Afrodizyak Nedir Hangi Şifalı Bitkilerden Yapılır
7 Ekim 2009 Çarşamba
Cinsel Gücü Artıran Şifalı Bitkiler
Sert olan maddelerde gramajları elde etmek için; iyice dövülmüş malzeme ince bir elekten geçirilerek gramajlar hesaplanır. Sıvı maddeler ilk önce birbiriyle karıştırılır ve daha sonra un haline getirilmiş malzemeyle iyice kanı ştırıl diktan sonra kısık ateşte macun kıvamına gelinceye kadar tekrar karıştırılır. Genişçe bir tepsinin içine dökülerek soğumaya bırakılır. Ardından ceviz büyüklügünde parçalara ayınlarak temiz bir kavanozun içinde muhafaza ediler. Sabah kahvaltılarından yarım saat Önce bir adet yenir.
* Bir litre suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş iki çorba kaşığı havlıcan, bir tatlı kaşığı toz zencefil katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün, arzuya göre: süzme bal ile tatlandınlarak birer su bardağı içilir.
* Bir litre suyun içine 100 gram kadar zencefil kökü katılıp, kaynatılmasının ardından süzülerek akşamları yatmadan bir saat kadar önce bir bardak içilir.
* Birer yemek kaşığı danfülfül, zencefil ve iki yemek kaşığı süzme bal kanştınlıp macun haline getirildikten sonra akşamları yatmadan bir saat kadar evvel yenilir.
* Aynı miktarlarda badem içi, fıstık içi, fındık içi, Hindistan cevizi, çam fıstığı çitlembik, zencefil, havlıcan ve danfülfül bir; havanın içinde dövülerek toz haline getirildikten ve birbirine iyice kan sınıldıktan sonra, bu karışımı macun haline getirebilecek kadar süzme bal eklenip akşamlan yatmadan bir saat kadar önce bir yemek kaşığı alınır.
* Büyükçe bir havanın içinde dövülerek tozjıaline getirilmiş
olan birer çorba kaşığı badem, fıstık, fındık, çam fıstığı, zencefil,
hindistan cevizi iyice karıştırıldıktan sonra üzerine bir kilogram
süzme bal katılıp macun haline getirildikten sonra günde iki kez,
sabah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı yenir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı keten tohumu, yarım çay kaşığı toz karabiber bir tatlı kaşığı süzme bal ile karıştırılıp akşamları yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan birer çorba kaşığı acıbadem, kantaron çiçeği ve bir su bardağı süzme bal ile kanştınlıp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer tatlı kaşığı yenir.
* Birer tatlı kaşığı havlıcan, toz şeker ve yanmşar çay kaşığı anason, kitre kanştınlıp ikiye bölündükten sonra ilk yarısını sabah kahvaltısından yarım saat önce, diğer yansı ise akşam yemeğinden yarım saat önce yenir.
* Bir litre suyun içine 100 gram kadar havlıcan kökü katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek akşamlan yatmadan bir saat kadar Önce bir bardak içilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çay bardağa fındık, bir tatlı kaşığı tarçın ve bir çay bardağı süzme bal iyice kanştınlıp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı yenir.
* Bir kahve fincanı gülsuyu ile birer tatlı kaşığı misk ve tarçın kanştınlıp cinsel ilişkiden yanm saat kadar önce penise sürülür.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı fındık içi, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştırılıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Birer tatlı kaşığı kum nane ve süzme bal kanştınlıp her sabah kahvaltıdan yanm saat önce yenilir.
* Büyükçe bir havanın içine aynı oranda havuç tohumu, fındık ve bakla katılıp iyice dövülmesinden sonra akşamlan yatmadan bir saat kadar önce bir çorba kaşığı yutulur.
* Büyükçe bir havanın içine aynı oranda, antep fıstığı, fındık, kuru üzüm ve toz şeker katılıp iyice dövülmesinden sonra günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere ikişer silme yemek kaşığı yenir.
* Bir miktar rendelenmiş Hindistan cevizi ve süzme bal beraberce dövülerek macun yapılır ve akşamlan yatmadan evvel bir yemek kaşığı yenir.
* Bir havanın içine bir çay kaşığı kereviz tohumu, bir çay kaşığı çam fıstığı ve yarım çay kaşığı terementi katılıp iyice dövüldükten sonra içine bir çorba kaşığı süzme bal ilave edilip macun haline getirilerek akşamlan yatmadan bir saat kadar evvel yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çorba kaşığı şalgam tohumu, birer kahve fincanı süzme bal ve gülsuyu iyice kanştınlıp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere bı rer tatlı kaşığı yenir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı havuç tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Bir litre suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir silme çorba kaşığı tere tohumu, şalgam tohumu, havuç tohumu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı acı bakla tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Bir kahve fircanı antep fıstığı havanda dövülerek toz haline getirildikten sonra, içine iki kahve fincanı çekirdeksiz kuru üzüm katılıp, macun kıvamına gelene kadar dövülmeye devam edilir. Elde edilen macun ikiye bölünüp, sabah kahvaltılanndan sonra ve yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Büyükçe bir havanın içine aynı oranda, antep fıstığı, soya fasulyesi ve susam katılıp iyice dövülmesinden sonra günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı yenir.
* Küçük bir tencerenin içine aynı oranda süzme bal ile tuzsuz tereyağı katılıp kısık ateşte kaynatılır. Bu kanşım bîr su bardağı üzüm hoşafına bir çorba kaşığı oranında katılıp günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer su bardağı içilir.
* Bir litre suyun içine 3/4 bardak kuru siyah üzüm, yanm çay fincanı ince kıyılmış kuru kayısı, bir avuç portakal veya mandalina çekirdeği, dört adet çiğ yumurta şarısı, üç yemek kaşığı rendelenmiş yaban havucu ve iki çay kaşığı hakiki safran katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek suyunun içine yanm çay fincanı süzme bal ilave edilip, günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı yenir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çorba kaşığı kereviz tohumu ile iki çorba kaşığı süzme bal karıştırılıp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer tatlı kaşığı yenir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı şalgam tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç şalgam yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı su teresi tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştmlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı susam tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştmlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar Önce yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı kadar ısırgan tohumu ile bir tatlı kaşığı süzme bal kanştınlıp, yansı akşam yemeğinden önce, diğer yansı ise yatmadan bir saat kadar önce kullanılır.
* Bir litre suyun içine dört diş minik minik kıyılmış sarımsak, bir tatlı kaşığı soğan ve bir yemek kaşığı nane katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek yatmadan bir saat kadar önce bir çay fincanı içilir.
* Büyükçe bir havanın içine yanmşar çay fincanı soğan suyu, yulaf ezmesi, bir kahve fincanı ince kıyılmış kedi otu, dört iri diş sarımsak ve bir çay fincanı arpa unu katılıp iyice dövüldükten sonra içine bir su bardağı soğuk su katılıp kısık ateşte pişirilir. Pişen karışım bir tülbent yardımıyla süzüldükten sonra kalan posa bir kilogram süzme bal ile kanştınlıp kısık ateşte macun haline gelinceye kadar tekrar pişirilir. Sıcak halde bir tepsinin içine dökülür ve soğumasının ardından birer misket büyüklüğünde parçalara ayınlarak saklanır. Günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer adet yenir.
* Yatmadan bir saat kadar önce bir kesme şekerin üstüne 1-2 damla nane esansı damlatılıp yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı mahlep tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile karıştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Bir çay fincanı sıcak suyun içine bir çay kaşığı kuşdili katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir. Günde iki defa (akşam yemeğinden ve yatmadan bir saat kadar önce) taze hazırlanarak kullanılır.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı boy otu tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı lahana tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı kuşgözü bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Bir miktar kuru incir ve süzme bal beraberce dövülerek macun yapılır ve akşamlan yatmadan evvel bir yemek kaşığı yenir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı boncuk otu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamları yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı salep tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Bir litre suyun içine 100 gram kadar enginar kökü katılıp kaynatılımsanın ardından süzülerek akşamlan yatmadan bir saat kadar önce bir bardak içilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilen bir tatlı kaşığı turp tohumu, bir tatlı kaşığı süzme bal ile kanştınlıp akşamlan yatmadan bir saat kadar önce yenilir.
* Bir miktar kuru ceviz ve süzme bal beraberce dövülerek macun yapılır ve akşamlan yatmadan evvel bir yemek kaşığı yenir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çorba kaşığı kuru nar kabuğu ve yine havanda dövülmüş bir çorba kaşığı mazı karıştırılıp her sabah kahvaltıdan yarım saat Önce yenilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan yanmşar çay kaşığı semiz otu tohumu, sinirli yaprak tohumu ve yine, yanmşar çay kaşığı sedef çiçeği kurusu, kişniş kanştınlıp akşam yemeklerinden yanm saat Önce yenir.
* Bir litre soğuk suyun içine bir avuç ökse otu katılıp oniki saat bekletilir ve ertesinde hafifçe ısıtılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış köknar (körpe dal ve yapraklan) ve yarım kilogram toz şeker katılıp şurup kıvamına gelinceye kadar kaynatıldıktan sonra soğutulup günde üç öğün birer çorba kaşığı kullanılır.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çorba kaşığı semiz otu tohumu ile iki çorba kaşığı süzme bal karıştırılıp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer tatlı kaşığı yenir.
* Bir litre suyun içine ikişer adet greyfurt ve limonun kabuğu ince ince rendelendikten sonra bu karışım kaynamaya başlarken içine, elde kalan malzeme küçük küçük doğranıp iyice kaynatılır. Bu karışımdan bir su bardağına, bir tatlı kaşığı oranında süzme bal katılarak günde üç öğün aç karnına birer su bardağı içilir.
* Havanda dövülerek ezilmiş olan aynı oranda ceviz ve toz şeker günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı yenir.
* Bir litre suyun içine 250 gram ahlat kurusu, bir çorba kaşığı toz şeker ve üç çorba kaşığı zeytinyağı katılıp su buharla-şıncaya kadar karıştırılıp, günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere ikişer silme yemek kaşığı yenir.
* Bir litre sütün içine iki çorba kaşığı fıliskin tohumu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer su bardağı içilir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir kahve fincanı çörek otu tohumu, iki kahve fincanı süzme bal ile karıştırılıp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı yenir.
* Bir litre suyun içine birer silme yemek kaşığı ince kıyılmış böğürtlen ve mersin yaprağı, ağaç çileği, kuşburnu katılıp kaynatılır ve soğumasının ardından süzülerek suyuna bir kahve fincanı süzme bal ilave edilir ve günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere yarımşar çay fincanı içilerek buzdolabında saklanır.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kara hindiba katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı yabani mercanköşk katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir su bardağı suyun içine bir tatlı kaşığı ince kıyılmış a-di kestane (körpe dal kabuğu ve dikenli meyve kozalağı) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çorba kaşığı kullanılır.
* Bir çay fincanı soğuk suyun içine bir çay kaşığı eğir kökü katılıp oniki saat beklendikten sonra, süzülerek, her öğünden önce ve sonra birer yudum olmak üzere günde altı yudum ve her seferinde bardak, sıcak suyun içinde ısıtılarak içilir
* Bir litre suyun içine iki avuç kızılcık meyvesi katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek sabahlan aç karnına bir çay fincanına bir yemek kaşığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Birer tatlı kaşığı, süzme bal, muskat yağı, nezle otu ve kebabe iyice kanştınlıp merhem haline getitildikten sonra penisin üzerine sürülür. Sertleşme sorunu olanlar için faydalıdır.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış sansabır yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek penis bu suyla yıkanır. Erken boşalmayı engelleyici bir özelliği vardır.
* Birer çay kaşığı muskat ve günlük bir yemek kaşığı süzme bal ile karıştırılıp yutulur. Erken boşalmaya karşı faydalıdır.
* Sıcak suyun altına (suyun sıcaklığı yavaş yavaş arttınl-malıdır) tutulacak olan penis iyice kızardıktan sonra; bir tatlı kaşığı toz zencefil ve süzme bal iyice kanştınlıp penise sürülür.
* Aynı miktarda ve iyice toz haline getirilmiş olan lavanta, galanga, misk otu, karabiber ve zencefil iyice kanştınlıp harman edildikten sonra bir elekten geçirilip kalan toz süzme bal ile karıştırılıp merhem kıvamına geldikten sonra ereksiyon halindeki penisin üzerine sürülür.
* Her gün bir çay fincanı gînseng çayı içilir.
* Bir miktar karides iyice kaynatıldıktan sonra kabuklarından temizlenip üzerine limon, sirke, zeytinyağı ve bol miktarda ince kıyılmış dere otu ilave edilip yenilir.
* Her gün yemeklerden sonra birer adet avokado yenir.
* Her gün yemeklerden sonra birer adet muz yenir.
* Plakisi, salatası veya sebzeli yemeği yapılarak yenilecek olan midye oldukça faydalı olacaktır.
* Çikolata ve çikolatalı tatlılar her zaman için iyi bir afro-dizyak etkisi verir.
* Yemek aralarında iki diş sarımsak yenir.
* Kuşkonmaz ile yapılmış tüm yiyecekler ve salatalar oldukça faydalıdır.
* Patlıcan ile yapılmış tüm yiyecekler ve salatalar oldukça faydalıdır.
* Ispanak ile yapılmış tüm yiyecekler ve salatalar oldukça faydalıdır.
* Bol miktarda yenilecek olan yılan balığı meni üretimini arttı nr.
* Kestane tatlısı yapılıp yenir.
* Her gün bir adet taze yumurta sarısı içcilir.
* Her gün çiğ pırasa yenir.
* Her yemek esnasında sofradan kıvırcık salatasını, hindiba salatasını eksik etmemek gerekir.
* Bir litre suyun içine kasaptan alınacak ilikli kemik katılıp kaynatılmasının ardından hem suyu içilir hem de kemiklerin içindeki ilik yenir.
* Bol vanilyalı tatlılar yenir.
* Her gün bir su bardağı sıkılmış üzüm suyu içilir.
* Yeni pişirilmiş ıstakozun dokusu iyi bir afrodizyaktır.
* Mevsiminde her gün bol miktarda kiraz yenir.
Dikkat : Burada yazan bilgiler bilgi amaçlıdır tedavi niteliği taşımaz litfen sorunlarınız için bir doktora danışınız.
Cinsel İlişkiler Ne Sıklıkta Olmalı
6 Ekim 2009 Salı
Bu tür anlaşmazlık, çoğunlukla kopukluklara yolaçar. Sözgelimi erkek, kadının pek çok kez ilişkide bulunabileceğini ve bunlara edilgin biçimde, hattâ zevk alarak katlanabileceğim düşünebilir. Oysa doğal olarak, kadın fizyolojisine göre bu olanaksızdır. Ayrıca bu tür inançlar kaçınılmaz olarak karşılıklı incinmelere neden olarak, ilerdeki ilişkileri asla düzeltmeyecek sitemlere yolaçar. Bu inanç, sokak kadınlarının günde 10-20 kez ilişkide bulunabilmelerinden kaynaklanıyorsa, erkek büyük bir yanlışa düşmektedir: Sokak kadınları bütün müşterileriyle orgazma varmazlar. Bunların bir meslekleri vardır ve bedenleri, meslek araçlarıdır. Bir para kazanma aracı olduğundan, bedenlerini elden geldiğince kollarlar. Cinsel ilişkiye bedensel ya da duygusal hiç bir katkıda bulunmazlar. Oysa, bunların dışındaki kadınlar, cinsel ilişkiye büyük katkıda bulunurlar. Başarılı bir ilişkiye ulaşabilmesi için, kadının eşini sevmesi, en azından arzulaması gerekir. Kadında ruhsal ve duygusal olarak, başarılı birleşme, bir olma, kendinden bir şeyler verme gereksinimi vardır. Öte yandan, sevişmesini, erkekte olduğu gibi iki etmen belirler: Sinir fizyolojisine ilişkin uyarılma, bezlere ilişkin uyarılma. Bu iki etmen birbirlerine, karşılıklı etkilerle sıkıca bağlıdırlar.
w8fx6msxew
Kadın fizyolojisi öyle düzenlenmiştir ki, ilişkiye hazır olması için kadının bir hazırlık evresine, bir uyarılmaya gereksinimi vardır. Kadında duyarlı bölgeleri uyararak, cinsel isteği uyandıran, erkektir. Bu uyarılma, bızırın hafifçe sertleşmesiyle ve dölyolunun nemlenerek dişi organı alıcı rolüne hazırlamalıyla belli olur.
Normal İlişkiler
Normal bir cinsel ilişki Diçımi var mıdır? Bir kez daha «normal nedir?» sorusunu sormak gerekir. Gerçekten, bir yerde normal olan, başka bir yerde mutlaka normal sayılmayabilir. Bu durumda, herhangi bir uygarlığın belirli bir gelişme evresindeki alışkanlıklardan ya da ortalama sıklıktan sözetmek daha temkinli olur. Gerçekten, sevişme alışkanlık ve davranışları, toplumsal ve ırksal etmenlerden büyük ölçüde etkilenir. Bunun yanısıra, her kişinin kişiliğini de küçümsememek gerekir. Nitekim anatomik özelliklerine, fizyolojik duyarlık derecesine ve ruhsal yapısına bağlı olduğunu pek bilmeksizin, her kişinin bir «normal» kavramı vardır. Sonuçlarsak «normal» ilişki iki eşe de uygun gelen, tam ve eşzamanlı bir orgazma götüren, hiç bir rahatsızlık ya da suçluluk duygusu yaratmayan ilişkidir.
Martin Luther XVI. yüzyılda, cinsellik konusunda en akla yakın düşünceleri ileri süren kişi olarak görülmüştür.
Cinsel İlişki Pozisyonları Nasıldır?
İnsanların düşgücü derecesine göre 40-50 arasında değişen bilinen pozisyonlar arasında, Batı toplumlarında önceliği, kadının sırtüstü yattığı yüzyüze pozisyona vermek uygun olur. Bu pozisyonun, dölyoluna giriş sırasında bızırı uyarmak üstünlüğü vardır. Elle ya da ağızla yapılan bir uyarıyla sertleşip şişebildiğinden, bızır kamışa benzetilebilir. İki çatı kemiği arasında olduğundan, dölyoluna giriş sırasında uyarılabilir. Kinsey raporuna göre, soru yöneltilen kişilerin yüzde 70′i, bundan başka pozisyon denemediklerini söylemişlerdir.
Bundan sonra en sık uygulanan pozisyon, erkeğin sırtüstü yattığı, kadının yüzü erkeğe dönük olarak onun üstüne oturduğu pozisyondur. Bu pozisyonun çok az dölleyici olma üstünlüğü vardır. Çünkü bu durumda, dikey olan dölyolu, spermayı tutamaz. Buna karşılık, önceki, yani yüzyüze pozisyon, döllenmeyi kolaylaştırır. Çünkü dölyatağı, boynunda bulunan kıvrımı kendi ağırlığıyla düzeltir, spermatozoyitlerin dölyatağı borularına doğru çıkmalarına izin verir. Erkeğin sırtüstü yattığı pozisyonun eski toplumlarda yeğ tutulduğu sanılmakta, bu nedenle «antik biçim» diye adlandırılmaktadır. Gerçekten, taş devrinden kalma bir resimde, bu pozisyonda bir çift görülmektedir. Bu, en eski cinsel ilişki resmidir. Aynı pozisyona Pompei yıkmtılarmdaki genelevlerdeki fresklerde de raslanır. İlkel toplumlarda, kadının sırtüstü yattığı «modern» pozisyon da yaygındır.
Kadının dizleri üstüne eğildiği pozisyon, kırda yaşayan ve hızlı cinsel ilişkide bulunan bazı topluluklara özgüdür. Öteki toplumlarda da oldukça sık raslanan bu pozisyonun, bızırı uyarmama sakıncası vardır. Bu nedenle, elle yardım edilmezse, kadın orgazma varmayabilir. Bununla birlikte, en «doğal» ilişkinin böyle olması gerektiğini savunanlar vardır. Gerekçe olarak kadın hatlarının, kamış ve dölyolu biçiminin daha kolay uyum sağladığını ileri sürerler. Gerekçeleri bir de, maymunların da bu pozisyonu uygulamalarına ve atalarımız olmalarına dayanır. Buna karşıt olarak, maymunların eşcinsle ve karşı cinsle aynı mutlulukla ilişkide bulundukları ve buna dayanarak (eşcinsellik geçmişimizde yadsınmayacak ölçüde varolmasına ve hâlâ raslanmasına karşın), bütün erkeklerin normal denilen ilişkilere ek olarak eşcinsellik yaptıklarının ileri sürülemeyeceği söylenebilir. Taş devrinden bu yana zihinsel işlevleri çok gelişmiş olan ve düşleme, soyutlayabilme gücü bulunan modern erkek için, kadın, taş devri insanınkine oranla çok farklı bir anlam taşır. Bu pozisyon kadına edilgin bir rol verir, temas çok azdır ve eşin görülmesi, öpüşme gibi uyaranlar yoktur. Bu da, kucaklaşmadan alınacak zevki azaltma sakıncası taşır.
Kadının sırtüstü yattığı pozisyon da, aynı biçimde, kadına edilgin bir rol verir. Bununla birlikte, kadın, dizüstü olduğu pozisyona oranla daha etkin olabilir.
Seçimleri eşlere kalan başka pozisyonlar da vardır. Sözcüğün toplumsal ya da ahlaksal anlamında «iyiler» ya da «kötüler» yoktur. Seçilen pozisyon arzulara, zevklere ve herkesin ruhsal yapısına bağlıdır.
Cinsel uyarı bölgeleri
Penis
Penisin çeşitli bölümleri arasında en duyarlı olanı, glans adı verilen penis ucudur. Bunun da özellikle alt bölümü, yarığın tam gerisinde bulunan kısım, en duyarlı yanıdır. Penisin sapı ve özellikle köküne yakın bölümü en az duyarlı bölgedir. Bununla birlikte, ritmik olarak uygulanan bir uyarıya karşılık verir.
Klitoris
Kadında klitoris penisin karşılığıdır. Dış deri normal olarak klitorisi kaplamakta olup, klitoris başının (erkekteki penis ucunun karşılığı) ilk anda göze çarpmasını önler. Uyarıya çok yatkın olup, dokunmaya, ritmik baskıya ve her şeyden çok devamlı fakat aralıklı bir uyarıya karşılık verir. Klitorisin aralıksız olarak uyarılması genel olarak iyi bir şey değildir. Kadında, gıdıklanmayı andıran, karşı koyulması, dayanılması son derece güç bir duygu uyandırabilir. Klitorise karşı özel bir ilgi gösteren bir erkek, bu noktanın çevresini uyararak da aynı sonuca erişebileceğini, kadının coşkusu için klitorisin kendisine dokunmanın kesinlikle gerekli olmadığını öğrenmelidir.
Küçük Dudaklar (Labia Minora)
Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya karşı son derece duyarlıdır. Bir iç dudaktan başlayarak klitorisin üstünden de geçerek öbür iç dudakta son bulan bir tür döner uyarı uygulandığı zaman kadının cinsel coşkusu belirli bir şekilde artar.
Döl Yolu Ağzı
İdrar deliği ile döl yolu ağzını içine alan bölge de son derece duyarlıdır.
Döl Yolu
Döl yolunun ağzındaki sfenkter çemberi her hangi bir baskı altında kaldığı zaman daralır. Döl yolunun ön bölümüne, aşağı doğru parmaklar ile uygulanan ritmik baskı, çok keskin bir cinsel coşkuya yol açar. Döl yolu duvarları dokunmaya karsı fazla duyarlı olmadıkları için, penisin döl yoluna girmesinden duyulan cinsel coşku, daha çok ruhsal bir coşkudur. Döl yolu içini doğrudan doğruya uyarmaya kalkmak bu bakımdan tüm anlamsız olmasa bile, tırnakların bu bölgeyi zedeleme ihtimalleri vardır. Parmakların döl yolu ağzından daha ileri gitmemeleri öğütlenir. Klitorisin dibi uyarıldığı zaman döl yolu ağzında da cinsel coşku duyulur.
Serviks
Aslında bu bölge dokunmaya karşı duyarlı değildir. Kadın serviksin uyarıldığını sanabilir; ama bu, penisin çok derinlere girmesinden dolayı meydana gelen basıncın peritoneum’u (döl yatağı yüzeyini kaplayan doku etkilemesi ve derinlere giren penisin genellikle bir seri tepki yaratması yüzündedir. Bu bölgeyi erkeğin parmakları ile uyarmaya çalışması doğru değildir, çünkü eşini yaralayabilir.
Büyük Dudaklar (Lâbia Majora)
Erkeğin teslis torbalarını andırır Kadının cinsel duygularının uyanmasında önemli bir rol oynamaz ama penis üzerinde uyarıcı bir etkisi olabilir.
Testis Torbaları (Scrotum)
Cinsel uyarı ile doğrudan doğruya pek ilişkisi yoktur. Bazı erkekler, testis torbalarının avuç içinde tutulup parmaklar ile uyarılmasından coşku duyarlar. Çoğu erkekler ise testis torbaları biraz fazla sıkıldığı zaman acı duyarlar. Bununla birlikte testis torbalarının bir avantajlı yanı vardır: cinsel birleşme sırasında kadının gövdesine hafifçe değerler ve bu çoğu kez kadına zevk verir.
Apış Arası
Döl yolu ağzı (ya da penis kökü) ile anus (makat) arasında kalan bölge dokunmaya karşı duyarlıdır. Bu bölgenin orta bölümü özellikle basınca karsı duyarlıdır.
Anus (Makat)
Bu bölgedeki cinsel duyular kişiye ve ruhsal etkilerin derecesine göre değişir. Makat ile cinsel organ aynı kaslar ile birbirlerine bağlı olduklarından, gerek erkekte gerekse kadında, cinsel organlar uyarıldığı zaman makat küçülür ve makat uyarıldığı zaman da, cinsel organlar kasılır.
Memeler
Kadınlarda memeler dokunmaya karşı duyarlıdırlar Ritmik bir basınç ve uyarı hareketi cinsel duyguların çoğalmasını sağlayabilir. Özellikle meme uçları, klitoris kadar duyarlıdır. Kadının memeler yolu ile duyduğu uyarı aynı anda döl yatağına ve diğer cinsel organlara aktarılır. Bazı kadınlar, meme uçlarının öpülmesini ya da emilmesini cinsel organların uyarılmasına tercih ederler. Bu arada, analık duygularının kadının ruhsal yapısında tuttukları yeri de göz önünde bulundurmak gerekir. Bir takım kadınlar, sırf analık duygularının ağır basması yüzünden memelerinin uyarılmasından cinsel coşku duymazlar. Cinsel bakımdan, erkek memesi kadın memesine oranla çok daha az duyarlıdır.
Ağız
Dudaklar, dil ve ağzın diğer bölümlerinde, en az cinsel organlarda olduğu kadar cinsel duyu bulunmaktadır. Memeler ya da cinsel organlar uzun uzun öpüldüğünde cinsel coşku geniş ölçüde artar.
Kaba Etler
Kaba ellerdeki kaslar kasıldığı zaman cinsel coşku artar. Bu nedenle, cinsel birleşme sırasında gerek kadın gerekse erkekler, bilinçli ya da bilinçsiz olarak kaba etlerinde bulunan kasları kasarlar. Bu kasılmanın sonucu olarak makat da küçülür ve böylece cinsel organlar uyarılmış olur, döl yolu kasları gerilir, döl yolu ağzı daralır; erkekte ise penis sertleşir.
Bacaklar
Bacakların iç bölümleri cinsel uyarıya karsı keskin bir tepki gösterirler.
Diğer Bölgeler
Bazı kimselerin gövdelerinde, yukarda sayılanların yanı sıra gelişmiş bir takım cinsel uyarı bölgeleri vardır. Bunlar genellikle, gözler, kulaklar, ense, boyun, koltuk altlan, göbek, karın, bel, sırt, kasıklar, göğsün iki yanı ve bunların çevresindeki bölgelerdir. Saçların ve bazı bölgelerdeki kılların hafif hafif okşanması da bazı durumlarda cinsel duyguları uyandırabilir.
(Türkçebilgi)
Sevişmeyi Eğlenceli Hale Getirin!
| İnsan hayatında mutlu ve uyumlu bir cinsel birlikteliğin ne kadar önem taşıdığını artık bilmeyen yok. Ancak ne yazık ki bazen cinsel ilişkiler keyif yerine, sıkıntı veya rahatsızlık boyutuna ulaşabiliyor. Tabii çoğu insan da böyle durumlarda ne yapacağını bilmediği için, bunu bir sorun olarak yaşamaya devam ediyor. Hatta bir süre sonra cinsel soğukluk bile başlayabiliyor. İşte bu tip sorunları hayatınızdan uzaklaştırmak için, cinsel dünyanızda bazı yenilikler yapmanız gerekiyor. Bunun için size şunları önerebiliriz... Cinsellik için de uygun zamanı bekleyin! Partnerinizle birbirinizi sevmeniz, her an onu arzulayacağınız anlamına gelmiyor. Bazen birbirinizi arzulama saatleriniz çatışabilir. Fakat endişelenmenize gerek yok, çünkü bunu ayarlamanız mümkün. Nasıl mı? Eşinizle sevişmek istediğiniz zaman, bunu ona açıkça gösterin veya ifade edin. Yaklaşımınıza olumsuz yanıt verse bile, bu tarzınızdan vazgeçmeyin ve aşk oyununu siz başlatın. Uyarıldığını hissettiğiniz anda kulağına onun sevdiği bir pozisyonu ya da fanteziyi fısıldayın. Bir başka öneri ise; önce banyo yapın ve eşinizin sevdiği kokuları sürünün, ardından onun en sevdiği iç çamaşırları giyinin ve ona yavaş yavaş yaklaşmaya başlayın. Romantizm kokan bir ortam yaratın Cinsel birliktelik için ortam son derece önemlidir. Bulunduğunuz odanın loş ve sade olmasına dikkat edin. Unutmayın ki, odada bulunan her parça eşya, insan beyni üzerine uyarıcı bir etki yaratıyor. Önce romantik bir akşam yemeği hazırlayın, yemek esnasında eşinizin kulağına sevişmek istediğinizi söyleyin. Eğer gündüz vakti sevişmek istiyorsanız, ortama romantik bir hava katmak için loşluk verin, ancak asla tamamen karartmayın. Kafanızdaki önyargılardan kurtulun Sağlıklı bir cinsel yaşamın temelinde çocukluk döneminin etkileri yatabiliyor. İnsanın başka biriyle mutlu bir beraberlik kurması, onu sevmesi ve sayması için öncelikle kendini çok iyi tanıması, sevmesi ve güvenmesi gerekir. Çocukluğunda sevgi ve şefkat gören biri, bu davranışları ilerideki yaşantısına da yansıtabiliyor. Ancak geçmişinde bazı temel gereksinimlerden yoksun veya sağlıksız yetişmiş kişiler, bunun yarattığı duyguları atması ve kendini yetiştirmesi gerekiyor. Bu nedenle, öncelikle kafanızdan "İyi kızlar cinsellikten zevk almaz veya ilk adımı atmaz" gibi düşünceleri atın ve eşinizle konuşarak beyninizdeki saplantılardan kurtulun. Gerek duyarsanız, bir uzmandan yardım da alabilirsiniz. Vücudunuzla barışık olun Günümüzde gerek medya, gerekse toplumun koyduğu bazı güzellik normları nedeniyle, birçok kadının kafası estetik konularda karışabiliyor. Hatta çoğu kadın vücudunu ayna karşısında çıplak izlediğinde, görüntüsünden hoşnut kalmayabiliyor. Böyle bir durumda da şu tip bir çelişki doğuyor; kendi vücudunuza bakmaktan hoşlanmazken, eşinizin bundan zevk almasını nasıl bekleyebilirsiniz? Bunu yenmeniz için size sık sık aynada çıplak vücudunuza bakmanızı öneriyoruz. Kendinizi inceleyerek, her bir kıvrımınızın ne kadar çekici olduğuna gözlerinizle şahit olun ve bu güzelliği de eşinizden gizlemeyin. Kendinizi ve vücudunuzu sevdiğiniz zaman, mutlu dakikalar yaşamanıza hiçbir şey engel olamaz. Unutmayın ki, en seksi kadın kendine güvenen kadındır! Karşılıklı zevk alın Ülkemizde çoğu kadın, eşini tatmin etmek adına, tamamen kendi zevkinden uzak bir cinsel birliktelik yaşayabiliyor. Bu belki erkeğe zevk veriyor, ancak burada unutmamak gereken bir nokta var; siz ne kadar eşinizi memnun etmeye çalışsanız da, bu eşiniz için sizin de zevk aldığınız anlardan daha güzel olamaz. Bu nedenle birlikliklerinizi karşılıklı zevk alacağınız dönemlere denk getirmeye bakın. Unutmayın, eğlenebilmek için önce cinsellikten karşılıklı zevk almayı öğrenmelisiniz! Hassas noktalarınızı keşfedin Her insanın duyarlı olduğu erojen bölgeleri farklı. Kadınlarda bu noktalar genellikle; yüz, el, ayak, boyun, göğüs ve omuz bölgeleri. Erkeklerde ise yüz, el, ayak, omuz, karın ve kasık bölgeleri. Eğlenceli bir cinsellik için, öncellikle hafif ve yumuşak dokunuşlarla eşinizin ayağına masaj yaparak başlayın. Ayaklarına konduracağınız küçük öpücükler, eşinizi tahmin edemeyeceğiniz kadar tahrik edecek. Omuzlarına ve göğüslerine yağla yapacağınız masaj da aynı etkiyi gösterecek. Sonra yavaş yavaş alt bölgelere inebilirsiniz. Eşinizde ve kendinizde bulunan duyarlı noktaları keşfederek, cinsel hayatınızda unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz. Takıntılarınızdan kurtulun Her zaman yatak odasında sevişecek değilsiniz. Neden biraz da başka mekanları tercih etmiyorsunuz? Bu nedenle, eşinizi arzuladığınızda onu yatak odasına sürüklemekten vazgeçin. Eşinizle hemen o anda ve bulunduğunuz yerde sevişin. Salon, mutfak, banyo; nerede olduğunuz hiç önemli değil. Eşinizle sevişirken değişik pozisyonların gizemini keşfedin. Bunun için hayal gücünüze başvurun. Neler yapabileceğinizi partnerinizle konuşun ve birlikte kararlar alın. | |
| Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır | |
Cinselliğin Yaşı Yok
İlk cinsel deneyim, rutin cinsel hayat ya da menopoz... Bunlar, kişinin cinsel hayatındaki değişimlere işaret eden üç önemli aşamadır. Bazı genç kızlar cinselliği gözlerinde büyütüp, böyle bir deneyime korku ve sıkıntıyla yaklaşırken, bazıları da durumu çok doğal algılayabilir. 40'lı yaşlara gelmiş kadınlar ise artık tecrübeli sayılırlar. Fakat bazılarının cinsel hayatı belli bir rutinliğe girer. Özellikle ileri yaşa gelmiş kadınların bir kısmı cinsel hayatlarının biteceğine ya da tamamen azalacağına inanır. Ancak böyle bir önyargıdan kurtulmak gerekir. Çünkü cinselliğin her dönemde verdiği haz ve tecrübesi farklıdır. Unutmayın; cinselliği ömür bozu tat alarak yaşamak için, önyargılardan ve kötü düşüncelerden kurtulmak, temel şart sayılır.
Vücudunuzu tanıyın
Yaşamın en heyecanlı ve hareketli geçtiği 18 - 30 yaş arasının, korkuların ya da hayal kırıklıkların cinsel problemlere yol açması olumlu sayılmaz. Özellikle ilk cinsel deneyim, birçok gençte büyük bir hayal kırıklığı yaratabilir. Çünkü günümüzde çoğu genç ilk cinsel tecrübesini, vücudu hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan yaşar. Bu da doğal olarak cinsel ilişkiyi olumsuz yönde etkiler.
Mastürbasyonun yararlarını keşfedin
Kadının genital organın uyarılması, penisin uyarılmasından çok daha karmaşıktır. Üstelik mastürbasyon hem kadın, hem de erkek açısından belli bir tecrübe gerektirir. Diğer temel nokta ise orgazmdır. Genellikle tam birleşme esnasında vajinal orgazm yaşamak biraz zordur. Bunun nedeniyse, vajinal mukozanın çok duyarlı olmamasıdır. Ayrıca eğer ön sevişme kısa tutulur ya da aceleye getirilirse, kadının doyuma ulaşması zorlaşabilir. Böyle bir durum karşısında kadının kendini anormal, yetersiz ya da şanssız hissetmemesi gerekir. Orgazm düşüncesini fazla büyütmemek daha gerçekçi bir tutumdur. Aksi halde kişi sadece orgazm olmaya konsantre olur ve cinsel yaşamda gerginlikler ve tatminsizlikler meydana gelir. Doyurucu bir cinsellik ve orgazm yaşamak için öncelikle kişinin kendisini tanıması gerekir. Hangi bölgelerinden nasıl uyarıldığı, ne tip bir yaklaşım beklediği, bilinmesi gereken noktalar arasındadır. Bunun da en pratik ve başlangıç yolu, kişinin mastürbasyonla kendini keşfetmesidir.
Size uygun pozisyonu keşfedin
Vücudunuzu tanıdıkça, nelerden hoşlandığınızı keşfettikçe, aslında son derece normal olduğunuzu farkedeceksiniz. Ancak gerçek anorgazmda (orgazm olamama), kadının klitorisinin uyarılması durumunda bile zevk alamama sözkonusudur. Tabii burada pozisyonlar da önemlidir. Bu açıdan kadının üstte olduğu pozisyon daha etkili olabilir. Böylelikle klitoris dolaylı olarak uyarılırken, ritmin kontrolü de kadında olur. Genç yaşlarda kızlar erkek arkadaşlarıyla bu konuda konuşmakta zorluk çekebilirler. Fakat açık ve samimiyetle yapılan konuşmalar her iki taraf için de sağlıklıdır.
Altın çağın gücünü hissedin
30 - 50'li yaşlar, cinsellik açısından, kadının altın çağı olarak nitelendirilebilir. Bu dönemde kadınların çoğunlukla değişmez bir partneri olur. Artık kadın vücudunu tanır ve cinsel birleşme esnasında orgazma uluşamadığında, kendini suçlu ya da yetersiz hissetmez.
Cinsel arzuları özgür bırakın
Eşiyle tam bir güven ilişkisi içinde olan kadınlar yasaklarını yıkmış sayılırlar. Artık kadın, cinselliği hiçbir sıkıntı duymadan yaşamanın çeşitli yollarını deneyebilecek rahatlıktadır. Hiçbir kaygı veya çekince duymadan okşamalar, öpmeler, masajlar, oral ilişki yaşanabilir. Bu aşamada kadın genelde partnerine isteklerini söylemekten çekinmez. Örneğin, kadın mastürbasyonla uyarılarak zevke ulaşmak ve ikinci aşamada tam bir birleşmeye geçmek isteyebilir. Böyle bir durumda cinsel tatminlik her iki taraf için de fazlasıyla olur.
Bunlar tabii bu yaşlarda yaşanan pozitif yönlerdir. Fakat bir de madalyonun öbür yüzü vardır. Bu dönemlerde kadının anne olmasıyla birlikte, cinselliği ikinci plana atma, reddetme tehlikesi doğar. Bazı kadınlar çocuk sahibi olduktan sonra neredeyse seksi unutabilir. Ancak burada gözardı etmemek gereken nokta; anne olmak, sevgili olmamak anlamına gelmez.
Olgun yaşlarda kadınların karşılaştıkları bir başka tehlikeyse; sıradanlığın cinsel yaşantıya hükmetmeye başlamasıdır. Rutinlik duygusunun kişiyi ele geçirmesine izin vermemek gerekir. Rutinliği yıkmak için de, yataktan çıkıp farklı yerlerde seks yapmak yeterli olabilir. Mutfakta, koltukta, koridorda ya da banyoda...
Cinsel isteği canlı tutmak 50'li yaşların korkulu rüyası olan menopozun getireceği olumsuzluklara karşı da etkili bir çözümdür. Burada tatmin edici bir cinsel yaşam ve kendine tam güvenin olması gerekir. Unutmayın, menopoz sadece fizyolojik bir olaydır. Cinselliğin doruklarına çıkıldığı 50'li yaşlarda vajinal kayganlık azalır. Böylelikle birleşme ağrılı ve acılı olabilir. Fakat jinekolog gözetiminde hormonal bir tedavi kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayabilir. Bunun yanı sıra, jimnastik de size iyi gelebilir. Çünkü menopozla birlikte genital organları çevreleyen pelvis kasları, kendini serbest bırakmaya başlar. Bu da doğal olarak kadının cinsel ilişkiden zevk almasını güçleştirebilir.
Zevki artırmak için egzersiz yapın
Genital kasların sıkılaşması için, Kegel egzersizin etkisi büyüktür. Bu şekilde istediğiniz zaman vajinayı çevreleyen kas dokularını kasmayı öğrenebilirsiniz. Egzersiz için, idrarınızı tutarmış gibi 2 saniye boyunca kendinizi kasın ve sonra tekrar gevşeyin. Bu hareketi her gün 10 kez, en az 6 hafta boyunca tekrar edin. Daha sonra düzenli olarak egzersize devam edebilirsiniz.
Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır
Bütün Duyularınızla Sevişin
Duyularımız, dışardan gelen uyarıları beyinde bulunan limbik sisteme ulaştırır. Bu uyarılar da lokal hormonların yardımıyla vücutta değişik etkiler yaratır. Örneğin, sevgilinize dokunduğunuz veya onu öptüğünüz an, bu hormonlar harekete geçerek içinizde cinsel istek uyandırır. Bütün bunlar kontrolünüz dışında gelişir. Eğer sevişme sırasında tüm duyularınızı harekete geçirirseniz, aldığınız zevk daha da artar.
Görerek sevişin
Eşlerin karşılıklı vücutlarını incelemeleri oldukça erotik bir oyundur. Özellikle erkekler en çok görme duyularıyla uyarılırlar. Bu nedenle partnerinizin sizi izlemesine izin verin. Eğer partneriniz özel iç giysilerden etkileniyorsa, kendinize değişik şeyler alabilirsiniz. Ancak bunların rahat olmalarına da özen gösterin. Kadının bazen bokser tarzı iç çamaşırı giymesi de erkeği baştan çıkarabilir. Bu nedenle arada bir ilginçlikler yapabilirsiniz. Vücudunuzu partnerinize utanmadan sergileyin. Eğer varsa, takıntılarınızı bir kenara atın. Çünkü, size değer veren partneriniz, sahip olduğunuz ufak tefek kusurları görmeyecektir bile. Cinsel birliktelik esnasında eğer partneriniz farklı pozisyonlar denemek isterse, buna karşı gelmeyin. Çünkü bu tip tepkiler erkekleri yaşadıklarına karşı soğutur. Çoğu erkek, sevişmenin patronunun kendisi olmak ister. Tabii bu, sizin tamamen pasif kalacağınız anlamına gelmiyor. Partnerini izlemek kadınların da hoşuna gider. Bazı erkekler izlenmekten rahatsız olabilir. Böyle bir durum söz konusuysa, onu övücü sözcükler söyleyerek, kendine güvenmesini sağlayabilirsiniz.
Kokusunu hissedin
Koku alma duyumuz, bizi en çok uyaranlar arasında yer alıyor. Kokunun, vücut kimyasını harekete geçirme yönünden etkisi oldukça büyük. Buradan hareket ederksek, günümüzde pafüm çeşitlerinin sürekli artmasına şaşırmamak gerekir. Parfümler, vücudun doğal kokusuyla birleşerek çok değişik ve hoş bir etki yaratabiliyor. Ancak, vücudun doğal kokusunun hiçbir parfümle kıyaslanmayacak güçte bir etkiye sahip olduğunu da unutmamak gerekir. Bu nedenle partnerinizle mümkün olduğunca suni kokular kullanmadan birlikte olmayı deneyin. Göreceksiniz, vücudunuzun salgıladığı doğal kokular her ikinizi de baştan çıkaracak. Tabii burada vücut kimyanızın birbirine uyması büyük önem taşıyor. Eğer partnerinizin doğal kokusu sizi hiç etkilemiyor, hatta itiyorsa, bu, vücut kimyalarınızın birbirine uymadığı anlamına gelir. Çoğu kadın, çeşitli önyargılar nedeniyle, kendi vücut kokularını beğenmezler. Oysa şunu bilmek gerekir; kadın kokusunun kimyasını östrojen hormonu etkiliyor ve bu da genellikle erkeğin beyninde uyarıcı bir etki bırakıyor. Aynı şekilde erkeğin ter kokusunu beğenen kadınlar da var. Normal zamanda insanın hoşuna gitmeyen bir ten kokusu, yatağa girildiğinde baş döndürücü olabiliyor. Partner yokken, onun yattığı yatağı veya üzerinden yeni çıkardığı giysiyi koklamak kimin hoşuna gitmez ki?
Dokunmanın büyüsünü yaşayın
Dokunma, sadece cinsel ilişki sırasında değil, genel sağlık üzerinde de önemli bir etki yaratır. Birlikte olurken, partnerinizin vücudunu okşamayı asla ihmal etmemelisiniz. Bu, hem ciltte bulunan sinir uçlarını uyararak, tahrik olmayı yoğunlaştırır, hem de her iki tarafı vücut ve ruh açısından rahatlatır. Mümkünse partnerinizin vücudunun her yerini okşayın. Okşama sırasında asla hareketlerinizi ani olarak yönlendirmeyin. Eliniz, kesiksiz ve hafif dokunmalarla vücudun her yerinde dolaşmalı.
Sesleri işitin
Genel olarak bütün insanlar sevişirken konuşmaktan uyarılır. Böyle bir anda bazı insanlar tatlı sözcükler işitmek ister, bazılarıysa açık! Her ne şekilde olursa olsun, partnerinizle birlikte olurken onunla sözel bir diyalog kurmanız zevinizi artırabilir. Ayrıca bu şekilde hem karşılıklı nelerden daha fazla zevk aldığınızı anlar, hem de daha çok tahrik olursunuz. İsterseniz, açık konuşmaların afrodizyak etkisini deneyerek öğrenebilirsiniz. Böyle bir şey genelde erkeklerin daha çok hoşuna gider. Eğer partnerinize sevişme anında ilk defa açık sözcükler kullanacaksınız, bunu yavaş yavaş yapın ve partnerinizin tepkilerini inceleyin. Partneriniz şaşırmış bir tepki verir ya da bu durumdan hoşlanmazsa, bunu onunla daha sonra konuşabilirsiniz. Bu durumda belki de tatlı ve sıcak kelimeler seçmeniz daha uygun olur.
Tadına bakın
Sevgiliden tat almanın en güzel yolu, elbetteki öpüşmekle başlar. Tutkulu ve erotik öpücükler bütün sevişmelerin vageçilmez parçasıdır. Bunun dışında partnerinizin vücudunu da hafif hafif başlayarak öpebilir ve bu şekilde uyarılmasını artırabilirsiniz. Sevişme anında tat almanın afrodizyak etkisini artırmak için bazı varyasyonlar denemeniz mümkün. Örneğin, sevgilinizin vücuduna süreceğiniz balla, yatağınızı bir zevk ve ziyafet sofrasına dönüştürebilirsiniz. Bu, cinsel fanteziler arasında en yaygın olanıdır. Ayrıca tat alma dışında koklama, görme ve dokunma gibi duyuları da tatmin eder. Böyle bir deneme için çikolata da önerilebilir. Çünkü çikolatanın yiyecekler arasında afrodizyak etkisi büyüktür.
Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır
Orgazm ve Orgazm Sorunları
İnsan ne yaparsa yapsın, ne kadar doyumlu bir orgazm yaşayacağını hiçbir zaman önceden kestiremez. İyi bir orgazm için çiftin arasında yakınlık olması ve cinselliklerini yaşamaya önem vermeleri gerekir.
Orgazmla ilgili en önemli bilgi, orgazmın öğrenilebilir olduğudur. Orgazm bir reflekstir ve özellikle kadınlar bu refleksi yaşamayı öğrenebilirler. Daha doğru bir deyimle, bu istemli bir reflekstir. Tıpkı idrar yapma ve dışkılama gibi öğrenilebilen bir reflekstir.
Orgazmın verdiği heyecan ve zevkin tanımını yapmak olanaksızdır. Orgazmı anlayabilmek için bu konudaki son gelişmelere göz atmakta fayda vardır. Psikanalist Freud, asrımızın başında klitoris orgazmının çocukça olduğunu, gerçek bir kadının vajinal orgazma ulaşması gerektiğini ileri sürmüştür. Altmışlı yıllarda orgazm, modern tıbbi seksoloji açısından Masters ve Johnson ikilisinin üreme biyolojisi araştırma laboratuvarında yaptıkları araştırmalar sonucu daha detaylı bir şekilde ortaya konmuştur. Daha sonraları Hite tarafından yapılan anketler bu konuda istatistiksel bilgiler vermiştir. Cinselliği, orgazmı elektrik açılıp, kapanması gibi sadece fiziksel bir olay olarak anlamamak gerekir. Jenital organlar, sinir uçlarıyla uyarılma noktaları açısından çok zengindir. Fakat her kadın her cinsel birleşmede orgazma ulaşamayabilir. Burada çift arasında genelde veya o birleşme sırasındaki dengenin ve iletişimin önemi büyüktür. Yoksa sadece jenital organların bir şeyler yapması, bir yerlere dokunması yetmez. Eşler, bütün bedensel ve cinsel benliklerini sonuna kadar, karşılıklı verip alabilmelidirler.
Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY
sexualth@superonline.com
Kaynak: ailem.com'dan alınmıştır
Masaj Çeşitleri
Klasik Masaj : Genellikle vücudun güne zinde başlamasına ya da yaşamın gündelik yorgunluk ve sıkıntılarından kurtulmak amacı ile yapılan genel dinlenme ve gevşeme yöntemi olarak kullanılan masaj türüdür. önemli olan masaj yaptıran kişinin rahat ve keyifli bir ortamda kendini zinde ve dinlenmiş hissetmesinin sağlanabilmesidir. genellikle masaj yağı ile yapılır ancak isteğe bağlı olarak bazı durumlarda kayganlaştırıcı malzeme kullanmadan da klasik masaj uygulamak mümkündür.
Aromaterapi : Genellikle klasik masaj yöntemlerini bitki özlerinden elde edilmiş karışımlarla hazırlanan masaj yağlarını kullanılarak uygulanan bir masaj yöntemidir. rahatlatıcı, gevşetici, dinlendirici olabileceği gibi zindeleştirici ve uyarıcı türde etkileri olabilir. aslında aromaterapi yöntemi sadece masajla sınırlı değildir, genel anlamda bitkisel öz ve yağların kimyasal yapısı ve enerjilerinden faydalanarak solunum (buğu), kompres ve banyo uygulamaları ile de yapılabilir. bitkisel öz ve yağlar, bitkilerden damıtma ve buhar yöntemi ile elde edilmiş yağlardır. aromatik yağlar günlük yaşamda kullanılan kozmetik yağlara oranla vücut tarafından çok daha kolay emilir ve yan etkisi yok denecek kadar azdır. önemli olan doğru yağı doğru şekilde kullanabilmektir. temel yağlar kesinlikle direkt olarak vücuda temas ettirilmemelidir, mutlaka taşıyıcı yağ ile belli oranlarda karıştırılarak uygulanmalıdır. uygulama öncesi cildin küçük bir bölgesinde deneme yaparak cilt yapısının uygulanacak yağa vereceği allerjik tepki mutlaka ölçülmelidir. günümüzde aromaterapik masaj yalnızca tedaviye yönelik değil klasik masajı destekleyici olarak genel rahatlama sağlayıcı ve dinlendirici özelliği ile de kullanılan bir yöntemdir.
Sıcak Taş Terapisi : Isıtılmış volkanik taşların masaj yoluyla vücut üzerinde gezdirilmesi ve belli noktalarda bırakılması yoluyla kişinin vücudunda ısının bedenin derinine etki etmesini amaçlayan bir masaj türüdür. masaj, ısıtılmış ya da soğutulmuş volkanik (bazalt) taşlarıyla özel bir teknik uygulanarak yapılır. bu yolla kişi üzerindeki negatif elektriğin giderildiğine inanılır.
Spor Masajı : Özellikle sportif etkinliklerde kullanılan bir masaj türüdür. spor masajını klasik masajdan ayıran en önemli özellikler öncelikle ritm, süre ve bası miktarlarının değişik olmasıdır. ayrıca uyarıcı hareketler çoğunluktadır ve branşa özgü olarak uygulanır.
Shiatsu : Japon orijinli ve probleme yönelik tedavi amaçlı bir masaj türüdür. belirli noktalara parmak ve vücudun değişik bölgeleri ile basınç yapılırken, deri ve deri alt dokusu üzerinde kaydırılmaktadır.
Thai : Özellikle tayland'da yaygın olarak uygulanmakta olan thai masajının temel yapısını hint yoga ve çin'in geleneksel tıbbı oluşturmaktadır. çoğunlukla pres ve gerdirme harektlerini kapsamaktadır. çıplak vücut üzerine uygulanmaz, yerde ve ince mat üzerinde uygulanır.
Reiki : Hristiyan bir rahip olan dr. miako usui tarafından 19. yüzyılda japonya'da yeniden keşfedilen eski bir tedavi yöntemidir. sözcük anlamı "evrensel yaşam enerjisi" demektir.
Refleksoloji : Refleksoloji masajının temeli ayakların vücudun aynası olduğu öğretisine dayanır. ayaklar insan vücudunu temsil eder ve her nokta vücutta bir bölgeye karşılık gelir. bu bölgelerin masaj yoluyla uyarılması ile vücudun buna gereken tepkiyi verdiği inancı ile temellenir. belirli noktalara kişinin verdiği tepki ile bu temsil edilen bölgedeki problem saptanmaya çalışılır ve gerekli manuplasyonlarla bu bölgedeki sorun giderilmeye çalışılır. bu nedenle refleksoloji bir tür "denge" masajıdır ve kişinin kendisini fiziksel, duygulsal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar, kişiye doğal dengesini kazandırır.
Kadınların Cinsel Bölgeleri
Cinsel Bölgeler
Kadınların cinsel coşkuları ağır ağır artar. Başlangıçta hafif temas, okşama ve öpüşme cinsel heyecanın uyandırılması için en uygun yöntemlerdir. Sevişmenin başında erkeğin, kadının temel erojen bölgelerini (cinsel organ ve göğüsler) değil, ikincil olanları (yüzü, boynu, kolları, sırtı, belkemiğini ve tabii kalçaları) uyarması daha doğru olur!
Dudaklar
Sevdiğiniz kişinin dudaklarına kondurduğunuz minik bir öpücük bazı zamanlar dünyalara bedel olabilir. Hele bir Fransız öpücüğü sizi unutulmaz kılacaktır.
Eller
Eller vücudun en hassas yerlerindendir. Sevgilinizin ellerine yapacağınız bir masaj onun bütün stresini alacak ve rahatlamasına yardımcı olacaktır. Sevgilinizin parmaklarını dudaklarınız üzerinde gezdirerek onu tahrik bile edebilirsiniz. Onun parmaklarını kendi vücudunuzda gezdirerek hem kendi duygularınızı hem de onunkileri harakete geçirebilirsiniz.
Boyun
Sevgilinizin boynunu öpmeyi, hatta yumuşakça ısırmayı hiç denediniz mi? Denemediyseniz hemen bir vampir harekatına geçin ve sevgilinizin boynuna doğru yönelin, bakalım neler oluyor!
Saç Dipleri
Sevgilinizin saçlarını yumuşak dokunuşlarla ensesinden yukarıya doğru hafifçe okşamayı sakın ihmal etmeyin!
Karın
Karın ve cinsel organ arasında kalan bölge oldukça hassastır. Bu bölgeye yumuşak el masajları yaparsanız sevgiliniz üzerinize saldırmamak için kendisini zor tutacaktır. Krem kullanırsanız el hareketlerinizi daha da yumuşatabilirsiniz. Masajdan sonra göbek deliğine de küçük bir öpücük kondurmayı unutmayın!
Kulaklar
Kulaklar sadece duymaya yarar sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Kulaklara kondurulan ateşli bir Fransız öpücüğü sevgilinize unutulmaz birkaç saniye yaşatacaktır.
Ayak Bilekleri
Çoğu insanın cinsellikte pas geçtiği bölgelerden biri de ayak bilekleridir. Ayak parmaklarına ve bileklere uygulayacağınız rahatlatıcı bir masajla sevgilinizi kolayca baştan çıkarabilirsiniz.
Sırt
Boyundan başlayan dokunuşları yavaş haraketlerle kürek kemiğine doğru kaydırarak önce sevgilinizi rahatlatın. Bu sırada yanaklarına da öpücükler kondurarak onu iyice uçurabilirsiniz. Daha sonra göğüs kafesine doğru ilerlettiğiniz ellerinizle ona öldürücü darbeyi vurun.
Uzun seks hapı!
Almanya’da erken boşalma sorunları olan erkeklerin dertlerine derman olabilecekbir ilaç reçeteyle satılmaya başlandı.
Daha uzun cinsel birleşme sağlamak için, erkeğin erken boşalmasını önleyen ilaç, Almanya’da “Priligy” adıyla satışa sunuldu.
Erken boşalma sorunu yaşayan Almanların yüzde 20’sine yararlı olabilecek ilaç, hekimler tarafından reçeteye yazılması şartıyla satın alınabiliyor. Uzmanlar, erkeklerin cinsel birleşme öncesi veya sırasında, azami 1 dakikaya kadar süren boşalmasını, “erken boşalma” olarak tanımlıyor. Janssen-Cilag şirketince üretilen ilacın, beyindeki haz algılama hücrelerini geçici olarak kilitleyerek cinsel ilişkiyi uzattığı açıklandı. Uzmanlar, hapta bulunan dapoxetin adlı etken madde sayesinde serotonin hormonlarının bloke edildiğini ve boşalma süresinin 3 ile 4 kat süreyle uzatıldığını açıkladılar. Ruhsat alan ilacın ancak reçeteyle satılabildiğine dikkat çekildi.
Daha İyi Seks İçin Ne Yemeli?
ÇİLEK
Dolgun ve sevimli küçük çilekler zaten oldukça seksi bir görünüme sahip.
Ama bundan daha önemlisi çileklerin bol miktarda antioksidan ve kan dolaşımını hızlandıran maddeler içermesi ve bunun da kendinizi çok enerjik hissetmenizi sağlaması.
YUMURTA
Katı, rafadan, sahanda veya omlet şeklinde yediğiniz her çeşit yumurta B6 vitaminleriyle dolu olarak tabağınıza geliyor. Bu ne anlama mı geliyor? Bu vitaminler, vücudumuzun hormon dengesini ayarlıyor ve stresle başa çıkmamıza yardımcı oluyor. Stresten arınmak ve rahatlamak da sağlıklı cinselliğin ilk adımı. Cinsel hayatınız pek de iyi gitmiyorsa kendinize bir omlet pişirin ve işleri düzene koymaya başlayın. Eğer yumurtadan hoşlanmıyorsanız yine B6 vitamininden zengin olan; ıspanak, bezelye, havuç, ayçekirdeği, buğday veya balığı tercih edebilirsiniz.
ET
Etoburları sevindirelim: Dana ve koyu renkli kümes hayvanlarına ait etler, sevişme isteğini baskılayan "prolaktin" gibi hormonların üretimine engel oluyor. Ama sebze sevenlerin de üzülmesine hiç gerek yok. Aynı etkiyi alabileceğiniz esmer prinç, lifli yeşil sebzeler, kolay ufalanan peynir, öğütülmüş ekmek de size yardımcı olacaktır.
SARIMSAK
Sarımsağın en bilindik özelliği nefesinizi saatler sonra bile toplu yıkıma sebep olabilecek bir silaha dönüştürmesi mi? Yanılıyorsunuz. Bu dezavantajı bir tarafa bırakırsak bu keskin lezzet baştan sona vücudunuzdaki bütün kan dolaşımını hızlandırıp seks hayatınıza yeni bir tat getirecek. Tabii, seks zamanından birkaç gün önce yerseniz!
ÇİKOLATA
Kadınların büyük çoğunluğunun kendini iyi hissetmek için kakao ürünü olan çikolataya yönelmesinin bir sebebi var; İçeriğindeki "methylxanthine", zevkden başınızı döndürerek partnerinizin kollarınızda erimesine sebep olabilir. Ayrıca içerdiği "phenylethyamine" maddesiyle tam anlamıyla 'aşk etkisi' yaratıyor.Yani daha kolay aşık oluyorsunuz.
Köpük, krem ve tablet (Cinsel ilişkiyi kolaylaştırıcı yöntemler)
Kadınlar tarafından hazne içine cinsel ilişki öncesi yerleştirilerek kullanılan bir yöntemdir. Her cinsel ilişki öncesi uygulanması gerekir.
Diğer yöntemlere göre daha az güvenilebilecek yöntemlerdir. Ama yine de doğru kullanıldığında etkili olan yöntemlerdir.
Bu maddeler spermin rahim içine ulaşmadan etkisiz hale gelmesini sağlarlar.
Her cinsel ilişkiden 5-10 dakika önce uygulanmalıdır. Cinsel ilişkiden 6 saat sonra hazne yıkanmalıdır.
Doğru kullanılmazsa gebe kalınabilir.
Bu ürünleri elde etmek kolay olmayabilir, fiyatları da oldukça pahalıdır.
Köpük veya krem hazne (vajina) içine yerleştirilir. (Sadece cinsel ilişki öncesi kullanılır). Güvenilir bir yöntem değildir.
Sağlıklı ve Kaliteli Cinsel Yaşam Önerileri!
Tek seferlik başarısızlıkta hemen panik olmayın: Cinsel performansınız fiziksel sorunlar kadar uyku seviyeniz, stres düzeyiniz, duygusal durumunuz, ortam, partneriniz gibi pek çok faktörden etkilenir. Tek sefer başarısızlığı nihai sonuç zannetmeyin. Sorununuz devam ediyor ve cinsel yaşam kalitenizi azaltıyorsa doktorunuza danışın.
Cinsel sorunlar kader değildir: Her türlü cinsel sorununuzun bir tedavisi olduğunu sakın unutmayın. Önemli olan zamanında doktorunuza başvurmanızdır.
Seksi Akışına Bırakın: Cinselliği her zaman zaman, mekan ve koşulların uygun olduğu anda yaşayamazsınız. Çok yorgun olsanız da, kendinizi bakımsız hissetseniz de bazen kendinizi kendiliğinden gelişen karşılıklı istekler oluştuğunda bunun keyfini çıkarın.
Sağlık sorunlarınızı geciktirmeyin: Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, yüksek kolesterol, kanser, hormonsal dengesizlikler ve depresyon gibi sağlık sorunları erkeklerde sertleşme problemi, kadınlarda orgazm ve uyarılma sorunları başta olmak üzere çeşitli cinsel sorunlara yol açabiliyor. Bu açıdan, genç yaşlardan itibaren, düzenli sağlık kontrolleri yaptırmanız sağlıklı bir cinselliğin anahtarı olacaktır.
Bel çevrenizi ölçün: Karın içi yağlar ve kilo fazlalığı hem hormonal dengesizlik yaratır, hem de tansiyon, şeker hastalığı, kalp-damar problemleri gibi sağlık sorunlarını sıklaştırarak cinsel performansı azaltır. Son yıllarda yapılan çalışmalar özellikle bel çevresi kalınlığının seks hormonlarının seviyelerini önemli ölçüde azaltarak, cinsel istek ve performansı olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Bu nedenle bu yıl bel çevrenizi kadınsanız 80 cm, erkekseniz 94 cm altında tutmaya gayret edin. Vücut kitle endeksinizi (boy/ kilo ²) de 25’in altına indirin.
Yatak odanıza stresi sokmayın: Yüksek stres düzeyi, gerginlik, endişe hali, öfke sertleşme sorunu, erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi pek çok cinsel soruna zemin hazırlıyor. Cinsellikte hayatınızın streslerini bir kenara bırakmayı deneyin. Gerekirse bir stres yönetim uzmanından, yoga ve meditasyon gibi gevşeme tekniklerinden yardım alın.
Önce ilişkinize odaklanın: Kaliteli bir cinsel yaşam için öncelikle sevgi, saygı ve anlayışa dayalı, kaliteli bir beraberlik gerekir. Bu yıl önce ilişkinize, sevgiye, aşka odaklanın. Eşinize, sevgilinize, partnerinize duygu ve düşüncelerinizi açıklıkla ifade edin. Cinsellik esnasında sevdiğiniz ve tercih ettiğiniz davranışları partnerinize doğru bir şekilde aktarın. Eşinizin de ihtiyaç ve tercihlerini öğrenin. Ona sürprizler hazırlayın.
Ondan kaçmayın, konuşun: Cinsel bir sorununuz olduğunda bunu partnerinizle paylaşmaktan kesinlikle kaçınmayın. Cinsel sorunların çiftleri birbirinden uzaklaştırdığı biliniyor. Cinsel problemler bazen ilişki sorunlarının ana nedeni bazen de sonucu oluyor. Sebep ne olursa olsun onunla konuşun, paylaşın, anlatın. Cinsel sorununuzun sizi soğutmasına izin vermeyin. Gerektiğinde profesyonel yardım alın.
Dış görünüşe sadece gereği kadar önem verin: Yılların vücudunuza getirdiği değişimler ve ideal imaj takıntısı özgüveninizi zedeleyip sizi cinsellikten uzaklaştırabilir. Ancak zihinsel ve ruhsal çekimin en az fiziksel çekim kadar önemli olduğunu unutmayın. Dış görünüşünüze özen gösterin ancak aşırılıktan kaçının.
Sebep ilaçlarınız olabilir: Bazı tansiyon ilaçları, depresyon ve endişe ilaçları, uyku hali yaratan sedatifler ve bazı hormon ilaçları cinselliğinizi etkileyebilir. Yeni başladığınız bir ilaç sonrası cinsel performans ve istek sorunları yaşıyorsanız vakit kaybetmeden doktorunuzla görüşüp, ilacınızın böyle bir etkisi olup olmadığını öğrenin. Doktorunuz gerektiğinde ilaç değişikliğine gidecektir. Özellikle antidepresan ilaçlar alıyorsanız cinsel sorunlarınızı etkilediğini düşünerek ilaçlarınızı bırakmayın. Bu ilaçları kullanırken de cinsel performansınız arttıracak yöntemler vardır. Doktorunuza danışın.
Sigara bırakın, alkolü sınırlayın: Alkol ve sigara damar yapısına zarar verip cinsel organlara giden kan akımını azaltır. Bu sene kaliteli bir cinsellik yaşamak istiyorsanız sigarayı mutlaka bırakın. Kadınsanız günde 1, erkekseniz günde 2 kadehten fazla alkol almayın.
Sağlıklı yaşam hormonlarınızı düzenler: Sağlıklı yaşam alışkanlıkları sizi sadece cinsel sorunlara yol açan yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve damar sertliğinden korumaz, hormonlarınızı da düzenleyerek cinsel performansınızı arttırır. Her gün 30-35 dakikalık hafif-orta tempolu yürüyüşler yapın. Bu yürüyüşleri eşinizle beraber yapıp ilişkinize keyif de katabilirsiniz. Tükettiğiniz besinlerdeki kolesterol, trans ve doymuş yağ miktarını azaltın. Omega-3, meyve, sebze tüketiminizi arttırın. Akdeniz mutfağına ağırlık verin. Daha az kalori tüketmeye gayret edin.
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklara dikkat: Cinsel yolla bulaşan hastalıkları aklınızdan hiç çıkarmayın. Cinsel ilişkilerde korunmaya özen gösterin. Buna rağmen sorununuz olduğunda vakit kaybetmeden tedavi olun.
Uyarılma bölgeleri
5 Ekim 2009 Pazartesi
Cinsel birleşmenin ön şartı olan cinsel uyarım veya cinsel coşkulanma kavramını tanımlamak pek kolay değildir. Genellikle birlikte görüldükleri halde ve ilk bakışta birbirlerini çağrıştırmalarına rağmen uyarılma, erkekteki sertleşmeyle kadındaki ıslanma olgularından ayrı birşeydir. Uyarılma, duygularla bağlantılı olarak erkek ve kadın vücutlarının cinsel temas için birleşebilir duruma gelmesi sürecidir. Bu süreç içinde vücutta önemli değişiklikler ortaya çıkar. İşte penisin sertleşmesi ve dölyolunun ıslanması bunlardan en belirgin olanlarıdır. Ama aslında bu değişiklikler, söz konusu sürecin ancak sonucudur. Dolayısıyla cinsel uyarılmada ya da çoşkulanmada temel olan, söz konusu değişikliklerden çok bir sevgiliye beslenen çekilme duygusudur. Bu duygu, daha soyut bir şekilde belirli birini düşünmeden yalnızca o cazibeye ve arzuya kapılarak da yaşanabilir.
Erkek de kadın da doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın coşkulanabilirler. Karşı cinsten birinin dahil olduğu erotik bir durum da uyarıcı olabilir. Keza bazı insanların belirli bir melodiyi duyduklarında ya da kokuyu aldıklarında coşkulandıkları bir gerçektir. Fiziksel temas bulunmadan coşkulanma, yani psikolojik uyarılma, erkeklerde daha yaygındır. Kinsey, bu amaçla incelediği bir grupta erkeklerin % 62'sine karşılık kadınların ancak % 14'ünün striptease seyrederken coşkulandığını belirlemiştir. Cinsel ilişkiyi çizgi veya resim olarak görmekle erkeklerin % 77'si cinsel uyarım duydukları halde 'kadınların yalnızca % 32'si coşkulanmış, hatta çoğu bundan rahatsız olduklarını söylemişlerdir. Başka insanları cinsel eylem içinde seyretmiş olan erkeklerin çoğu coşkulandıklarını bildirirken, kadınlardan rahatsız olmayanlar bile ancak kayıtsız kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu oranlar, erkeklerin psikolojik uyarımlara olan bağımlılıklarını göstermekten öte, hiç tanımadıkları bir kadına, hatta genel anlamda kadınlara bakarak veya onları düşünerek ya da kişilerin belirsiz olduğu bir cinsel ilişki anını izleyerek ya da kafasında kurarak coşkulandığını göstermektedir. Bu erkek ve kadın cinsellikleri arasındaki farklılığı yansıtmaktan öteye bir anlam taşımaz. Gerçekten, başka alanlarda da ortaya çıktığı üzere iki cins arasında bir yaklaşım farkı bulunduğu kuşku götürmez. Ancak bu farkı açıklamak için yapılan önermelerin çoğu tatmin edici değildir. Örneğin bazılarına göre erkeğin cinsel dürtüleri kadınınkilerden daha güçlüdür. Bazıları cinsler arasındaki farklılığı, kadının doğuştan daha ahlaklı olmasına bağlarlar.
Bazıları ise farklılığın, her iki cinsin üremedeki rollerinden kaynaklandığını savunurlar ya da fizyolojik yapılarından dolayı olduğunu ileri sürerler. Sonuç olarak, cinsel bilimcilerin hepsi, genellikle erkeklerin cinsel fantaziye yani cinsel düşlere ve düşünceye kadından daha yatkın olduğunu söylemekle birlikte, bunun nedenleri konusunda ortak bir görüşe sahip değildirler. Zaten eşler açısından önemli olan bu gerçeğin bilinmesi ve böylece gereksiz kuşku ve huzursuzlukların önlenmesidir. Kinsey, kocalarının pornografik resimler biriktirdiğini keşfedince boşanmak için mahkemeye başvuran kadınlardan bahsetmekte ve bu durumları insan cinselliğine ait temel gerçeklerin bilinmemesinin üzücü sonuçlarına örnek olarak vermektedir. Fiziksel temasa dayanan coşkulanma açısından da kadın ve erkek arasında belirli farklar bulunur. Cinsel uyarım sırasında vücudun bazı noktaları diğerlerine oranla çok daha fazla duyarlılaşırlar. Bunlara uyarım bölgeleri denir. Bunların dokunulması veya öpülmesi, belli koşullarda eşleri orgazma götürebilir. Bu kadar olmasa bile, uyarım bölgeleriyle temasın cinsel tepkilerde bir yükselişe yol açtığı kesindir.
Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruksokumudur. Bunlar, ikincil uyarım bölgeleri olarak bilinirler. Göğüsler, kalçalar, bacak ve ayaklar bu gruba girerler. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis, erbezleri ve perine (apışarası), kadında ise toplu olarak "vulva" diye adlandırılan dış cinsel organlar bölgesidir. Özellikle leğen kemiğinin üzerindeki tüylerle kaplı deri ile dış dudaklar, "vulva"nın çok duyarlı alanlarıdır. Keza makat ve perine için de bu söylenebilir. Ancak kadının cinsel organlarının en duyarlı olanı ve orgazm tepkisinin temel kaynağı, "vulva"nın ön tarafında ve iç dudaklar arasında korunmuş bir şekilde bulunan "klitoris"dir. Klitoris de penis gibi sertleşme yeteneğine sahiptir.
Uyumlu bir cinsel beraberlik açısından eşlerin yalnızca uyarım sağlayan bölgeleri keşfetmeleri yeterli değildir; ne tür uyarılmadan hoşlandıklarını da araştırmalıdırlar. Pratik içinde taraflar, çeşitli bölgelerin yumuşak mı, yoksa sert mi okşanmasının, öpülmesi mi yoksa incitilmesinin mi daha fazla hoşa gittiğini anlamaya çalışmalıdırlar.
Cinsel birleşmenin ön oyunlarında her iki eş için de ilk hedef, ikincil uyarım bölgelerinin uyarılması olur. "Necking", "Petting" gibi aşk oyunları, doğrudan birleşmeye geçmeksizin ikincil uyarım bölgeleri üzerine yoğunlaşarak gerçekleştirilen cinsel temas türleridir.
Cinsel Oyunlar (Seks oyunları)
Erkekte cinsel istegin uyandigini gösteren en belirgin dönüsüm, penisin sertlesmesi ve diklesmesi, kadindaysa dölyolu agzinin ve çeperinin nemlenmesidir. Ayni zamanda kadinin dis üreme organlari (dis ve iç dudaklar) siser ve klitorisi de iç dudaklarin arasindan görünür hale gelir.
Bu fizyolojik dönüsümlerin kaynagi beyindir. Açlik, susuzluk ve uyku istegi gibi cinsel istek de beyinden kaynaklanir. Cinsel arzu, beynin duygulari kontrol eden bölgesindeki bir merkezin uyarilmasiyla ortaya çikar. Beyindeki cinsellik merkezleri çocuklukta görece hareketsizdir, ama ergenlikte hormonlarin ve özellikle androjen düzeyinin yükselmesi beynin bu merkezlerini harekete geçirir ve böylece bir yetiskinin cinsel istek duymasi mümkün olur.
Beyindeki seks merkezlerini harekete geçiren uyaricilar fiziksel de olabilir psikolojik de. Insan hastaysa, sikintili ya da kaygiliysa, asiri alkol veya uyusturucu madde tüketiminden ötürü bir çöküntü içindeyse ya da reddedilmis ve incitilmisse, cinsel istek duymasi da beklenemez. Buna karsilik, insanin sagligi yerindeyse, keyifli ve huzurluysa, cinsel konularda herhangi bir olumsuz ön yargisi yoksa ve özellikle birine asiksa, kendini "seksi" hissetme olasiligi da o kadar yüksek olacaktir. Cinsel istegi uyandiran etkenlerin basinda, cinsel organlarin ve erojen bölgelerin uyarilmasi gelir. Ama her iki cins de dogrudan bir fiziksel temas olmaksizin da uyarilabilirler. Cinsel istek ve heyecan çok zaman erotik hayal ve düsüncelerin ürünüdür. Karsi cinsin yer aldigi bir erotik görüntü, bir resim, bir film de cinsel istegi uyandirir.
Erkekler kadar kadinlar da cinsel istek duyarlar. Ama toplumsal kosutlanmalardan ötürü, istek duyma ve heyecanlanma biçimleri farklidir. Genç erkeklerin cinsel dürtüleri, genç kizlarinkinden daha güçlü gibi görünür. Ama yaslanmayla birlikte bu durum degisir. Orta yasa dogru, gençliklerinden itibaren doyurucu bir cinsel deney yasamis kadinlarin cinsel istekleri erkeklerinkine esitlenir, hatta kimi zaman erkekleri asar. Bununla birlikte kadinlarla erkekler arasinda daha kalici bazi cinsel duyarlilik farklari da vardir. Erkeklerde cinsel hayalgücü daha islektir: günün degisik zamanlarinda, yürürken, çalisirken, okurken de erotik hayallere dalabilirler.
Bu, olgun yaslarda kadinlarda da görülmekle birlikte erkeklerde oldugu kadar sik degildir. Kadinin heyecanlanmasi için çogu zaman esinin orada bulunmasi, hatta oksama, sarilma gibi ön oyunlarin baslamis olmasi gerekir.
Kisinin esiyle olan iliskisinin cinsel istege yansimasi açisindan da erkeklerle kadinlar arasinda fark vardir. Kadin da erkek de genellikle bir yabanci yerine,asik olduklari ya da sevdikleri biriyle sevismeyi tercih ederler. Ama ortalama erkegin, tanimadigi bir esten de zevk alma olasiligi kadinlara göre daha yüksektir: kadinlar için asil uyarici çogu zaman sevginin kendisidir. Çogu kadin, sevisme ve cinsel birlesmeye, sevilen ve güvenilen bir esle yasanmis güzel bir günün sonucu olarak, tamamlanmasi olarak bakar.
HAZ ILKESI
Seks kilavuzlarinda ve cinsel teknik kitaplarinda cinsel birlesme üç kisma ya da üç asamaya ayrilir. Birinci asama, cinsel istegin ve gerilimin artmasini saglayan öpüsme, oksama gibi "ask oyunlaridir"; buna, "Ön Oyunlar" da denir. Ikinci asama, cinsel birlesmenin kendisidir ("çiftlesme"), Üçüncü ise, eslerin orgazmdan sonraki cinsel davranislaridir; buna da "Son Oyunlar" denmektedir. Ilk bakista, böyle bir ayrim biraz mekanik görünebilir. Çogu kez bu asamalar arasinda kesin bir ayrim çizgisi yoktur. Birinden öbürüne geçis çok yumusak ve "tedricidir". Hatta bazen hiç bir ön oyuna gerek duyulmadan dogrudan dogruya birlesmeye geçildigi de olur: isyerlerinde, parklarda ve genel olarak uzun süreli bir sevismenin olanaksiz oldugu yerlerde yapilan birlesmeler zorunlu olarak bu türdendir.
Yine de üç kisimli sevisme semasinin bilimsel bir temeli oldugu kabul edilmelidir. Freud'a ve klasik psikanaliz teorisine göre, cinsel eylemin verdigi haz ikiye ayrilabilir:
(1) temas ve sevismenin baslangicinda gerilimin sürekli olarak artmasiyla saglanan "ön haz" ve (2) doyumun yani bosalma sonucu gerilimin azalmasinin getirdigi "son haz". Freud, öpüsme, sarilma, kucaklama gibi ön haz ögelerinin, çocuk cinselliginin yetiskin yasaminda da sürüp giden uzantilari oldugunu söyler. Bebeklerde ve çocuklarda cinsel haz, esas olarak cinsel organin disinda kalan erojen bölgelerden (agiz, makat, cilt yüzeyi) elde edilir. Daha sonra asil haz kaynagi olarak cinsel organ
öne çikar ve diger erojen bölgeleri kendine bagimli kilar ama, bunlar da ikincil haz kaynaklari olarak varliklarini sürdürürler. Freud'a göre, erojen bölgelerin uyarilmasindan alinan ön hazin yetiskinlerin cinsel yasamindaki islevi, gerilimi yeterli ölçüde arttirarak sonunda doyuma (orgazma) ulasilmasini saglamaktir. Ancak Freud'un bu açiklamasi, yine de kendi gelistirdigi haz ilkesi düsüncesiyle çelismektedir. Buna göre insan davranislarina yön veren temel ilke haz ve aci ikilemidir bu, özellikle yasaminin ilk yillarinda kisinin içgüdüsel gerilimlerden kaynaklanan aci ve sikintilardan kaçinmasina yol açar. Ama Freud'a göre cinsel gerilim, diger gerilim türlerinden farkli olarak aci degil, haz vermektedir.
Daha sonra, Freud'un ögrencilerinden Wilhelm Reich, bu görünürdeki çeliskiyi söyle çözmüstür; birlesmeden önceki ask oyunlarinda bir gerilim olusur; bu ask oyunlarinin ardindan su ya da bu biçimde bir doyum gelmedigi takdirde, her gerilim gibi bu da sikinti ve aci verecektir. Ama doyumun saglayacagi hazzin beklentisi yalnizca gerilim yaratmakla kalmaz, ayni zamanda az miktarda bir cinsel enerjinin olusmasina yolaçar. Iste bu cinsel enerjinin verdigi kismi doyum ve büyük son haz beklentisi, baslangiçtaki gerilimin sikintisina agir basar ve cinsel coskuyu arttirir.
Reich, orgazmla saglanan hazzin yogunlugunun da, ön oyunlar sirasinda cinsel organlarda ve bütün vücutta biriken cinsel gerilim miktarinin büyüklügüne bagli oldugunu söylemektedir. Uyarilma ve gerilim ne kadar fazla, çikilan doruk ne kadar yüksek ve düsüs de ne kadar keskin ve siddetli olursa, alinan haz da o kadar büyük olacaktir. Öyleyse ön oyunlar cinsel yasamda vazgeçilebilecek bir lüks, çiftlesme edimine insanlarin sonradan kattigi bir eklenti degil, doyurucu ve bütünsel bir cinselligin zorunlu bir parçasidir.
ÖN OYUNLAR
Son yillarin cinsel özgürlük ortami, insanlari cinsellik konusunda daha çok bilgilenmeye yöneltti. 1960'larin sonuna dogru, çesitli cinsel teknik kitaplari ayin en çok satan kitaplari arasina girdi. Gerek Kama Sutra gibi çok eski klasikler (bu yapitin Milattan sonra 100 ile 400 yillari arasinda Hindistan'da yazildigi sanilmaktadir.) gerekse daha yeni ve daha ticari seks kilavuzlari, cinselligin de ögrenilmesi gereken bir sanat, bir teknik oldugu düsüncesini yansitiyordu.
Bir anlamda, sevismenin bir teknik oldugu dogrudur: bütün sanatlar gibi o da duyarlilik, incelik, beceri, hayalgücü ve yaraticilik gerektirir. Isini seven ve dikkat eden bir sanatkarin ürünleri nasil kaliteliyse, sevistigi kisiyi ve sevisme eylemini seven birinin aldigi ve verdigi haz da o ölçüde büyüktür. Üstelik bütün teknikler gibi ask teknikleri de zamanla gelisir. Ancak burada unutulmamasi gereken bir nokta vardir: cinsel uzmanlik her zaman iyi sevismek anlamina gelmeyebilir. Nasil sanat, kullanilan tekniklerin toplamindan daha fazla bir seyse, kisisel bir üslup ve insani bir boyut içermek zorundaysa, doyurucu bir cinsel iliski de kullanilan ask tekniklerinin ötesinde bir seyi gerektirir. Insan en yeni seks kilavuzlarinda, Legman'in Oragenitalism adli kitabinda gösterilen 3780 çesit cinsel oyunu, ezberlemis olabilir ama bu cinsel yasaminin tekdüzelikten kurtulmasina yetmeyebilir. Bunun için esler arasinda uyum ve her iki esin de sevismeye ayni ölçüde katilmasi gereklidir. Kisinin kendine güvenmesi ve karsisindakinde de güven yaratmasi gereklidir. Ve herseyden çok esinin ruhsal durumuna, tepkilerine ve isteklerine karsi duyarli olmasi gereklidir.
Ünlü asik Kazanova kadinlari gerçekten sevdigini, onlara birer insan birer arkadas olarak baktigini söylemistir. Bu önemli bir noktadir, çünkü erkek egemenligine dayali toplumlarda ve özellikle çagimizin rekabetçi toplumlarinda her iki cinsten insanlar sevismeyi karsi cinse karsi bir savas alani olarak kullanabilmektedir. Bencilligin ve "fethetme" arzusunun saglikli bir cinsel yasamda yeri yoktur; cinsel teknik ne kadar gelismis olursa olsun, bencil ve saldirgan bir sevisme tarzinin esinizde yarattigi düs kirikligini silemez.
Cinsel tekniklerin sevismedeki rolü ; herseyden önce, degisiklik ve çesitlilik saglayarak cinsel birlesmenin tekdüzelesmesini önleyebilir. Eslerin deney yapmasini ve böylece kendilerindeki bir takim iç yasaklama ve tutukluklari asmalarini saglar. Daha önce hiç tanimadiklari yeni doyum ve hazlari tatmalarina, kendi içlerindeki kesfedilmemis egilimleri bulmalarina yardimci olur. Çok abartmamak ve yukardaki uyarilari unutmamak kosuluyla, cinsel tekniklere bir yemek listesi gibi bakilabilir. Nitekim Bati'da en çok begenilen seks kilavuzu da Dr. Alex Comfort'un Ask Sevinci: Sevismenin Yemek Kitabi adli yapitidir. Kuskusuz, nasil herkesin erojen bölgeleri ayni degilse, bazi teknikler ve oyunlar da bazi çiftlere digerlerinden daha çok zevk verecektir. Ayrica, kisilerin yas, kilo, boy uzunlugu ve genel saglik durumlarina göre, zevkle deneyebilecekleri oyunlar da degisik olacaktir.
Birçok çift, erotizmin bütün olanaklarini denemeden iliskilerini tamamlar. Oysa kisisel ve karsilikli arastirma yoluyla zaman içinde ask repertuvarini yenilemek hiç de yabana atilacak bir sey degildir. Elli yaslarinda oral seksin kesfedilmesi, insanin onyedisinde öpüsmede dilin kullanilabilecegini kesfetmesi kadar heyecan verici olabilir. Kuskusuz, hiç bir ask ölümsüz degildir; zamanla tutkular tükenir, aliskanliklar kemiklesir ve askin tersi demek olan tekdüzelik yerlesir. Iste o zaman cinsel teknik bilgisi, sönmüs bir aski yeniden alevlendirmez ama, iliskinin büsbütün çekilmez hale gelmesini önleyebilir, geciktirebilir.
Cinsel ön oyunlarin en önemli ögesi, esinizin cinsel bakimdan duyarli bölgelerini
- erojen bölgelerini - tanimak ve bunlari uyarmasini bilmektir. Cinsel birlesmenin "uyanma" evresinde esler birbirlerini sirayla ya da eszamanli olarak uyanrlar. Eger birbirlerinin gereksinimlerine karsi duyarliysalar ve birbirlerinin tepkilerini dogru yorumlayabiliyorlarsa, uyanma ve coskulanma tempolari hemen hemen birbirlerine esit olacak ve orgazma ayni anda ulasabileceklerdir.
ERKEKTEN KADINA
Çogu erkegin cinsel duyarligi üreme organlarinda toplanmis oldugu için, sevisme ilerledikçe kadinin bütün vücudunun tek bir erojen bölge haline geldigini genellikle farketmezler. Eger kadin zaten heyecanlanmamis ve arzulu degilse, ilk bastan dogrudan dogruya cinsel organlarin ve gögüslerin uyarilmasi ona fazla haz vermeyecek, hele hele erkegin sandigi gibi onun doruk noktasina çikmasina hiç yardim etmeyecektir. Kadinlarin cinsel coskulari agir agir artar. Baslangiçta hafif temas, oksama ve öpüsme cinsel heyecanin uyandirilmasi için en uygun yöntemlerdir; sevismenin basinda, erkegin temel erojen bölgeleri (cinsel organlar ve gögüsler) degil, ikincil olanlari (yüzü, boynu, kollari, sirti, belkemigini, kalçalari, ayaklari) uyarmasi dogru olur. Agiz son derece duyarli bir organdir ve temposu agir agir ama sürekli hizlanan bir öpüsme, özellikle tutuk kadinlarin rahatlamasi ve heyecanlanmasi açisindan yararli bir yöntemdir. Kuskusuz burada kati ve genel bir kural yoktur; Çogu kadin yüzden baslayan ve boyundan gögüslere, oradan da daha asagilara agir agir inen bir uyarmadan hoslanir: buna karsilik ünlü Penthouse dergisinin cinsel danismani, Süperseks adli bir cinsel teknik kilavuzunun yazari, deneyimli fahise Bayan Xaviera de Hollander de ayaklardan baslayip yukari dogru çikan bir yaklasimi yüzde yüz daha heyecan verici buldugunu söylemektedir. Erkegin bunu kendisinin kesfetmesi ama ayni zamanda esine degisik yaklasimlari tatma firsatini da vermesi gerekir. Gögüsler de son derece duyarli organlardir; bu yüzden uyarilmalari kadar inciltilmeleri de kolaydir. Erkegin bu bölgede biraz dikkatli olmasi ve kadin vücudunun diger bölgeleri için de geçerli olan su kurali özellikle gözönünde tutmasi gerekir: uyarma önce yumusak dokunma, oksayis ve öpüsler biçiminde baslamali ve basinç agir agir artmalidir. Erkek, esinin gögüslerinin ve diger bölgelerinin daha kuvvetli ve basinçli uyarmaya hazir hale geldigini, bu organlarin dirilesmesinden ve sertlesmesinden anlayabilir. Eger gögüsler ve gögüs uçlari yeterince dirilesmis ve sismisse, zaten uyarim ancak daha kuvvetli bir temasla devam edebilir . Ama kuvvetli temasin sertlik ve kabalik olmadigi da bilinmelidir. Isirmanin da ask oyunlarinda bir yeri vardir: biraz aci, duyulan heyecani arttirabilir ve coskulanma sürecinde, belli bir siddetin ( kabaligin degil ) olumlu bir etki yapacagi bir an gelir. Ama eslerin bu türden isirma, vurma, tirmalama ve çimdikleme gibi temas biçimlerini vücutlarinin daha dayanikli bölgeleriyle, sirt, bacaklar, kalçalar ve omuzlarla sinirli tutmalari yerinde olur. Kadin yeterince uyarilmis ve heyecanlanmissa, dölyolu dudaklari da sisecek ve salgilamadan ötürü islanmis olacaktir. Erkek kadinin bu bölgesine yöneldiginde ilkin bütün bu alani yumusakça oksamasi ve ovmasi ve ancak bundan sonra dudaklari aralamasi gerekir. Özellikle hemen klitorisi uyarmaya geçmemelidir; bunun için dölyolu agzinin mutlaka islanmasini beklemek gerekir , çünkü kuru bir klitorisin ovulmasi kadina aci verebilmektedir. Eger kadinin cinsel organ bölgesi yeteri kadar islanmis degilse ya da kurumussa, uyarma sirasinda erkek, bir sivi da ( tükrük gibi) kullanabilir.
Cinsel birlesmeye geçmeden önce erkegin, dölyolu agzini ve klitorisi parmaklariyla uzunca bir süre uyarmasi dogru olur. Bunun en iyi yolu önce tüm avuçla ovmak, sonra da avuç yukariya gelecek sekilde orta parmakla veya iki parmakla dölyolunu uyarmaktir. Bazi çiftler, ellerin yapabildigi herseyi agzin ve dilin daha iyi yapabilecegi görüsündedir.
Cinsel organlarla agiz temasi, bir yasagin asilmasi duygusunu içerdiginden, en heyecan verici ön oyun tekniklerinden biridir. Ayni zamanda, bu iki organin temasi, hayvani bir cinsellikle sefkatin kaynasmasini temsil ettigi için, erkeklere de kadinlara da daha bütünsel bir haz vermektedir. Vücudun çesitli bölgelerinin öpülmesiyle baslamak, sonra da cinsel organa, dis ve iç dudaklara yönelmek ve klitorisin dille uyarilmasinin ardindan da dölyoluna hizli dil darbeleriyle girmek, kadinin orgazmdan önce en yüksek cinsel haz noktasina çikmasini saglayan yöntemlerden biridir.
KADINDAN ERKEGE
Görsel uyaricilar genellikle erkegi kadindan daha çok etkiler; bu, ön oyunlar sirasinda kadinin unutmamasi gereken bir noktadir. "Tahrik edici" giysiler ve tavirlar,
çiplaklik ya da yari giyiniklik, cinsel bölgelerin apansiz açilmasi ve bu türden bütün "bastan çikarici" davranislar, yorgun bir erkegi bile heyecanlandiracak cinsel tekniklerdir. Cinsel duygularin sözle belirtilmesi de kadinlar için oldugu kadar erkekler için de önemlidir. Bazi erkekler, penislerinin büyüklügü konusunda özelikle duyarlidir; bunu erkekliklerinin göstergesi olarak görürler. Bununla ilgili olarak kadinin söyleyecegi sözler, erkegin ön oyunlar sirasinda daha rahat, daha güvenli olmasini saglayacagi için aldigi hazzi da arttirir. Erkeklerin cinsel duyarliligi daha çok cinsel organlar bölgesinde odaklanmistir. Vücutlarinin diger taraflari, kadinlarda oldugu gibi oksama ve uyarma karsisinda fazla duyarli degildir. Bu yüzden sevismenin baslangicinda kadinin dikkatinin erkegin bu bölgesinde toplanmasi yerinde olur. Baslangiçta kadin esinin penisiyle hafifçe oynayabilir ve yumusakça oksayabilir; ama fazla gecikmeden daha güçlü bir uyarima geçmesi gereklidir. Kadina, bir erkegi nasil uyaracagini tanisiklik ve deney ögretecektir. Eger bu yoksa, erkegin ona açikça yol göstermesinde bir sakinca yoktur. Çogu zaman deneysiz bir kadin esinin penisini bütün avucuyla ve sikica kavrayarak ve siddetle çekecektir. Bu, çogu erkegin tatsiz buldugu bir yöntemdir. Çok zevkli bir yöntem, penisin parmaklarla önce hafifçe sonra da kuvvetlice bastirilmasidir. Ama bunu yaparken erbezlerinin incitilmemesi gerekir.
Kadinin ayagiyla esinin penisini uyarmasiysa her iki taraf için de heyecan verici bir cinsel tekniktir. Bu baslangiçtan sonra kadin , yüzü erkege gelecek sekilde oturarak iki elini birden kullanabilir. Bu sekilde erkek de kadini görebilecek ve onu uyarabilecektir. Burada kadin bir eliyle penisin kökünü kavrayarak erkegin kasigina dogru hafif bir basinç uygulayabilir ve öbür eliyle de penisin basini sikarak, uyarabilir. Ya da tüm organi iki avucu arasinda ovabilir. Bazi erkekler de penislerini kadinin iki gögsü arasina sürtmekten haz duyarlar. Ancak bu arada kadin, sevismenin sürmesini istiyorsa, erkegin bosalma durumuna gelmemesine dikkat etmelidir.
Orgazm durumuna yaklasmis bir erkegin bosalmasini geciktirmenin en iyi yolu, penisin kökünde idrar kanalinin bulundugu yerin kuvvetlice sikilmasidir.
Kadin ayni seyleri agziyla da yapabilir. Bir çok evli erkegin fahiselerle iliski kurma nedeninin fellasyo arzusu oldugu söylenir: erkek, evli, oldugu kadina söylemekten çekindigi ya da söyledigi halde reddedilmis olan fellasyo istegini para karsiliginda elde etmektedir. Agzin verecegi haz, bu organin son derece esnek bir yapida olmasindan kaynaklanmaktadir. Kadin bu arada dilini de kullanabilir.
