilmis ve heyecanlanmissa, dölyolu dudaklari da sisecek ve salgilamadan ötürü islanmis olacaktir. Erkek kadinin bu bölgesine yöneldiginde ilkin bütün bu alani yumusakça oksamasi ve ovmasi ve ancak bundan sonra dudaklari aralamasi gerekir. Özellikle hemen klitorisi uyarmaya geçmemelidir; bunun için dölyolu agzinin mutlaka islanmasini beklemek gerekir , çünkü kuru bir klitorisin ovulmasi kadina aci verebilmektedir. Eger kadinin cinsel organ bölgesi yeteri kadar islanmis degilse ya da kurumussa, uyarma sirasinda erkek, bir sivi da ( tükrük gibi) kullanabilir.
Cinsel birlesmeye geçmeden önce erkegin, dölyolu agzini ve klitorisi parmaklariyla uzunca bir süre uyarmasi dogru olur. Bunun en iyi yolu önce tüm avuçla ovmak, sonra da avuç yukariya gelecek sekilde orta parmakla veya iki parmakla dölyolunu uyarmaktir. Bazi çiftler, ellerin yapabildigi herseyi agzin ve dilin daha iyi yapabilecegi görüsündedir.
Cinsel organlarla agiz temasi, bir yasagin asilmasi duygusunu içerdiginden, en heyecan verici ön oyun tekniklerinden biridir. Ayni zamanda, bu iki organin temasi, hayvani bir cinsellikle sefkatin kaynasmasini temsil ettigi için, erkeklere de kadinlara da daha bütünsel bir haz vermektedir. Vücudun çesitli bölgelerinin öpülmesiyle baslamak, sonra da cinsel organa, dis ve iç dudaklara yönelmek ve klitorisin dille uyarilmasinin ardindan da dölyoluna hizli dil darbeleriyle girmek, kadinin orgazmdan önce en yüksek cinsel haz noktasina çikmasini saglayan yöntemlerden biridir.
KADINDAN ERKEGE
Görsel uyaricilar genellikle erkegi kadindan daha çok etkiler; bu, ön oyunlar sirasinda kadinin unutmamasi gereken bir noktadir. "Tahrik edici" giysiler ve tavirlar,
çiplaklik ya da yari giyiniklik, cinsel bölgelerin apansiz açilmasi ve bu türden bütün "bastan çikarici" davranislar, yorgun bir erkegi bile heyecanlandiracak cinsel tekniklerdir. Cinsel duygularin sözle belirtilmesi de kadinlar için oldugu kadar erkekler için de önemlidir. Bazi erkekler, penislerinin büyüklügü konusunda özelikle duyarlidir; bunu erkekliklerinin göstergesi olarak görürler. Bununla ilgili olarak kadinin söyleyecegi sözler, erkegin ön oyunlar sirasinda daha rahat, daha güvenli olmasini saglayacagi için aldigi hazzi da arttirir. Erkeklerin cinsel duyarliligi daha çok cinsel organlar bölgesinde odaklanmistir. Vücutlarinin diger taraflari, kadinlarda oldugu gibi oksama ve uyarma karsisinda fazla duyarli degildir. Bu yüzden sevismenin baslangicinda kadinin dikkatinin erkegin bu bölgesinde toplanmasi yerinde olur. Baslangiçta kadin esinin penisiyle hafifçe oynayabilir ve yumusakça oksayabilir; ama fazla gecikmeden daha güçlü bir uyarima geçmesi gereklidir. Kadina, bir erkegi nasil uyaracagini tanisiklik ve deney ögretecektir. Eger bu yoksa, erkegin ona açikça yol göstermesinde bir sakinca yoktur. Çogu zaman deneysiz bir kadin esinin penisini bütün avucuyla ve sikica kavrayarak ve siddetle çekecektir. Bu, çogu erkegin tatsiz buldugu bir yöntemdir. Çok zevkli bir yöntem, penisin parmaklarla önce hafifçe sonra da kuvvetlice bastirilmasidir. Ama bunu yaparken erbezlerinin incitilmemesi gerekir.
Kadinin ayagiyla esinin penisini uyarmasiysa her iki taraf için de heyecan verici bir cinsel tekniktir. Bu baslangiçtan sonra kadin , yüzü erkege gelecek sekilde oturarak iki elini birden kullanabilir. Bu sekilde erkek de kadini görebilecek ve onu uyarabilecektir. Burada kadin bir eliyle penisin kökünü kavrayarak erkegin kasigina dogru hafif bir basinç uygulayabilir ve öbür eliyle de penisin basini sikarak, uyarabilir. Ya da tüm organi iki avucu arasinda ovabilir. Bazi erkekler de penislerini kadinin iki gögsü arasina sürtmekten haz duyarlar. Ancak bu arada kadin, sevismenin sürmesini istiyorsa, erkegin bosalma durumuna gelmemesine dikkat etmelidir.
Orgazm durumuna yaklasmis bir erkegin bosalmasini geciktirmenin en iyi yolu, penisin kökünde idrar kanalinin bulundugu yerin kuvvetlice sikilmasidir.
Kadin ayni seyleri agziyla da yapabilir. Bir çok evli erkegin fahiselerle iliski kurma nedeninin fellasyo arzusu oldugu söylenir: erkek, evli, oldugu kadina söylemekten çekindigi ya da söyledigi halde reddedilmis olan fellasyo istegini para karsiliginda elde etmektedir. Agzin verecegi haz, bu organin son derece esnek bir yapida olmasindan kaynaklanmaktadir. Kadin bu arada dilini de kullanabilir.
